Türkçe » Türkçe
isim
1 . İçi yumuşak bir madde ile doldurularak dikilen, oturmaya, yaslanmaya yarar şilte:
"Köşkte, yerlerdeki hasırlara serilen halılar üstüne konmuş minderlerde oturulurdu."- A. Ş. Hisar.
2 . spor Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan, deri veya kauçuktan yapılmış şilte.
3 . spor Güreş karşılaşmalarının üzerinde yapıldığı, en az 10 cm kalınlığında, 9 m çapında bir çember çizilmiş olan, çaprazlama köşeleri kırmızı ve mavi renklerle belirlenmiş yaygı.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
minder çürütmekGüncel Türkçe Sözlük
Güreş Terimleri Sözlüğü
Jimnastik Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. cushion (used for sitting); mat, mattress. 2. sports mat; wrestling mat. –– altı etmek /ı/ 1. to conceal, hide, hush up. 2. to shelve (something) deliberately, put (something) to one side deliberately. –– çürütmek 1. to sit on one´s duff doing nothing; to be a bench warmer. 2. to outstay one´s welcome, act as if one´s never going to leave. 3. to spend years working at a desk, be deskbound for years. ––i sermek to outstay one´s welcome, act as if one´s going to stay forever.
(N.)
cushion, mattress, squab
cushion, mattress; wrestling mat
Türkçe » Almanca
r Sitzkissen, e Matratze; e Matte.
Kissen [das], Matratze [die], Matte [die]
Sitzkissen, Matratze; Matte
Türkçe » Fransızca
tapis [le]
Türkçe » Japonca
zabuton
Türkçe » Kazakça
jastıq
jumsaq töseniş
İngilizce » İngilizce
n. person who is in charge of someone or something, supervisor; (in Britain) adopted child; child that grew up in a foster home or orphanage
Almanca » Türkçe
{'mindır} daha az, daha küçük.
daha az; daha küçük
daha az (kücük, asagi, degersiz) -belastet jur. diger saniklara nispetle daha az suclu görünen -bemittelt dar gelirli ^bet^ag m acik, noksan, eksiklik 2einnahme / hasilätm eksikligi 9heit / ekalliyet, az(in)lik -jahrig ;uf. kücük; faili muhtar olmayan; -es Mädchen rüstüne ermemis kiz -n azaltmak, indirmek, tenzil etm. ^ung/ H deset; e-e ^ erfahren noksan görmek -wertig l. kalitesiz; düsük degerli; kemayar, hör, külüstür, tapon; kink dökük; derme catma; bayagi, adi, asa^ihk, nafile; gözü ak 2. (moralisch) soysuz; fiili bozuk; aya^i kanncali; ein -er Charakter mayasi bozuk (od. kumasi asa^i) bir adam; -es Geld (mit verringertem Edelmetallgehalt) kern akce; -e Ware kavaf mall; asa^i mal; -e Arbeit kötü iscilik; fl/s ~ ansehen asa^samak
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.