Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe plan

    Türkçe

    Coğrafya Terimleri Sözlüğü


    Yeryüzünün küçük bir parçasını, bütün ayrıntılarıyla gösteren, ölçeği 1:lO.OOOden büyük haritalar, bk. harita, ölçek.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. (l ince okunur) 1. Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen: “Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar.” -H. Taner. 2. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim: “O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu.” -R. N. Güntekin. 3. sin. ve TV Çekim. 4. mec. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur: “Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi.” -Ö. Seyfettin.

  • Türkçe

    İktisat Terimleri Sözlüğü


    1. İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde belirledikleri hedeflere ulaşmak için izleyecekleri yol haritası. 2. bk. kalkınma planı

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (coğrafya)

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi için uyulması tasarlanan düzen: § “Fertlerin tedbirleri, tasavvurları, planları boştur.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, s.382. § “Planını korkmadan tatbik edebilirsin.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 53. § “Plan tatbik edildi.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 135. § “Bir gün kitabın planını beraberce münakaşa ettiler.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 39. § “Onun şiirleri zamanın mahdut planından öteye atlayarak varlığın ve yaratılışın künhü üstünde bizi düşünmeye, sızlamaya ve coşmaya götürür.” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 10. § “Boerler aleyhine sefer planı tanzim edilmediğini, Alman ekseriyet-i milliyesinin İngilizlere husumeti olmadığını beyan ettikten sonra...” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri III, 389. § “Hiçbir zaman derinliğine ve üstün bir irfanla belsi bir fikir adamı olmamasına rağmen gayet derin bir seziş planında bütün sahte inkılabları ve kahramanları anlayan ve bu küçük gidişini engelleyen…” -Necip Fazıl Kısakürek, Sultan Vahidüddin, 35. § “Uykusuzluktan yorgun düşüp, sızana dek, Nevbahar Hanım’ı nasıl kurtaracağına dair planlar yapıp, bunları Mitos’a anlatıyordu.” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 99. § “Bana evini gezdirdi, gurula planını kendi çizdiğini söyledi.” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 84. § “En aşağı elli sene geç kalmış olan bu hareket gerçi bir maksatla yapılmamış, hakikaten faideli bir şekil ve plan içinde devam etmemiştir.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 43. § “Bene onun sessizliğini, piposuna dalıp düşünmesini savaş görmüşlüğüne verirken, ohooo, onun meğerse başka planları varmış.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 422. 2. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim: § “Allah bir mimardır ki hilkat binalarını, tarih yapılarını ruhlardaki planlara göre inşa eder.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 577. § “Sade bu köy planları, bu yol ve mermer ocağı haritaları yeter.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Şeyler, 129. § “Göksel not defterinden kopardığı bir yaprağın üstüne bir plan çizmeye başladı.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 28. § “Evin planını şöyle bir çiziverip Mehmet Kalfaya havale etti.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hikâyeler, 51. § “Ne limanı plan mucibince geniş ve daha kullanışlı yaptı, ne de şimendiferi şartnamesindeki esaslara muvafık olarak inşa etti.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Bütün Eserleri, 45. § “Bu binanın planı Kemal Bey kardeşim tarafından çizilmiştir.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 20. 3. sin. Görsel sanatlarda çekim veya konum: § “O ışıkta hastanenin önü, gitgide yakın plana gelecek bir film sahnesine andırıyor.” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 176. § “Bakınız siz dahi gözünüzün önüne getiriniz ki levhanın en uzak planı küngüreleri bulutlara karışmış dağlar olup uzaktan görünüşleri simsiyah ve dumanlıdır.” -Ahmet Midhat Efendi, Arnavutlar Solyotlar, 73. § “Ön planda otel resepsiyonu.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar: II. Sınır, 222. 4. mec. Düşünce, niyet, maksat, tasavvur: § “Asıl arabacı çapkın Victor Hague’ın kurduğu plan netayicini görecektik.” -Ahmet Midhat Efendi, Karnaval, 200. § “…aileyi büsbütün tarumar edebilecek gizli planlarımdan habersiz, gelenlere bakıyor.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 16.§ “Bu hakiki planın tatbikine bir hazırlıktan başka bir şey değildi.” -Peyami Safa, Bir Akşamdı, 233.§ “Zihnimde, dediğiniz gibi, bir serseri maceraperest planı kurdum...” -Reşat Nuri Güntekin, Sönmüş Yıldızlar, 25. § “Dostu sevimli imam, dış bilgiler planında bir teypten ileriye geçemese de Naci’ye kıymetlerin kıymeti yönünden ödenmesi imkânsız bir rehber olmuştu.” -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 64. § “… NATO’nun harekat niyetlerini planlama safhasında…”-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 216

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Yapı, makine, bina...gibi yapılacak şeylerin ayrı ayrı parçalarını kâğıt üzerinde gösteren çizgilerin hepsi

  • Türkçe Plan

    Türkçe

    Osmanlıca


    Fr. Yapı, makine, bina...gibi yapılacak şeylerin ayrı ayrı parçalarını kâğıt üzerinde gösteren çizgilerin hepsi.

  • Türkçe plân

    Türkçe

    Osmanlıca


    tasarı.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe plan

    İngilizce

    1. plan; scheme; project. 2. plot (of a novel, short story, play). –– kurmak to plan something; to scheme. (...) ––da olmak (for something) to be of (a certain degree of) importance: Bu iş birinci planda. This job is of great importance. (...) ––da tutmak /ı/ to regard (something, someone) as being a thing or a person of (a specified degree of) importance. ikinci ––a düşmek to become a matter of secondary importance; to take a back seat to something else. ön ––a geçmek to become a matter of primary importance, come to the fore.

  • İngilizce

    (N.)
    plan, scheme, design, intention, layout, program, programme [Brit.], project, proposal, proposition, arrangement, blue print, chart, conspectus, idea, map, plot, set up

  • İngilizce

    plan, scheme, project, design

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe plan

    Almanca

    r Plan, r Entwurf.

  • Almanca

    Plan [der], Abriß [der], Riß [der], Entwurf [der], Schema [das]

  • Almanca

    Plan, Entwurf

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe plan

    Fransızca

    plan [le], dessin [le], projet [le]

  • Fransızca

    plan

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe plan

    Japonca

    kikaku, keikaku, hoosaku

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe plan

    Kazakça

    jospar

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce plan

    İngilizce

    n. program, scheme

  • İngilizce

    v. make a scheme, plot, design, contrive

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce plan

    Türkçe

    (N.)
    plan, proje, tasarı, niyet, taslak, kroki

  • Türkçe

    (V.)
    planlamak, tasarlamak, plan yapmak, planını çizmek

  • Türkçe

    i. 1. plan. 2. kroki, taslak. 3. plan, düşünce, niyet, maksat. f. (--ned, --ning) 1. planını çizmek. 2. tasarlamak, planlamak. 3. düzenlemek.

  • Türkçe

    plan, kroki, taslak, tasar; plan, niyet; proje, tasari, planlamak, tasarlamak; planini çizmek; düzenlemek

  • Türkçe

    v.planla:n.plan

  • Türkçe

    niyet

  • Türkçe

    plan yapmak

  • Türkçe

    plan

  • Türkçe

    planlamak

  • Türkçe

    proje

  • Türkçe

    tasarı

  • Türkçe

    tasarlamak

  • Türkçe

    taslak

  • İngilizce Plan

    Türkçe

    Mühendislik Terimleri


    V.Planla:N.Plan

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Plan

    Türkçe

    e {pla:n} r plan, tasarı; amaç; taslak.

  • Türkçe

    [der] plan, proje, tasarı; harita; niyet, tasavvur, fikir

  • Türkçe

    m l. plan 2. (Absicht) maksat, niyet, tasavvur 3. (Entwurf) proje, taslak, tasar, sema 4. (Stadt9 usw.) harita 5. (Platz) meydan, saha, ortalik; Pläne schmieden plan-lar kurmak; Alle Pläne sind über den Haufen geworfen. Bütün hesaplar bozuldu. große Pläne haben gözü büyükte olm.; auf den ~ rufen^ßg. dogurmak ° (Adj.) duz, müs-tevi -e / l. (Sonendach) tente, sayvan 2. (für e-n Wagen) araba örtüsü (od. musambasi) °en l. tasarlamak, pergellemek, planla(stir)mak; fikrinden gecirmek; proje yapmak 2. (beabsichtigen) tasmim, niyet etm., yasanla-mak

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca plan

    Türkçe

    plan

  • Türkçe

    düz, düzlem

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.