Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe spor

    Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    Bitkilerin ya da bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan ve hayatın devamını sağlayan üreme yeteneğindeki hücreleri.

  • Türkçe

    Dirilbilim Terimleri


  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü. 2. sf. Kullanışı rahat, kolay olan: “Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle.” -H. Taner.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. bit. b. 1. Çiçeksiz bitkilerde üreme organı. 2. hay. b. Bir hücreli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme hücresi.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    Bitki ya da tek hücreli hayvanlarda büyüme ve üremeyi sağlayan hücreler.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (botanik)

  • Türkçe

    Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü


    Mantarlarda, bazı bitkilerde ve Protozoonlarda görülen, genellikle tek hücreli, küçük, dayanıklı, eşeysiz üreme cisimciği.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Kişisel veya toplu oyunlar biçiminde yapılan, genellikle yarışmaya yol açan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü: § “Belki de yakında kürek, kayık azmanı alamanalardan başka ancak spor kiklerinde kalacaktır.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar I, 269. § “Akşam yemeğinde mahalle spor kulübünün kaptanı olan Ömer babasını…” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 219. § “Denizde yüzmek, uzun yol yürümek gibi sporlarla vücudumu kuvvetlendirdim.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 485. § “Girdiği turizm bürosu, gençlere yanız dağ sporları için turlar düzenleyen bir büro imiş.” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 87. § “Halit Bey rahat ve uyanık adamdır. Sporu sever, menfaati değil!” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 293. § “Paris’in ezvakını, Londra’nın sporunu, velhasıl mütenevvialar...” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri III, 119. § “Bu verem müzesini bile bir spor sarayına çeviriyordu.” -Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 174. § “Sonra satranç, düşünce sporu!” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 350. § “Türkçede bulunmıyan, Türklerin çoğunun söylemedikleri j harfini almak spor kelimesinde olduğu gibi çift sessiz harfleri bir arada okutmağa kalkmak, Osmanlı aydınının istediğinden başka bir şey mi?” -Nurullah Ataç, Söyleşiler, 55. § “Biri beyaz örtülerin üstünde, DP Grubundaki kaynaşmalara ait havadisleri, cinayet ve spor resimleriyle ayrı; öteki, sandalyesinde, kahvesinin hafif ve ekşi siyah tadıyla ayrı yaşamakta devam etti.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 432. 2. Kullanışı rahat, kolay olan: § “Toprak rengindeki spor ceketinin göğsüne de o madalyayı takmıştı.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 27. § “İki katlı, fakat o küçük spor otomobiller gibi neredeyse mukavvadan zannedilecekti.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 20. § “Ve bunu öyle bir edayla söyledim ki duyanlar, bizim külüstür sokağa böyle lüks marka spor otomobillerin sık sık uğradığını sanırlardı.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 10. § “Kendisini Alemdağı-Çamlıca yolunda, açık bir spor otomobili içinde görüyor.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 6. § “…lüks ya da spor araba yerine…”-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 395.

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    1. Çiçeksiz bitkilerde, mantar ve protozoonlarda tek hücreli, aseksüel olarak yeni bireyler oluşturabilen, küçük, tek hücreli üreme cisimciği veya birimi. 2. Kötü çevre koşullarına uyum sağlamış olan, dirençli bakteri hücresi.

  • Türkçe Spor

    Türkçe

    Zooloji Terimleri Sözlüğü


    (Yun. sporos = tohum) Bitkilerin ya da bazı birgözeli hayvanların çok özelleşmiş olan üreme gözesi.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe spor

    İngilizce

    biol. spore.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    sporting

  • İngilizce

    (N.)
    sports, sporting, sport, spore

  • İngilizce

    gym

  • İngilizce

    sports, games; sports, sporting

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe spor

    Almanca

    Sport treiben.

  • Almanca

    Sport [der], Bewegung [die]

  • Almanca

    Sport

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe spor

    Fransızca

    sport [le]; spore [la]

  • Fransızca

    sport

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe spor

    Azerice

    idman

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe spor

    Lehçe

    sportowy

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe spor

    Japonca

    supootsu, undoo

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe spor

    Arnavutça

    sporte

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe spor

    Kazakça

    sport

Lehçe  Lehçe » Türkçe  Türkçe
  • Lehçe spór

    Türkçe

    çekişme

  • Türkçe

    kavga

  • Türkçe

    tartışma

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.