Türkçe » Türkçe
Hukuk Terimleri
Osmanlıca
zarf
1 . Yalnız, sadece, tek, sırf:
"Sanat adına konuşmakta kendinde hak gören, her konuştuğunu da salt doğrudur diye karşısındakine kabullendirmek isteyen kimseler sardı etrafımızı."- N. Cumalı.
2 . sıfat İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak.
3 . sıfat, felsefe İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı.
Birleşik Sözler
salt çoğunlukBilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
Felsefe Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu
Tarama Sözlüğü
Tıp Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Osmanlıca
Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
-tı 1. solely, only, simply, singly. 2. pure: salt matematik pure mathematics. salt sevinç pure joy. salt us pure reason. 3. absolute. –– çoğunluk absolute majority. –– değer math. absolute value. –– nem absolute humidity. –– sıcaklık phys. absolute temperature. –– sıfır phys., chem. absolute zero.
(ADJ.)
absolute, pure, naked, very, unvarnished
merely, solely, only; pure, absolute
Türkçe » Almanca
e Regierung, e Herrschaft, s Sultant, e Monarchie.
bloß, lediglich
absolut; nur, bloä; rein
Türkçe » Fransızca
exprès/esse, inconditionnél/e
Türkçe » Arnavutça
vetem, thjesht
Türkçe » Kazakça
jalğız
tek
tek qana
İngilizce » İngilizce
n. series of talks between the United States and the Soviet Union for the purpose of limiting strategic nuclear arms (began in 1969)
n. sodium chloride, common crystalline mineral, table salt; element that provides zest or liveliness; experienced sailor; element that makes an expression poignant or caustic
v. add salt, season with salt; preserve in salt; scatter salt; spice up, make lively; fraudulently place expensive minerals within a mine to make the mine appear valuable
adj. salty, having the flavor of salt; containing salt; preserved with salt; bitter, piquant, sharp
İngilizce » Türkçe
(N.) SALT (Strategic Arms Limitation Talks)
[sɔːlt]
tuz, tuzluk, lezzet, tad, nükte, espri
(ADJ.)
[sɔːlt]
tuzlu, tuz
(V.)
[sɔːlt]
tuzlamak, salamura yapmak, tuzlayarak saklamak, biriktirmek
i. 1. tuz. 2. lezzet, tat. s. 1. tuzlu. 2. tuzlama, tuzlanmış: salt fish tuzlu balık, tuzlama balık. salt beef tuzlanmış sığır eti.
tuz; tuzluk; tat, tat tuz, çesni; heyecan verici sey, ilginç sey, tuzlu, tuzlanmis, tuz koymak, tuzlamak; tuzlayarak saklamak; heyecan katmak, ilginçlestirmek, renklendirmek
tuz,v.tuzla:n.tuz
tuz
Biyoloji Terimleri
biriktirmek
espri
lezzet
nükte
salamura yapmak
tad
tuzlamak
tuzlayarak saklamak
tuzlu
tuzluk
Mühendislik Terimleri
Kazakça » Türkçe
adet
anane
geçişsiz
gelenek
tek
tek başına
töre
yalnız
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.