Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe kaldırmak

    Türkçe

    (-i durum ekiyle kullanılan fiil)
     
    1 .    Bulunduğu yerden almak.  
    2 .    Yukarı doğru hareket ettirmek:
           "Onun tereddüdünü gören memur başını kaldırarak daha ciddi bir sesle sordu."- P. Safa.
           "Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık."- S. F. Abasıyanık.  
    3 .    Yükseltmek.  
    4 .    (ürün için) Toplamak, taşımak.  
    5 .    Çekmek, taşımak.  
    6 .  mecaz  Katlanmak, tahammül etmek:
           "Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim, ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum."- S. F. Abasıyanık.  
    7 .  mecaz  Uygun gelmek, götürmek, yakışmak.  
    8 .    Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lâğvetmek:
           "Meclis... olağanüstü hâli kaldırabilir."- Anayasa.  
    9 .    Hastayı hastaneye götürmek:
           "Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesi'ne kaldırdılar."-."- A. Gündüz.  
    10 .    (ölü için) Gerekli töreni yaparak gömmek.  
    11 .  argo söz  Çalmak, aşırmak.  
    12 .  (-i durum ekiyle kullanılan fiil, -den durum kiyle kullanılan fiil)  Alıp başka yere götürmek; toplamak:
           "Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar."- N. Cumalı.  
    13 .    Uyandırmak:
           "Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni."- Halk türküsü.  
    14 .    Piyasadan çekmek.  
    15 .    Elin ulaşamayacağı yere koymak; saklamak.  
    16 .    Kaçırmak:
           "Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü."- S. F. Abasıyanık.  
    17 .    İyi etmek, iyileştirmek.  
    18 .    Bir şeyden çokça satın almak.  
    19 .    Tayin etmek, atamak:
           "Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler."- M. Ş. Esendal.  
    20 .    Yok etmek, ortadan silmek:
           "Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır."- O. S. Orhon.

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    bk. çıkarmak

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (-i) 1. Bulunduğu yerden almak: Örtüyü masanın üzerinden kaldır. 2. Yukarı doğru hareket ettirmek: “Gözlerini yüzüme kaldırdı. İkimiz de mavi mavi baktık.” -S. F. Abasıyanık. 3. Yükseltmek: Duvarı bir metre daha kaldırmalı. 4. (nsz) Ürün toplamak, taşımak: Harman kaldırmak. 5. Çekmek, taşımak: Bu araba bu yükü kaldırmaz. 6. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek: “Meclis ... olağanüstü hâli kaldırabilir.” -Anayasa. 7. (-e) Hastayı hastaneye götürmek: “Yarasının dikişleri koptu dün öğleden sonra, Fransız Hastanesine kaldırdılar.” -A. Gündüz. 8. Tören yaparak ölüyü gömmek. 9. Toplamak: “Anası, kardeşi ile hep beraber sofrayı kaldırdılar.” -N. Cumalı. 10. Alıp başka yere götürmek. 11. Uyandırmak: “Bir gece yanında mihman olduğum / Sabah oldu deyi kaldırdın beni” -Halk türküsü. 12. Piyasadan çekmek: İstifçilerin piyasadan kaldırdığı mallar. 13. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak: Vazoyu ortadan kaldıralım, çocuğun eline geçmesin. 14. Kaçırmak: “Yakın köyden kaldırdığı bir yosmayı sarhoş etmekle meşguldü.” -S. F. Abasıyanık. 15. İyi etmek, iyileştirmek: Bu ilaç onu yataktan kaldırdı. 16. Bir şeyden çokça satın almak. 17. Tayin etmek, atamak: “Günün birinde bu müdürü başka, daha önemli bir yere kaldırdılar, buraya da bir başka müdür getirdiler.” -M. Ş. Esendal. 18. Yok etmek, ortadan silmek: “Yeryüzünden hayali kaldırın, dünya bir taş ve toprak yığınından ibaret kalır.” -O. S. Orhon. 19. (nsz) mec. Katlanmak, tahammül etmek: “Doğrusunu isterseniz onu çoktan kapı dışarı etmeliydim ama yüreğim kaldırmıyor, acıyorum.” -S. F. Abasıyanık. 20. (nsz) mec. Uygun gelmek, yakışmak: Bu kumaş fazla süs kaldırmaz. 21. argo Çalmak, aşırmak.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe kaldırmak

    İngilizce

    /ı/ 1. to lift up, raise, elevate. 2. (for something) to bear, support. 3. to bear, endure, tolerate (someone´s words or behavior). 4. to make (someone) stand up; to get (someone) up (from bed). 5. to put (something) away or out of reach, 6. to abolish, do away with. 7. colloq. to kidnap. 8. slang to swipe, make off with, steal, lift. 9. to dispatch (a vehicle), signal (a vehicle) to go. 10. to flush, start (game). 11. to cause (something) to peel off in layers. kaldırıp atmak /ı/ to get rid of, throw away.

  • İngilizce

    (V.)
    lift, erect, carry, remove, abolish, arouse, blank out, blue pencil, boost, brook, cancel, clear, clear away, deration, do away with, elevate, get up, heave, heft, hoist, hold, hold up, jack, jack up, give smb. a lift, l

  • İngilizce

    to lift, to raise, to hoist, to elevate; to erect; to carry; to remove; to cancel, to abolish, to annul, to abrogate, to do away with sth; to void; to put sth away; to clear sth away; to wake (sb up), to get sb up; to carry, to support, to bear; to stomac

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe kaldırmak

    Almanca

    heben, aufheben, emporhében; wegschaffen, wegrücken; abräumen, abstellen; abschaffen, entfernen,beseitigen; wecken; aufrufen.

  • Almanca

    heben, abheben, abnehmen, abräumen, abschaffen, abtragen, anheben, aufheben, aufrichten, erheben, raffen, stemmen, wegnehmen; (ortadan) wegschaffen; (sofra) abtragen, abdecken; (þapka) lüften; (toparlayýp) wegräumen; (toz) auftreiben; (ürünü) hereinbringe

  • Almanca

    heben, aufheben, emporhében; wegschaffen, wegrücken; abräumen, abstellen; abschaffen, entfernen,beseitigen; wecken; aufrufen

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe kaldırmak

    Fransızca

    lever, (yukarý) élever, retrousser, soulever, hausser, dresser, enlever, ôter, (silah) brandir, (sofrayý) desservir, (yürürlükten) rapporter, comporter, proscrire, relever

  • Fransızca

    enlever, lever (tr.), supprimer

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe kaldırmak

    Azerice

    qaldırmaq

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe kaldırmak

    Lehçe

    dźwigać

  • Lehçe

    podnieść

  • Lehçe

    podnosić

  • Lehçe

    usuwać

  • Lehçe

    wywyższać

  • Lehçe

    wznoszenie

  • Lehçe

    znosić

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe kaldırmak

    Arnavutça

    ngre

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe kaldırmak

    Kazakça

    alw

  • Kazakça

    köterw

  • Kazakça

    oyatw

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.