Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe taban

    Türkçe

    isim
     
    1 .    Ayağın alt yüzü, aya.  
    2 .    Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.  
    3 .    Ayakkabının alt bölümü.  
    4 .    Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, kaide.  
    5 .    Bir şeyin en alt bölümü.  
    6 .  eskimiş  Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.  
    7 .    (değerlendirmede) En alt derece.  
    8 .    Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle.  
    9 .   coğrafya  Bir ırmağın en derin olan orta yeri.  
    10 .   matematik  Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide.  
    11 .   denizcilik  Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü.  
    12 .    Temel, temel ilke, baz.  
    13 .  halk ağzında  Tarlanın düz ve verimli kesimi.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    tabana kuvvet
    tabana kuvvet kaçmak
    taban çıkmak
    taban girmek (veya koymak)
    tabanları kaldırmak
    tabanları patlamak
    tabanları yağlamak
    taban tabana zıt
    taban tepmek (veya patlatmak)

    Birleşik Sözler

    taban basma
    taban düzeyi
    taban fiyatı
    taban halısı
    tabanı yarık
    taban lağımı
    tabanvay
    ayak tabanı
    devetabanı
    fiil tabanı
    isim tabanı
    veri tabanı

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    bk. temel

  • Türkçe

    Bilişim Terimleri Sözlüğü


    1. Genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1?5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. 2-Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer.

  • Türkçe

    Dilbilim Terimleri Sözlüğü


    1. Taban, dilbilim bakımından yapılacak açıklamalar için ele alınan kök ( KÖK TABAN, B. radicale ) veya gövde ( GÖVDE TABAN, B. suffixale ) den ibaret kelime parçasına denir. Tabanlarda, dışarı ile taşrada, ve çağırmak ile çığırmakta görüldüğü gibi, bazen açınık almağımı bulunur; bu gibi tabanlara ALMAŞIMLI TABAN ( B. dalternance ) adı verilir. Hint - Avrupa dili gramerinde tabanlar TEK HECELİ ( Monosyllabe ), İKİ HECELİ ( Disyllabe ) ve ÇOK HECELİ ( Polysyllabe ) diye ayrılır. 2.Sâmi dillerinde kelimelerin kökü durumunda olan iki veya üç abanığa da taban adı verilir. bk. İkili ve üçlü kök.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    taban; deve tabanı

  • Türkçe

    Fizik Terimleri Sözlüğü


    1. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. 2. Transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi.

  • Türkçe

    Geometri


    49. Bir üçgenin ?taban? ı, onun üzerinde durduğu düşünülen kenarlarından herhangi biridir. Şekil:27 Şekil :28

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    Dekorda, oyun gereği kullanılan taban.

  • Türkçe

    Gramer Terimleri Sözlüğü


    Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, plânlama vb.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Ayağın alt yüzü, aya. 2. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. 3. Ayakkabının alt bölümü. 4. Kaide. 5. Bir şeyin en alt bölümü. 6. Değerlendirmede en alt derece. 7. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle: Partinin tabanının istekleri doğrultusunda... 8. Temel. 9. coğ. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. 10. den. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. 11. mat. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide: Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı. 12. mat. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. 13. hlk. Tarlanın düz ve verimli kesimi. 14. esk. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) zf. (taban) esk. 1. Huy bakımından. 2. Yaradılıştan.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Mimarlık)1. Kapalı bir yerin, üzerinde gezinilen yüzeyi. 2. Sütunların üzerine oturan taş kirişlerin alt yüzeyi.

  • Türkçe

    Madencilik Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Matematik Terimleri Sözlüğü


    1. Verilen bir uzambiçim için, üzerine (dik olarak) bir yükselti çizilen ya da çizildiği varsayılan kıyı ya da yüz. Örnek. koni tabanı, yuvak tabanı. 2. bk. hamel tabanı, dikey taban, doğru-uzaysı tabanı, eşlek tabanı, ilinge tabanı, sayıtlama tabanı, süzgeç tabanı, tersüstel taban, üstel islav tabanı.

  • Türkçe

    Matematik Terimleri Sözlüğü


    (...)

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (geometride);dayanak (cebirde) (baz) (matematik)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema/TV. 1. Üzerine, duyarkatı oluşturan kimyasal özdek sürülmüş selüloit kuşak. 2. Mıknatıslı kuşak ve mıknatıslı görüntü kuşağında, üzerine demir oksit sıvanan asetat, polivinilklorit ya da polyesterden kuşak.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu


    bk. gövde

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1.bk. tapan (I). 2.Tekerlek çemberi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1.Tarlanın çukur yeri. 2.Tarlanın düz yeri: Zeytin taban tarlada iyi yetişir. 3.Toprağı verimli tarla.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1.Evlerin zemin katı. 2.Toprak tabanlı ev. 3.Direkler üzerine oturtulmuş tahta ambarın tabanına yerleştirilen kare biçimindeki ağaç kirişler.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Temel, asıl.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Tohum ekildikten sonra tarlayı düzeltmeye yarayan yassı ağaç araç, sürgü

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Tohum ekildikten sonra toprağı düzeltmeye yarayan ağaç merdane.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Topuk.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Döşeme

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    1. Sabanla çekilen, sürülmüş tarlaların yüzeyini düzenlemek amacıyla kullanılan ağaç. (Adalıkuzu *Güdül -Ankara) 2. bk. tabak

  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. Işıklı. Parlak. * Parlayan güne

  • Türkçe Taban

    Türkçe

    Teknik Terimler - Temel Tekniği


    Diyarbakır ili, Pirinçlik bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  • Türkçe

    Yerleşim Yeri İsimleri


  • Türkçe

    Osmanlıca


    f. Işıklı. Parlak. * Parlayan güneş.

  • Türkçe tabân

    Türkçe

    Osmanlıca


    yaradılıştan, yaradılış bakımından.

  • Türkçe tâbân

    Türkçe

    Osmanlıca


    ışıklı.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe taban

    İngilizce

    1. sole (of a foot or shoe). 2. floor. 3. base; pedestal; foundation. 4. floor (of a valley, river, lake, sea); bed (of a road). 5. flat top (of a hill, mountain, etc.). 6. econ. floor, lower limit or base. 7. math. base, base plane, base line. 8. iron of good quality. 9. prov. roller (used to smooth the surface of a field). –– basma a wrestling hold in which a wrestler plants one foot on his opponent´s stomach and twists his opponent´s chin and shoulder. –– boya undercoat (of paint). –– dağ flat-topped mountain, table mountain. –– fiyat/fiyatı the minimum price (set by the state for an agricultural commodity). –– halısı large rug (for a room, as opposed to a corridor or flight of stairs). –– inciri fig that has been flattened and then dried. ––ları kaldırmak colloq. to run fast, run like anything; to run away, make tracks. –– kirişi common joist, floor joist. ––a kuvvet! colloq. We´ve no choice but to hoof it! ––a kuvvet used to indicate walking or running: Oraya tabana kuvvet gittim. I footed it over there. Tabana kuvvet kaçtık. We took to our heels. –– patlatmak to walk, hoof it (a long way). –– tabana zıt 1. /a/ diametrically opposite (to), antipodal (to). 2. completely dissimilar, totally unlike, very different, antipodal. 3. complete opposite. –– tahtası (a) floorboard. –– tepmek to walk, hoof it (a long way). ––ları yağlamak 1. to get ready to hoof it a long way. 2. to run fast, run like anything; to make tracks, beat it.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    bedrock

  • İngilizce

    (N.)
    sole, girder, base, basement, floor, fundament, sill, substratum, substructure

  • İngilizce

    sole (of a foot/shoe); base; floor; heel; bed; subsoil

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe taban

    Almanca

    Basis f; Boden m; Fußboden m; Sohle f

  • Almanca

    einen weiten Weg zu Fuss gehen.

  • Almanca

    Basis [die], Boden [der], Fuß [der], Fußboden [der], Sockel [der]; (ayak/ayakkabý) Sohle [die]; (ayakkabý) Einlage [die]

  • Almanca

    Sohle; Sockel: Grundlinie

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe taban

    Fransızca

    plante du pied, plancher [le], base [la], semelle [la]

  • Fransızca

    plancher

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe taban

    Kazakça

    eden

  • Kazakça

    irge tas

  • Kazakça

    taban

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça taban

    Türkçe

    pençe

  • Türkçe

    taban

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.