Türkçe » Türkçe
(-i durum ekiyle kullanılan fiil, -e durum ekiyle kullanılan fiil)
1 . Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek:
"Derhâl kapının zincirini salıvererek, kanadı arkasına kadar açtı."- E. E. Talu.
2 . Göndermek, yollamak:
"Bununla beraber peşine adam salmak gerekir."- A. Gündüz.
3 . Koymak, katmak:
"Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız."- R. H. Karay.
4 . Sürmek:
"Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeğe başladı."- R. E. Ünaydın.
5 . Uğratmak.
6 . (vergi) Yüklemek.
7 . Üzerine yürütmek.
8 . (-e durum ekiyle kullanılan fiil) Saldırmak:
"Aç kurt, yılana da salar, taşa da! dedi."- M. Ş. Esendal.
9 . Sarkıtmak.
10 . (gemi) Demir üzerinde dört yana dönmek.
11 . (-i durum ekiyle kullanılan fiil), mecaz Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek.
Divanü Lügatit-Türk
Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. /ı/ to set (someone, something) free, let (someone, something) go, release. 2. /ı/ (for a plant) to put out, put forth (shoots, roots). 3. /ı/ to send, dispatch. 4. /ı, a/ to turn (an animal) out to graze in (a place); to channel or direct (something) into (a place). 5. /ı, a/ to let (someone, an animal) attack, turn (someone, an animal) loose on. 6. /ı, a/ to lower (something) into (a place). 7. /ı, a/ to add (something) to (a food). 8. /ı, a/ to require (someone) to pay or contribute (something) (as a head tax). 9. /a/ (for an animal) to attack (someone, something). 10. (for a ship) to move in various directions (while riding at anchor). Saldım çayıra, Allah/Mevla kayıra. colloq. I´ve turned the animals out to pasture (or I´ve let the children go out by themselves); God willing, they´ll come back safe and sound.
(V.)
release, let out, let off, unbind
to let go, to set free, to loose, to release; to send; to emit; to add, to put
Türkçe » Almanca
e Seising.
ablassen, aussenden, ausstoßen, laufenlassen, loslassen, weglassen
loslassen, freilassen
Türkçe » Fransızca
étendre, lancer, jeter, pousserer, envoyer, lâcher, acheminer, dégager
libérer
Türkçe » Kazakça
jiberw
qoya berw
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.