Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe kafa

    Türkçe

    isim Arapça kafa
     
    1 .    Baş (özellikle insan başı), ser.  
    2 .    Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak gibi organların bulunduğu vücudun en ön bölümü.  
    3 .  mecaz  Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet:
           "Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı."- Y. Z. Ortaç.
           "İş adamı olduğu için bürokrasiyi ve memur kafasını iyiden iyiye kırmıştır."- F. R. Atay.  
    4 .  mecaz  Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin:
           "Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş."- Y. K. Beyatlı.  
    5 .    Bellek.  
    6 .    Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu.  
    7 .    Mekanik bir bütünün parçası.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    kafa atmak
    kafa bulmak
    kafa cilâlamak
    kafa çekmek
    kafadan gayrimüsellâh
    kafa değiştirmek
    kafa dinlemek
    kafa eskitmek
    kafa göz yarmak
    kafa kafaya (veya baş başa) vermek
    kafa kalmamak
    kafa patlatmak
    kafa sallamak
    kafası almamak
    kafası bozulmak
    kafası bulanmak
    kafası çalışmak
    kafası dönmek
    kafası dumanlanmak
    kafası durmak
    kafası düzelmek
    kafası ile oynamak
    kafası işlemek
    kafası karışmak
    kafası kazan (gibi) olmak
    kafası kızmak
    kafasına dank etmek (veya demek)
    kafasına geçirmek
    kafasına koymak
    kafasına sığmamak
    kafasına söz girmemek
    kafasına uymak
    kafasına vura vura
    kafasına vur, ekmeğini elinden al
    kafasına vurmak
    kafasından çıkarmak
    kafasından geçirmek
    kafasında şimşek çakmak
    kafasında tutmak
    kafasını dinlemek
    kafasını ezmek
    kafasını işlemek
    kafasını işletmek
    kafasını kaldırmak
    kafasını kaldırmamak
    kafasını kaşıyacak vakti olmamak
    kafasını kırmak
    kafasını kullanmak
    kafasını kurcalamak
    kafasının bir tahtası noksan olmak
    kafasının dikine gitmek
    kafasının etini yemek
    kafasının kontağı atmak
    kafasını sokmak
    kafasını taştan taşa çarpmak
    kafasını toplamak
    kafasını tütsülemek
    kafasını uçurmak
    (birinin) kafasını vurmak
    kafası sarmamak
    kafası sersem sepet (olmak)
    kafası şişmek
    kafası takılmak
    kafası yerinde olmamak
    kafası yerine gelmek
    kafa tutmak
    kafa ütülemek
    kafa (veya kafasını) karıştırmak
    kafa (veya kafasını) şişirmek
    kafaya almak
    kafaya çıkmak
    kafa yapmak
    kafayı (bir yere) vurmak
    kafayı bulandırmak
    kafayı bulmak
    kafayı çalıştırmak
    kafayı çekmek
    kafayı değiştirmek
    kafayı dinlemek
    kafayı tütsülemek
    kafayı üşütmek
    kafayı yemek
    kafa yok!
    kafa yormak

    Birleşik Sözler

    kafa çıkışı
    kafadar
    kafa dengi
    kafa içi
    kafa işçisi
    kafa kâğıdı
    kafa koçanı
    kafakol
    kafatası
    kafası boş
    kafası bulutlu
    kafası çatlak
    kafası dumanlı
    kafası iyi
    kafası kıyak
    kafası kontak
    kafası küflü
    kafası örümcekli
    kafası tembel
    kalın kafa
    kuru kafa      

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    bk. baş

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. İnsan başı, ser. 2. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. 3. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. 4. Mekanik bir bütünün parçası: Distribütör kafası. 5. mec. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek: “Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş.” -Y. K. Beyatlı. 6. mec. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet: “Kalbi ve kafasıyla daima yeni, daima genç kaldı.” -Y. Z. Ortaç.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (kafatası) (biyoloji)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema/TV. Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Üzümle yapılan bir çeşit hamur tatlısı

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yapıda duvarların aralarını doldurmak için kullanılan küçük taşlar, moloz.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Tülbent

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Avcıların içine girip pusu kurdukları ağaçlık yer.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    En büyük aşık, zıpzıp.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kemençede burguların bulunduğu bölüm.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Ar. kafa) kafa, baş

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Baş, kafa

  • Türkçe

    Osmanlıca


    (C.: Akfâ) Baş. Kafa. * Ense, arka. * Akıl, zekâ, anlayı

  • Türkçe Kafa

    Türkçe

    Osmanlıca


    (C.: Akfâ) Baş. Kafa. * Ense, arka. * Akıl, zekâ, anlayış.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe kafa

    İngilizce

    1. head. 2. mind, mental attitude. 3. intelligence. 4. a large marble, shoooter. –– ya almak slang 1. /ı/ to silence (a bothersome person). 2. to find the right person (to do a job). ––sı almamak /ı/ 1. not to be able to understand. 2. to be too tired to understand. 3. not to be able to believe. ––dan atmak to make up something and try to pass it off as the truth. –– boşluğu cranial cavity, cavum cranii. ––sı bozulmak colloq. to blow one´s top, get angry. ––sı bulanmak to get confused. ––yı bulmak slang to be pleasantly tipsy (from drink). ––sı çalışmak to be on the ball. ––yı çekmek colloq. to do some serious drinking, Brit. have a booze-up. ––sından çıkarmak /ı/ to put (an idea) out of one´s head. ––sına dank etmek/demek to dawn on one at last. –– değiştirmek to change one´s mind; to change one´s way of thinking. –– dengi 1. kindred spirit. 2. (someone) who is a kindred spirit, like-minded. ––sının dikine gitmek to go one´s own way, do as one pleases. ––sı dinç olmak to feel fresh and alert. ––sı dönmek 1. to be confused and perplexed. 2. to feel dizzy. ––sı dumanlı 1. tipsy, tight. 2. tired and confused. ––sı durmak to be too tired to think. ––dan gayri müsellah colloq. nutty, not quite right in the head. ––sına girmek /ın/ 1. to make good sense, seem to be right (to). 2. to comprehend, understand. –– göz yarmak to be awkward and unskillful. –– işçisi white-collar worker. ––sı işlemek to be on the ball. ––sı izinli olmak slang for one´s mind to be elsewhere; to wool-gather. –– kafaya vermek to put their heads together. –– kalmamak /da/ to be so worn out one can´t think. ––sı karışmak (for someone) to get confused. ––sını kaşıyacak vakti olmamak to be too busy to think, not to have time to turn around. ––sı kazan (gibi) olmak for one´s head to be ringing (from noise); to feel fuddled (after a lot of mental effort). ––sını kızdırmak /ın/ to make (someone´s) blood boil. ––sı kızmak to get angry. ––dan kontak colloq. cracked, nutty, touched in the head. ––sına koymak /ı/ to get hold of (some idea); to take it into one´s head (to do something). ––sını kullanmak to use one´s head. ––sını kurcalamak /ın/ to make (one) think. –– patlatmak to do a lot of hard mental work. ––dan sakat colloq. cracked, nutty, touched in the head. –– sallamak to rubber-stamp everything, be a yes-man. ––sına sığmamak not to be able to comprehend. ––sında şimşek çakmak to get a sudden inspiration. –– şişirmek (for noise, a complicated problem) to drive one crazy, make one unable to think straight. ––sı şişmek for one´s head to be ringing (from noise); to feel fuddled (after a lot of mental effort). ––sına takılıp kalmak to stick in one´s mind, not to leave one´s mind. ––sı taşa çarpmak to learn something the hard way. ––sını taştan taşa çarpmak/vurmak 1. to regret bitterly a lost opportunity. 2. to feel very remorseful. –– tutmak /a/ to defy; to oppose challengingly. ––yı tütsülemek slang to get tight, get tipsy. –– ütülemek slang to talk someone to death, talk someone´s ear off. ––sına vur, ekmeğini elinden al. colloq. He is so meek you can walk all over him. ––sına vura vura by force. ––sına vurmak (for drink) to go to one´s head. ––sını vurmak /ın/ to behead. ––yı (yere) vurmak 1. to hit the sack, hit the hay. 2. to take to one´s bed, get laid up (owing to illness). –– vuruşu soccer header. –– yağı slang sperm, semen. ––sı yerinde olmamak to wool-gather; for one´s mind to be elsewhere. ––sı yerine gelmek to come back to earth; to start thinking straight again. –– yormak to ponder, think hard, rack one´s brains.

  • İngilizce

    (N.)
    head, brains, bean, intelligence, cast of mind, chump, coconut, conk, costard, end, headpiece, knob, nob, noddle, noggin, noodle, nut, onion, pate, poll, potato, savvy, sconce

  • İngilizce

    head, nut; mind, brain, brains, intelligence, head

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe kafa

    Almanca

    Kopf m

  • Almanca

    r Kopf; r Verstand, e Klugheit.

  • Almanca

    Kopf [der], Hirn [das]; Denkart [die], Mentalität [die]; Sinn [der]; Verstand [der], Klugheit [die]

  • Almanca

    Kopf; Verstand, Klugheit

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe kafa

    Fransızca

    tête [la]; tronche [la]

  • Fransızca

    tête

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe kafa

    Azerice

    baş

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe kafa

    Flemenkçe

    het hoofd; kop

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe kafa

    Lehçe

    głowa

  • Lehçe

    głowica

  • Lehçe

    główka

  • Lehçe

    łeb

  • Lehçe

    nagłówek

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe kafa

    Yunanca

    (το) κεφάλι

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe kafa

    Japonca

    atama

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe kafa

    Arnavutça

    kokë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe kafa

    Kazakça

    aqıl

  • Kazakça

    bas

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.