İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce fallen

    İngilizce

    adj. dropped; flattened, leveled; deceased, dead (especially in war); abandoned; conquered; fallen from grace

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce fallen

    Türkçe

    (ADJ.)
    [fall·en || 'fɔːlən]
    düşmüş, düşük, kötü yola düşmüş, düşkün, günahkâr, şehit düşmüş, ele geçirilmiş, yeryüzüne inmiş

  • Türkçe

    f., bak. fall.

  • Türkçe

    düsmüs, düskün; günahkâr, düsmüs; sehit, ölmüs; fethedilmis, zapt olunmus

  • Türkçe

    v.düş:adj.düşen

  • Türkçe

    düşkün

  • Türkçe

    düşük

  • Türkçe

    günahkâr

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca fallen

    Türkçe

    düşmek; şehit düşmek; raslamak; tesadüf etmek; silah
    sesi işitilmek

  • Türkçe

    {'falın} düşmek; şehit düşmek.

  • Türkçe

    düşmek; şehit düşmek; tesadüf etmek

  • Türkçe

    l. düsmek; (über et.) bse carparak düsmek 2. mil. muharebe meydanmda kalmak; sehit (od. maktui) düsmek 3. (zeitlich) rastlamak, tesadüf etm. 4. (Schuß) siläh sesi isitilmek 5. (Blätter) dökülmek 6. (Regen) rahmet düsmek 7. (z. B. In e n Sessel) cökmek 8. (Sternschnuppe) yildiz akmak (kaymak, ucmak) 9. (PreiseY tenezzül etm., inmek 10. (im Preis) pahadan düsmek, ucuzlamak 11. (ins Auge) gözünü almak; göze carpmak 12. (Tor) Ffr. olmak 13. (j-m ins Wort) sözünü kesmek 14 sich verschlechtern) asagilamak, alcalmak 15. (leicht, schwer) kolay (zor) gelmek 16. (Vorhang) Th. inmek 17. (Erbschaft an j-n) miras b-ne düsmek 18. (unter e-e Bestimmung) kanunun bir maddesine girmek; Die Wahl fiel auf ihn. 0 secildi. Da fällt man ja von e-m Erstaunen in das andere! Buna can mi dayamr? ~ lassen l. elinden düsürmek 2. (Vorhang) perdeyi indirmek 3. (Worte) sözler sarf etm. 4. (verzichten) bsden vazgecmek 5. (j-n) b-ni kendi haline birakmak; sich (schwerfällig) in e-n Sessel ~ lassen bir koltuga lök gibi oturmak

  • Türkçe

    (v.) ('falın)
    düşmek; şehit düşmek

  • Almanca fällen

    Türkçe

    çökelmek

  • Türkçe

    {fals} eğer.

  • Türkçe

    kesmek; hüküm vermek

  • Türkçe

    l. (Bäume usw.) kesmek 2. (Urteil) hüküm vermek ^. (Bajonett) süngü davranmak 4. (ein Lot) geom. bir amut tenzil etm.; bir dikme indirmek 5. ehem. tersip etm., cökeltmek; Das Urteil hierüber kann erst die Geschichte "•. Hüküm tarihe aittir. fallend mus. (Intervall) inici, inisli, asagilak; -e Tendenz (Börse) tenezzüle temayül

  • Türkçe

    (v.) ('felın)
    (ağaç) kesmek; (yargı) vermek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.