Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe lüks

    Türkçe

    Aydınlatma Terimleri Sözlüğü


    bk. lümen bölü metrekare.

  • Türkçe

    Fizik Terimleri Sözlüğü


    Metrekare yüzeye bir lümenlik ışıkakısı düşmekle sağlanan aydınlanma birimi, bk. mummetre.

  • Türkçe

    Gökbilim Terimleri Sözlüğü


    Aydınlanma birimi, bir lümenlik ışık akısının 1 m. uzaklıktaki bir yüzeye verdiği aydınlık.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat: “Lüksleri, rahatları, eğlenceleri yerindedir.” -N. Cumalı. 2. sf. Gösterişli, şatafatlı: “Bu lüks lokantada öğle yemeği yiyor.” -T. Buğra. 3. sf. Gereksinim dışı olan: “Bildiğim kadarıyla o, lüks tüketime girecek harcamalara karşı idi.” -A. Ağaoğlu. 4. sf. Aşırı, fazla.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. 1. fiz. Aydınlatma ölçü birimi. 2. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası: “Lüksün kuvvetli ışığı altında saçları ve yüzü bembeyaz, gözleri kamaşmış.” -R. N. Güntekin.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    lx ile gösterilen aydınlanmanın SI birim sisteminde kullanılan , 1m uzaklıkta, 1 saatde, standart Hefner mumu tarafından yayılan ışığın şiddeti .1 lx= 1 Lumen/m2= 0,0001000 .Açık havada güneş 100.000 lx ; kapalı havada güneş 300 lx ; parlak ay ışığı 70 lx ; endüşük görüş sınırı 0,000006 lx ‘ dür.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    (I) 1. Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat: § “Az çok rahatı olan insana mahsus bir lüks.” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 46. § “Talat Paşa’yı lüksten, gösterişten, pöh pöhten nefreti, Enver’den de ayırmaktadır.” -Peyami Safa, Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar, 74. § “Biricik eğlencesi, lüksü, boş saatlerini dolduran tek mühim meselesi addederler.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 13. § “Büyük bir lüks içinde yüzmesi...” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 2. § “Bu ne büyük lüks, bu ne büyük nimettir Tanrım!” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 244. § “Mesela fabrika ile gecekondudan söz etmek, aylaklıktan veya lüksten söz etmeye kıyasla daha realisttir.” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 277. 2. Gösterişli, şatafatlı: § ““ Taşucu” maalesef lüks bir vapur değil.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 17. § “Çarpık çekmecesinde ıstırap ekmeğini gördüğü otelden kurtulması için lüks bir otele geçmesi değil, evine dönmesi gerekmiş.” -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 188. § “Bir lağımcının iş elbisesiyle lüks bir lokantada oturmaya hakkı olduğunu söyleyemez.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 97. § “Lüks bir gemi” -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 76. § “Bayağı polis romanları, ucuz aşk romanları, takvimler, yılbaşı hediyeleri, lüks kitaplar sergilenmişti.” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 585. § “Yıllık safi gelirleri bütün lükslerine yetecek de artacak bile.”- Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 182. 3. Gerekli olanın sınırlarını aşan: § “Zengin bir adamın karısı olmaktan gelen özgürlük lüksü.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 195.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    (II) 1. Aydınlatma ölçü birimi. 2. Hava basınçlı bir tür petrol lambası: § “Yereli Halilcik ile diğer iki tayfa çadırın etrafındaki kuru çam püllerini açıyor, masanın üstüne lüks lambaları takılıyorlardı.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 147. § “Lükslerle parlamış hıyabandan, bir meydana geçti.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hikâyeler, 9.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    şatafat, aşırı süs.

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Lât: Aşırı süs. * Işık ölçü birimi. * Kuvvetli ışık veren bir nevi petrol lâmbası

  • Türkçe Lüks

    Türkçe

    Osmanlıca


    Lât: Aşırı süs. * Işık ölçü birimi. * Kuvvetli ışık veren bir nevi petrol lâmbası.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe lüks

    İngilizce

    1. luxury. 2. luxurious, characterized by luxury. –– mevki 1. lounge (on a ferryboat). 2. luxury class (on a passenger ship). –– vergisi luxury tax.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    luxurious, luxe, costly, plush, plushy, posh, pukka, ritzy, sumptuous, swish, tony, voluptuous, de luxe

  • İngilizce

    (N.)
    luxury, costliness, grandeur, lux, stateliness, sumptuousness

  • İngilizce

    luxury; lux; luxurious, de luxe, gracious, posh

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe lüks

    Almanca

    Luxus m

  • Almanca

    Luxus; luxeriös.

  • Almanca

    luxuriös, üppig; Aufwand [der], Luxus [der], Prunk [der]

  • Almanca

    Luxus; luxeriös

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe lüks

    Fransızca

    luxueux/euse

  • Fransızca

    luxe

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe lüks

    Flemenkçe

    luxe

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe lüks

    Arnavutça

    1. lluks
    2. luks, salltanat, sende luksi

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe lüks

    Kazakça

    asqan jaqsı

  • Kazakça

    asqan jaqsılıq

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.