Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe haşıl

    Türkçe

    isim, halk ağzında
         Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. hlk. Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    Dokumacıların iplikleri çirişlemek için unu haşlayarak yaptıkları bulamaç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Buğday, mısır ya da darı unundan yapılan bir çeşit yemek. 2. Tarhana mayası, mısır unundan yapılan bulamaç. 3. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek. 4. Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa. 5. Unu suda pişirdikten sonra üzerine peynir ve yağ konularak yapılan yemek. 6. Fırından çıkan ekmeğin üstüne sürülen unlu bulamaç. 7. Bulgur pilavı 8. Yarmadan yapılan bir çeşit pilav. 9. Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek. 10. Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 11. Çekirdek unu ve pekmezle yapılan bir çeşit yiyecek. 12. Yemiş, meyve. 13. Kavun. 14. Kepek, un ve yemek artıklarının sıcak suda karıştırılmasıyle yapılan hayvan yemi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Bulanık su. 2. Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çok kaynar şey.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çok yorgunluktan bitkin durumda olan.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sıcak suda ıslatılmış çamaşır.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yaradılıştan kırıcı olan (kimse): Eyi bir adam değil, onlar soycak haşıl olurlar.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Pürüz.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Hamurun üzerine dökülen un bulamacının yapıldığı kap.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kabuğu alınmış buğdaydan suda haşlanarak yapılan bir çeşit yemek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Undan yapılmış suluca yemek

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Haşıl; undan; öğütülmüş yarmadan; kavut tan yapılan bir yemek; yağla ve pekmezle yenir; yenilirken bir miktar kaynatılmış süt de ilave edilir. || haşal || haşel || gawut haşılı || kotan haşılı: tarlada kolancılara ikram edilen haşıl; un, yağ ve sütten mamuldür || mıser haşılı: mısır unundan yapılan haşıl

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı. 2. Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Undan yapılan bir çeşit yemek

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    1. Bulgur pilavı. (Çağlayan -Kars) 2. Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç. (*Akseki -Antalya)

  • Türkçe hasıl

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    sf. (ha:sıl) Olan, ortaya çıkan, görünen.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Yeni başak tutmaya başlamış yeşil ekin. 2. Yeşilken hayvanlara yedirilmek için erken ekilen ekin. 3. Tahıl sapı. 4. Kavun, karpuz, salatalık gibi bitkilerin kökenleri.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ekinlerin olmasından başlayarak bütün harman işlerinin bitimine kadar geçen zaman.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Ocak, tandır.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Şişman (kimse).

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çalışkan, becerikli.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kira (bağ, tarla için): Bizim bağı hasıla verdik.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Şaplanmış çarıklık gön. 2. Çarıklık gönleri yumuşatmak için hazırlanan tuzlu su, şap. 3. Çulhaların bez dokuyacakları ipliği içine batırdıkları çavdar unundan yapılan bulamaç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yem için ekilen ekin.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Deri için şaplanmış ve yumuşatılmış; böyle bir deriden yapılmış çarık. || hasıl çarıh: yumuşak; iyi çarık

  • Türkçe haşil

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Pişirilmiş hamurla pekmezden yapılan bir çeşit yiyecek

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Pirinç, darı, mısır yarmasından, bazan da süt karıştırılarak yapılan lapa.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Buğday ve mısır yarmasından yapılan bir çeşit yemek.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Unu su ve yağ ile pişirip içine şeker koyarak yapılan bir çeşit tatlı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Dokunacak iplikleri tezgaha vermeden önce, ipliklerin düzgün çıkması için batırıldığı unlu ya da çirişli su.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. bk. haşil (II)-2. 2. İpliği sarartmak için nar, yaprak, soğan kabuğu kaynatılarak yapılan bir çeşit boya.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kullanılmamış eşya.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. bk. haşıl (I)-3. 2.bk. haşıl (I)-9. 3.bk. haşıl (I)-4. 4.bk. haşıl (I)-10. 5. Döğülmemiş bulgur.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Kaynamakta olan suya un eklenerek pişirilen pekmez ya da bal karıştırılarak yenen bir çeşit tatlı.

  • Türkçe Hâsıl

    Türkçe

    Osmanlıca


    Peyda olan. Husule gelen. Çıkan, meydana gelen.

  • Türkçe hâsıl

    Türkçe

    Osmanlıca


    ortaya çıkan, ürün.

  • Türkçe Hasîl

    Türkçe

    Osmanlıca


    Ot.

  • Türkçe hasîl

    Türkçe

    Osmanlıca


    Ot

  • Türkçe hâsil

    Türkçe

    Osmanlıca


    Peyda olan. Husule gelen. Çıkan, meydana gelen

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe hasıl

    İngilizce

    prov. 1. grain still green in the field. 2. green barley used as fodder.

  • Türkçe haşıl

    İngilizce

    text. size, sizing (for cloth).

  • İngilizce

    size, slashing product

  • Türkçe hâsıl

    İngilizce

    resulting; produced. –– etmek /ı/ to produce. –– olmak to result, be produced, come into existence.

  • İngilizce

    resulting, produced

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe hâsıl

    Almanca

    sich ergebend; Ergebnis [das], Resultat [das]; Produkt [das], Edzeugnis [das]

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.