Türkçe » Türkçe
sıfat
1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan:
"Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . isim, sıfat Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş (şey):
"Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . Önceki, sabık:
"Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalâde şık giyiniyormuş."- H. Taner.
4 . Geçerli olmayan:
"Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
5 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
6 . Geçmiş çağlardaki:
"Kendimi eski zamanların eski bir gecesinde gayet geç bir saatte sokakta dolaşıyorum sanıyordum."- R. N. Güntekin.
7 . isim (tamlanan olarak kullanılınca alaylı olarak) Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığını bildirir.
8 . Mesleğinde uzmanlaşmış, tecrübesi olan.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
eski ağza yeni taamBirleşik Sözler
Eski ÇağBilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
Divanü Lügatit-Türk
Gramer Terimleri Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Tarih Terimleri Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Tarama Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkçe » İngilizce
1. old, ancient. 2. former, ex-; veteran. 3. old, worn-out; secondhand. 4. past events, what went before. –– ağıza yeni taam/kaşık. colloq. New food for an old mouth (said when eating something for the first time that season). E–– Ahit the Old Testament. –– çamlar bardak oldu. colloq. Times have changed./Things are not what they used to be. –– defterleri karıştırmak/yoklamak to bring up old issues, delve into the past. –– enayi biçimi slang outdated clothes; out of fashion. –– eserler antiques, antiquities. ––si gibi the way it used to be. –– göz ağrısı an old flame. –– hale getirme law complete restitution. –– hamam eski tas. colloq. Nothing has changed; it´s business as usual. –– hayratı da berbat etmek to make something worse by trying to improve it. ––ye itibar/rağbet olsaydı bitpazarına nur yağardı. proverb If old things were in fashion light from heaven would illuminate the flea market. ––si kadar as much as before. –– kafalı oldfashioned (person). –– köye yeni âdet unwelcome innovation. –– kulağı kesik slang 1. old woman-chaser. 2. one who has experienced much. –– kurt old hand. –– memur slang 1. repeater, a student who has repeated most of his classes. 2. one who has experienced much. –– püskü old and battered-looking, shabby. –– toprak healthy and well-preserved older person. –– tüfek person with a lot of experience, old hand. –– zamanlarda 1. in the past, in the old days. 2. in ancient times, in antiquity.
(ADJ.)
old, ancient; early, former, earlier, ex, out of date, old-time, archaic, bygone, cut and dried, disused, erstwhile, immemorial, late, obsolete, olden, onetime, passe, past, previous, prior, quondam, sometime, of
(ADV.)
of old
(N.)
old timer
(Pref.)
ex
old, bygone; ancient; former, veteran, ex, late, onetime, previous; obsolete, obsolescent; archaic, dated; old-fashioned, antiquated, out of date, outmoded, dated, corny; worn-out, shabby; secondhand, used; back
Türkçe » Almanca
alt; ehemalig
alt, veraltet; abgenutzt.
alt, altertümlich, antik, damalig, ehemalig, einstig, einstmalig, früher, gebraucht, überholt, verflossen
alt, veraltet; abgenutzt
Türkçe » Fransızca
ancien/ne, vieux (vieil)/vieille, antique, archaïque, caduc/uque, chronique, démodé/e, usé/e, détruit
ancien, vieux
Türkçe » Azerice
köhnə
Türkçe » Lehçe
dawny
sędziwy
starodawny
starożytny
stary
Türkçe » Yunanca
επίθ. παλιός
Türkçe » Japonca
furui
Türkçe » Arnavutça
motshëm (shqiptarët janë po aq të motshëm në ballk
Türkçe » Kazakça
ejelgi
eski
ilki
käri
köne
Kazakça » Türkçe
bayat
eski
köhne
keçi
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.