Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe tutunmak

    Türkçe

    (-i durum ekiyle kullanılan fiil)
     
    1 .    Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak:
           "Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan pancurlarına tutunarak odasına girdim."- M. Ş. Esendal.  
    2 .    Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak.  
    3 .    Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak.  
    4 .    Kendi üzerine koymak, kullanmak.  
    5 .    Sataşmak, çıkışmak:
           "...anam sabahleyin evine giden Naime adındaki kıza tutunmuş. İkisini de ağlatıncaya kadar söylemiş."- M. Ş. Esendal.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    tutunacak dalı olmak (veya olmamak)

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    tutulmak, edinmek, tutmak, yalnız başına tutmak, tutuşmak

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    duman tütmek

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (-e) 1. Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak: ?Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim.? -M. Ş. Esendal. 2. (nsz) Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak: Düşman ordusu ordumuz karşısında tutunamadı. 3. (nsz) Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak: ?Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı.? -N. Cumalı. 4. (nsz) Kendi üzerine koymak, kullanmak: Yaşmak tutunmak. Sülük tutunmak.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    bk. dutunmak.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Dayanmak, sığınmak.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sarınmak, giyinmek : Üstünde tutunacak elbisesi yok.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bir işte tutunmak

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe tutunmak

    İngilizce

    1. /a/ to grab hold of. 2. /a/ to hold on to, hang on to; to cling to. 3. /da/ to get firmly established in (a place). 4. /da/ to keep oneself at (a certain level). 5. /a/ to light into, berate. 6. /ı/ to wear (a yashmak). 7. /ı/ to use (a straight razor). 8. /ı/ to apply (leeches) to oneself.

  • İngilizce

    (V.)
    hold on to, cling, get a grip, hang on, catch, fasten on

  • İngilizce

    to take hold (of); to hold out/on, to hang on, to endure; to catch on, to take on; to last

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe tutunmak

    Almanca

    sich halten; sich festhalten.

  • Almanca

    sich festhalten, sich halten

  • Almanca

    sich halten; sich festhalten

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe tutunmak

    Fransızca

    se tenir à, s'implanter, se raccrocher à, se rattraper, se retenir, se soutenir

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe tutunmak

    Arnavutça

    ngjitem [për diçka]

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.