Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe parça

    Türkçe

    isim Farsça parçe
     
    1 .    Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.  
    2 .    Bir bütünden kopmak, kırılmak, yırtılmak vb. yoluyla ayrılmış bölüm:
           "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.  
    3 .    Birkaçı bir araya gelince bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.  
    4 .    Sayı sıfatıyla "tane" anlamına gelir.  
    5 .    Edebiyat eserinin bir bölümü:
           "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.  
    6 .    Müzik eseri.  
    7 .  mecaz  (isim tamlamalarında) Belirtilen durumunda bazen küçümseme ve değersiz sayma anlatır:
           "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.  
    8 .    Az bir miktar:
           "Yeni Park Gazinosu'nda kasabanın meşhur kara dut şerbeti ile beraber bir parça da içki içilir."- R. N. Güntekin.  
    9 .    ay parçası, elmas parçası gibi deyimlerde "benzeri", "bir örneği" gibi anlamlarda kullanılır.  
    10 .    Kısa bir süre:
           "Söğüt ağaçlarını ve serin kaynağı görünce bir parça durup dinlenmek ihtiyacını hissettik."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
    11 .  argo söz  Güzel, alımlı kız veya kadın.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    parça almak
    parça başına  

    Birleşik Sözler

    parça bohçası
    parça bölük
    parça parça
    parça pürçük
    bir parça
    paramparça
    yedek parça  

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    bk. öge

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    1. Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. 2. Bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: Yolun bu parçası bozuk. 2. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: “Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır.” -H. Taner. 3. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: On parçadan yapılmış bir oda takımı. 4. Tane: Üç parça elbiselik kumaş. 5. Pasaj: “Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım.” -R. N. Güntekin. 6. Müzik eseri. 7. Nesne: “Bu defaki gidişimizde, eşyamızın arasında taç gibi değerli bir parça da vardı.” -A. Kutlu. 8. mec. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: “Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun” -K. Kamu. 9. argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Resim, Heykel, Mimarlık) 1. Eski bir yapıtın bize kalan parçası. 2. Kırılmış bir heykelin her parçası.

  • Türkçe

    Matematik Terimleri Sözlüğü


    1. Bir eğri ile bir kirişinin sınırladıkları alan. 2. iki koşut düzlem arasında kalan yuvar parçası. 3. E bir gerçek doğrusal uzay ve a, (…)iki durgan nokta olduğunda, R den E ye (…)işlevi altında, [0,1] aralığının görüntüsü.

  • Türkçe

    Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü


    Biçimlendirilmiş, işlenmiş ya da hiç işlem görmemiş her türlü metal nesne.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (matematik)

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    1. Yazılı bir yapıttan alınan bir bölüm. 2. Tümü değil de bir bölümü bize kalabilmiş yapıt. Örn. Büchnerin "Woyzek".

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Para.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Far. par+çe) parça

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Parça// parça pillik: paramparça

  • Türkçe

    Yapıt Hakları Terimleri Sözlüğü


    Bir yapıtın, iyesine özgü özellikleri taşıyan bölümü.

  • Türkçe

    Yazın Terimleri Sözlüğü


    Bir yazının ya da yapıtın içinden alınan herhangi bir birim.

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Ayakkabı altına çakılan gön. (*Yalvaç -Isparta)

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe parça

    İngilizce

    1. piece; fragment; bit. 2. item (in a set of several items). 3. piece (of literature, music, fine art); passage (from a piece of literature, music, or fine art). 4. a poor substitute for ..., a worthless thing that goes by the name of ...: bu hekim parçası this worthless individual who´s supposed to be a doctor. 5. used as a counting word: beş parça kumaş five lengths of cloth. 6. slang pretty woman, nice piece of goods. 7. slang hashish, hash. –– alım med. biopsy. –– almak med. to carry out a biopsy. –– bohçası 1. patchwork cloth. 2. mishmash, hodgepodge. –– mal goods sold by the piece. –– parça 1. in bits and pieces, in smithereens. 2. in separate pieces. 3. in installments. 4. in tatters, in rags. –– parça etmek /ı/ to break, smash, tear, or pull (something, someone) to pieces. –– parça satmak /ı/ 1. to sell (something) piecemeal. 2. to sell (something) retail.

  • İngilizce

    (N.)
    piece, bit, cut, fragment, part, component, passage, attachment, batch, cake, cantle, dribblet, driblet, fraction, item, lump, moiety, morsel, patch, portion, scrap, segment, shred, snatch, tool

  • İngilizce

    piece; bit; fragment; particle; component; morsel; item; part; piece, song; chick; quotation, quote, passage

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe parça

    Almanca

    s Stück, r Teil; r Abschnitt.

  • Almanca

    Stück [das], Bestandteil [der], Teil [der]/[das], Brocken [der], Bruchstück [das], Fragment [das], Happen [der], Scherbe [die]

  • Almanca

    Stück, Teil; Abschnitt

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe parça

    Fransızca

    morceau [le], bout [le], bribe [la], découpure [la], division [la], éclat [le], fraction [la], fragment [le], lambeau [le], parcelle [la], part [la], partie [la], pied [le], pièce [la], tronçon [le], segment [le], (toprak\arsa vb) lopin [le], (metin) pass

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe parça

    Azerice

    parça

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe parça

    Lehçe

    odcinek

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe parça

    Japonca

    kire

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe parça

    Arnavutça

    copë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe parça

    Kazakça

    bölşek

  • Kazakça

    parşa

  • Kazakça

    qïqım

  • Kazakça

    üzindi

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice parça

    Türkçe

    kumaş

  • Türkçe

    parça

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.