Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe kontrol

    Türkçe

    isim Fransızca contrôle
     
    1 .    Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleme, denetim, denetleme.  
    2 .    Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma:
           "Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır."- N. Cumalı.  
    3 .    Yoklama, arama.  
    4 .    Denetçi, kontrolör.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    kontrol altına almak
    kontrol etmek  

    Birleşik Sözler

    kontrol kalemi
    kontrol kulesi
    kontrol saati  

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Denetleme. 2. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma: “Duygululuk olsa olsa akılla bağdaştığı, aklın kontrolünde kaldığı ölçüde bir değer taşır.” -N. Cumalı. 3. Yoklama, arama: Gümrük kontrolü. 4. Denetçi, kontrolör.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1.Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleme, denetim, denetleme: § “Kontrol sayesinde bu kuvvetin kendi fikirleri aleyhinde bir hareketinden çekinmiyorlardı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 86. § “İşte mesleki heyetlerin bu nevi kontrolü, umum vatandaşların mütehassıslar tarafından uğrayabilecekleri zararlara mani olur.” -Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 129. § “Bu da daha baştan yazarın kontrol altına alınması demeye gelir” -Adalet Ağaoğlu, Sen Türkiye’ninEn Güzel Kazasısın, 63. § “... bu sevincimin üstüne de hemen kontrolünü koydu.” -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 120. § “İkisinde de, önceden çizilmiş bir plandan kaçabilecek bütün heyecanları ve his kırıntılarını kontrol altında bulundurmak arzusu besbelli.” -Peyami Safa, Yalnızız, 141. § “... ona mukabil kontrol baş lostromonun elinde bulunacağından...” -Ahmet Midhat Efendi, Haydut Montari, 71. § “Bu valiyi yine Avrupalılardan müntehap ve İstanbulda münakit bir komisyonun kontrolü altında bulundurmak.” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri III, 26. § “Başına buyruk, yaptığı işi beğenir, kontrol bilmez.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 280. § “İçiyle dışı arasında tam bir kontrol kurmaya çalışarak bekledi.” Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 156. § “Doktor kontrolünde adım adım diyet…” -Elif Şafak, Mahrem, 22. § “Bu kez sesi daha kontrollü ve bir hesap sorucudan çok bir haberci tonundaydı.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 52. § “Bir çocuğun kaskatı kontrollü ve bilgiç olması, çocukluğunun öldürülmüş olduğu konusunda endişe yaratabilir.” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 93. § “Bu şiirin bir ahenk ve müzikalite endişesi, güzellik telakkisi, bütünlük fikri, ilhamı kontrol altında tutan sıkı kaideleri, iç insanı verirken hamlelerini idare eden bir transandantali vardı...” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 84. § “FKF’nin kontrolünü kaybettik, üniversite gençliği aşırı sola gidiyor…” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 107. § “şimdiye kadar bakanlık her tercümeyi yerli yersiz bir başkasına kontrol ettirmekle mantıksız bir iş işlemiştir.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 141. 2. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma: § “... sıkı bir kontrole tabi tutulduktan sonra...” -Peyami Safa, Sosyalizm-Marksizm-Komünizm, 54. § “Pasaport kontrolü için kompartımanlara…” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 98. § “Ama, aklın kontrolü altında ve örgütlü olarak.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 331. 3. Yoklama, arama: § “Akranlarıyla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 9. 4. Denetçi, kontrolör.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe kontrol

    İngilizce

    -lü 1. checking, inspecting. 2. inspector. –– altına almak /ı/ to get (a fire, an epidemic, inflation, etc.) under control. –– etmek /ı/ to check, inspect. –– grubu control group. –– kalemi 1. (screwdriver used as a) circuit-tester. 2. slang penis, *cock. –– kulesi (airport) control tower. –– noktası checkpoint.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    pilot

  • İngilizce

    (N.)
    control, supervision, inspection, check, clutch, countenance, examination, governance, helm, rein, superintendence, wire, clutches

  • İngilizce

    control, check; inspection; command; composure

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe kontrol

    Almanca

    Kontrolle f, Prüfung f

  • Almanca

    e Kontrolle, e Prüfung.

  • Almanca

    Kontrolle [die], Prüfung [die], Regelung [die], Überprüfung [die], Überwachung [die], Beaufsichtigung [die]

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe kontrol

    Fransızca

    contrôle [le]

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe kontrol

    Yunanca

    (ο) έλεγχος

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe kontrol

    Arnavutça

    kontroll

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe kontrol

    Kazakça

    baqılaw

  • Kazakça

    qadağalaw

  • Kazakça

    tekseris

  • Kazakça

    tekserw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.