Türkçe » Türkçe
sıfat Arapça temyiz
1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, pak:
"İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış, yanlışsız.
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özürü olmayan.
4 . Ahlâkça lekesiz, necip, nezih:
"Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf İyi, düzgün, yoluna yöntemine uygun biçimde.
6 . Bir sıfatıyla kullanıldığında alay yollu iyice, adamakıllı, çok, anlamında kullanılır:
"Üzerine yürüdüm; başıma pudra kâsesini fırlattı; bir temiz dövdüm."- R. H. Karay.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
temize çekmekBirleşik Sözler
temiz kâğıdıGüncel Türkçe Sözlük
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Kişi Adları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. clean. 2. fresh (air). 3. (something) which is in good condition, which is clean and has been properly cared for. 4. decent, clean-living, morally upright. 5. chaste, virtuous. 6. net (amount of money). 7. well, in a good way. 8. slang poker (the card game). –– bir (bir ––) 1. a good, a thorough (beating, whipping). 2. (beating someone) severely, good and proper, but good. ––e çekmek /ı/ to make a fair copy of (a piece of writing). –– çevirmek slang to play poker. ––e çıkarmak /ı/ to clear, prove (someone) innocent, exonerate. ––e çıkmak (for someone accused of something) to be cleared, be proven innocent, be exonerated. –– giyinmek to wear neat, clean clothes. –– hava almak to get some fresh air. –– havaya çıkmak to go out and get some fresh air. ––e havale etmek /ı/ 1. to finish (a job that´s been dragging on) in a jiffy. 2. to eat up, polish off, put away (food). 3. slang to kill, bump (someone) off, put (someone) away. ––/iyi iş altı ayda çıkar. proverb It takes time to do a job properly. –– pak sparklingly clean, spotlessly clean. –– patent naut. clean bill of health (for a ship). –– raporu doctor´s report stating that someone is in good health, clean bill of health. –– süt emmiş (someone) who comes of good stock, decent, trustworthy. –– taş flawless gem. –– temiz cleanly, immaculately. –– yüzlü (someone) who has an honest, good-hearted look about him/her.
(ADJ.)
clean, pure, clear, neat, fresh, chaste, clean-handed, fair, respectable, sanitary, spruce, tidy, unpolluted, unsoiled, unspotted, unstained, white
(ADV.)
cleanly, neatly, fairly
clean; tidy, neat; pure; fresh; chaste, virtuous; clear, net; sanitary
Türkçe » Almanca
sauber; rein; reinlich; frisch; blank
sauber, rein.
rein, sauber, reinlich, klar, lauter, blank, ehrlich, frisch
sauber, rein
Türkçe » Fransızca
propre, pur/e, net/te, blanc/blanche, chaste, clair/e, élégant/e, serein/e
propre
Türkçe » Azerice
təmiz
Türkçe » Lehçe
czysty
Türkçe » Yunanca
επίθ. καθαρός
Türkçe » Kazakça
qospasız
taza
tunıq
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.