Türkçe » Türkçe
bağlaç (he'le)
1 . "Özellikle", "hiç olmazsa", "her şeyden önce" anlamıyla, bir sözün başına veya sonuna getirilerek belirtilen şeyin ayrıcalığını anlatır:
"O gün gelsin neşemiz tazelensin de gör / Dünyayı hele sen bir barış olsun da gör."- M. C. Anday.
2 . "Sonunda" anlamıyla geciken davranışları bildirmek için kullanılır.
3 . Uyarma, korkutma veya vaat anlatır.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
hele bakBirleşik Sözler
hele heleGüncel Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. above all, especially, particularly, in particular: Hele oraya hiç gitmez. He never goes there in particular. Ne güzel kızlar, hele Ayşe! What beautiful girls, especially Ayşe! Hele ben! Hiçbir şeyden haberim yoktu. And me? I wasn´t aware of a thing! 2. Just .../If only ... (used with a verb in the imperative or subjunctive): Hele yapsın, parçalarım onu! Just let him do it and I´ll tear him to pieces! Hele sus bir dakika! If you´ll only be quiet for a minute! Bu ödülü kazan hele, sana araba alacağım. Just win this prize and I´ll buy you a car! 3. at least: Hele bugün bu kadarını yap da gerisini yarın tamamlarsın. Do at least this much today, and you can do the rest tomorrow. Hele yetmiş yaşında var. She´s at least seventy. 4. at last, finally: Hele rüzgâr kesildi. At last the wind has died down. –– bak! Just look at ...!/My ...! (used with a verb in the imperative or subjunctive): Hele bak, Ahmet´imiz nasıl büyüdü! Just look at how our Ahmet has grown! –– bir 1. Just let ...!: Hele bir gelmesin! Just let him not come! Hele bir denesin! Just let her try! 2. Just .../If only ... (used with a verb in the imperative or subjunctive): Hele bir kitabımı bitireyim, o zaman konuşuruz. Just let me finish my book and then we´ll talk. Hele hava iyice bir kararsın, o zaman sıvışacağız. Let´s let it get good and dark and then we´ll sneak out. –– de furthermore, and what´s and what´s more. –– hele 1. Come on and tell us!: Hele hele, daha neler gördün bakalım? So tell us what else you saw! Hele hele, sonra ne oldu? So what happened next? Hele hele, anlat bize! Come on and tell us! 2. Come on!: Hele hele, aç bakalım! Come on and open it! –– şükür! Thank goodness!
especially, above all; at last; at least; just
Türkçe » Almanca
besonders
besonders, gerade, erst, drecht.
erst, insbesondere, namentlich
besonders, gerade, erst, drecht
Türkçe » Fransızca
surtout, notamment, sur toute chose
en particulier, notamment, surtout
Türkçe » Yunanca
ακόμη και
Türkçe » Kazakça
erekşe
ğana
tek
tek qana
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.