Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe olmak

    İngilizce

    to be; to become; to exist; to happen, to occur, to take place, to go no, to come about, to transpire; to get; to fit, to be suitable for; to be present; to ripen; to mature; (hastalık) to catch, to have, to get; to undergo; to be ready/prepared/cooked, e

  • İngilizce

    (V.)
    be, happen, become, exist, occur, take place, have, mature, befall, come about, come off, come over, eventuate, fare, get, go, go on, hap, hatch, hit, turn

  • İngilizce

    -ur 1. to become, come to exist, come into being. 2. to happen, occur, be, take place. 3. to be (to have or occupy a place or position; to show a certain characteristic): Beşte orada olmalıyım. I ought to be there at five o´clock. Cesur olmalısın. You should be bold. 4. to have (used with possessives): Param olsaydı alırdım. If I´d had the money, I´d have bought it. Benim o semtte bir evim olmalı. I ought to have a house in that part of town. 5. (for time) to pass, elapse, be: Oraya gideli iki yıl oldu. It´s been two years since he went over there. 6. (for something) to be acceptable, be all right, be okay: Olur mu öyle? Can (something like) that be okay? Olur! Okay! Olmaz! No! 7. to ripen; (for food) to be cooked, be done. 8. /a/ (for an article of clothing) to fit. 9. /dan/ to lose, be deprived of: Canından oldu. He lost his life. Kumar yüzünden servetinden oldu. She lost her fortune by gambling. 10. to catch (a disease): Tifo oldu. He caught typhoid fever. 11. to undergo (something): Ameliyat oldu. He underwent an operation. Ahmet yarın imtihan olacak. Ahmet will take an exam tomorrow. 12. /a/ (for something) to be a source of (something) to (someone): Bu ilacın ona çok yararı oldu. This medicine has really helped her. 13. slang to get drunk: Sen bayağı oldun. You´re as drunk as a lord. Oldu. colloq. All right./OK./Very well./Agreed. ––la beraber/birlikte although: Parlak bir zekâsı olmamakla beraber para kazanmasını biliyor. He´s no whiz kid, but he does know how to make money. olan/olup biten all (the events) that took place. olup bitmek to happen, take place. olduğu gibi 1. as (one) is, as (it) is: ınsanları olduğu gibi kabul etmelisin. You should accept people as they are. 2. as it (they) happened: Her şeyi olduğu gibi anlatacağım. I will explain everything as it happened. 3. besides being ..., in addition to being ...; besides having ..., in addition to having ...: Hasta olduğu gibi, yoksul da. Besides being sick, he is poor. olduğu kadar 1. besides being ...; besides having ...: Oda küçük olduğu kadar, karanlık da. Besides being small, the room is dark. 2. as much as possible: Hepsini bitirmek zorunda değilsin, olduğu kadar yap. You don´t have to finish it all; do what you can. Olan oldu. What´s done is done. olup olacağı all: Bendeki paranın olup olacağı bu kadar. This is all the money I´ve got on me. Onun olup olacağı bir köy muhtarı. He´ll never be anything more than the mayor of a village. Olup olacağımız toprak mı? Are we nothing more than dust? oldum bittim/oldum olası/oldum olasıya for as long as anyone can remember, from time immemorial, always. oldu olmadı It´s been just about ...: Bu işe başlayalı on yıl oldu olmadı. It´s been just about ten years since he began this job. olmak üzere 1. being: ışyerimizde, ikisi Fransız olmak üzere, yirmi eleman var. In our firm we have twenty personnel, two of whom are French. 2. to be on the point of being: Kahven olmak üzere. Your coffee´s just about ready. olur olmaz 1. just any old, whatever, any ... that: Olur olmaz her kitabı okuma! Don´t read any old book you happen to see! 2. at random, without thinking: Olur olmaz konuşma! Don´t just talk whenever you feel like it.

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe olmak

    Kazakça

    bolw

  • Kazakça

    bolıp qalw

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe olmak

    Arnavutça

    1. bëhem
    2. gjendem
    3. jam
    4. ndodh

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe olmak

    Lehçe

    być

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe olmak

    Azerice

    olmaq

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe olmak

    Fransızca

    être

  • Fransızca

    être, devenir, advenir, exister, arriver, faire, s'opérer, se faire, se passer, se produire, se trouver, tomber, venir, (meydana gelmek) avoir lieu, (ayaða) chausser

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe olmak

    Almanca

    sein; werden; geschehen, stattfinden, sich ereignen, sich befinden, entstehen

  • Almanca

    sein, werden, ausfallen, eintreffen, eintreten, erfolgen, geschehen, kommen, passieren, reifen, sich abspielen, sich begeben, sich ereignen, sich fügen, sich verhalten, sich vollziehen, sich zutragen, stecken, stehen, unterlaufen, vorfallen, vorkommen, zu

  • Almanca

    sein; werden; geschehen, stattfinden, sich ereignen, sich befinden, entstehen.

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe olmak

    Türkçe

    (nesne almayan fiil)
     
    1 .    Varlık kazanmak, meydana gelmek, vuku bulmak:
           "En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu."- S. F. Abasıyanık.  
    2 .    Gerçekleşmek veya yapılmak.  
    3 .    Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak:
           "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir."- T. Buğra.  
    4 .    Bir şeyi elde etmek, edinmek:
           "Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım."- S. F. Abasıyanık.  
    5 .    Bir durumdan başka bir duruma geçmek.  
    6 .    Herhangi bir durumda bulunmak.  
    7 .    Uygun düşmek, yerinde görülmek.  
    8 .    Yetişmek, olgunlaşmak.  
    9 .    Hazırlanmak, hazır duruma gelmek.  
    10 .    Bulunmak:
           "Şimdi gelir; kalkmıştır, giyindi bile... Neredeyse burada olur."- R. H. Karay.
           "Kız da hemen olduğu yere oturdu."- M. Ş. Esendal.  
    11 .    (özne olarak zaman bildiren kelimelerle) Geçmek, tamamlanmak.  
    12 .    Sürdürmek, yürütmek.  
    13 .    Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak.  
    14 .    (zaman bildiren bir isimle) Yaklaşmak, gelip çatmak.  
    15 .    Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek:
           "Pırlanta gerdanlığı da tek taş küpesi de, zümrüt yüzüğü de kendinin olsun!"- S. M. Alus.  
    16 .    Özne bir isim tamlaması olduğunda, belirtenin belirtilene ait olduğu düşüncesini anlatır.  
    17 .    Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılır.  
    18 .  (nesne almayan fiil), teklifsiz konuşmada  Sarhoş olmak.  
    19 .  (-e durum ekiyle kullanılan fiil)  Uymak, tam gelmek.  
    20 .  (-den durum kiyle kullanılan fiil)  Yitirmek, elinden kaçırmak.  
    21 .  (-den durum kiyle kullanılan fiil)  Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak.  
    22 .    Bu fiilin geniş zamanının tekil üçüncü kişisi olumlu olduğunda kabul, olumsuz olduğunda ret anlatır.  
    23 .  (-e durum ekiyle kullanılan fiil)  (bir şeyle birlikte) Bir olayla karşılaşmak; başına kötü bir şey gelmek.  
    24 .  (-e durum ekiyle kullanılan fiil)  (ne ile birlikte) Ne gibi bir ilginin bulunduğunu sormak veya hiçbir ilgi olmayacağını belirtmek için kullanılır.  
    25 .  (-e durum ekiyle kullanılan fiil)  Yol açmak.  
    26 .    Bir isim veya sıfatın belirttiği durumu almak.  
    27 .  (yardımcı fiil)  Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur.  
    28 .  (yardımcı fiil)  (hastalık anlatan bir kelimeyle) Hastalığa yakalanmak, tutulmak.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    ola
    ola ki
    olan
    olan biten (veya olup biten)
    olan oldu
    oldu olacak, kırıldı nacak
    oldu olanlar
    ... olsun, ... olsun,
    olup olacağı
    olur ki
    olur olmaz
    olur şey değil
    oluruna bırakmak

    Birleşik Sözler

    olsa olsa      

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Olmak, oluvermek. 2. Meydana gelmek, vücut bulmak. 3. Uygun gelmek. 4. Münasip düşmek. 5. Vuku bulmak, cereyan etmek. 6. Doğmak. 7. Dönüşmek. 8. Mertebe kazanmak// aşih olmak: sevdalanmak// mayil olmak: meyl etmek, hayran olmak// na olusa olsun: her hâl ve şartta// nasil olsa: her halükârda// razi olmak: razı olmak // revan olmak: akmak// şehit olmak: şehit düşmek// tamam olmak: eksiği giderilmek, tamamlanmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Olmak, bulunmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Olmak; olgunlaşmak. || ulmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Olmak

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bitirmek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Bir işi bitirmek : Çamaşırı oldum.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Bulunmak, kalmak, ikamet etmek, eğlenmek.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (nsz) 1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak: “En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu.” -S. F. Abasıyanık. 2. Gerçekleşmek veya yapılmak. 3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak: “Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir.” -T. Buğra. 4. Bir şeyi elde etmek, edinmek: “Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım.” -S. F. Abasıyanık. 5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. 6. Herhangi bir durumda bulunmak. 7. Uygun düşmek, yerinde görülmek: Böyle iş olmaz. Oraya gitmesek de olur. 8. Yetişmek, olgunlaşmak: Ekinler oldu. Üzümler daha olmadı. 9. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek: Çay oldu. 10. Bulunmak: “Kız da hemen olduğu yere oturdu.” -M. Ş. Esendal. 11. Geçmek, tamamlanmak: İki yıl oldu. Nerede ise üç yıl olacak. 12. Sürdürmek, yürütmek: İlişkilerimiz dostça olsun istiyorum. 13. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak: Partili olmak. 14. Yaklaşmak, gelip çatmak: Sabah oldu. 15. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek: “Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun!” -S. M. Alus. 16. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz: Annesi oluyor. Yeğeni olur. 17. (nsz) tkz. Sarhoş olmak: Sen adamakıllı olmuşsun. 18. (-e) Uymak, tam gelmek: Bu şapka başıma oluyor. 19. (-den) Yitirmek, elinden kaçırmak: Tembelliği yüzünden işinden oldu. 20. (-den) Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak: Köyden, kasabadan olmayan, düveni, dirgeni nasıl bilebilir? 21. (-e) Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek: Aman, ona bir şey olmasın! Kimseye bir şey olmadı. 22. (-e) Yol açmak: Bu davranışın ona çok zararı oldu. 23. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak: Su, buz oldu. 24. (yar) Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur: Artık bize gelmez oldu. Bu işi yapmış olacak. 25. (yar) Hastalığa yakalanmak, tutulmak: Tifo olmak. Verem olmak.

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.