Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe sis

    Lehçe

    mgła

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe sis

    İngilizce

    fog, mist, haze

  • İngilizce

    fog; mist; haze. –– basmak for the fog to come in. –– bombası smoke bomb. –– çanağı smoke pot; smudge pot. –– düdüğü foghorn. –– lambası fog light, fog lamp. –– perdesi smoke screen.

  • İngilizce

    (N.)
    fog, mist, haze, mistiness, haziness

  • Türkçe şiş

    İngilizce

    swollen; protuberant; swelling, bulge, bump

  • İngilizce

    (N.)
    spit, skewer, knitting needle, needle, swelling, swell, tumefaction, rising, bulge, wart, broach, concretion, turgescence

  • İngilizce

    1. skewer; spit. 2. knitting needle. 3. (food) cooked on a skewer: şiş kebap shish kebab. ––e geçirmek /ı/ to skewer, fix (something) upon a skewer; to spit, fix (something) upon a spit.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    blown up, swelling, protuberant, swell, turgid

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe şiş

    Almanca

    Beule f; Quellung f; Schwellung f; Spieß m

  • Almanca

    1. Spiess; Stricknadel 2. geschwollen

  • Türkçe sis

    Almanca

    neblig.

  • Almanca

    Nebel [der]

  • Almanca

    Nebel

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe sis

    Fransızca

    brouillard [le], brume [la]

  • Fransızca

    brouillard, brume

  • Türkçe şiş

    Fransızca

    broche [la], brochette [la]; enflure [la], gonflement [le], tuméfaction [la]

  • Fransızca

    brochette

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe sis

    Azerice

    sis

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe şiş

    Flemenkçe

    spies-braadspies-opgezwollen-opzwelling

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe sis

    Yunanca

    (η) ομίχλη

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe sis

    Arnavutça

    mjegull

  • Türkçe şiş

    Arnavutça

    1. gungë
    2. hell

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe şiş

    Kazakça

    isik

  • Kazakça

    istik

  • Türkçe sis

    Kazakça

    tuman

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe sis

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yüzdeki çil.

  • Türkçe

    Coğrafya Terimleri Sözlüğü


    Yeryüzüne oturan ve görüş uzaklığını az ya da çok daraltan bir tür bulut. bk. bulut, pus.

  • Türkçe

    Fizik Terimleri Sözlüğü


    1. Nemli havanın yeterince soğumasıyla içindeki su uçuğunun yeryüzüne yakın yerlerde yoğuşumu. 2. Bir uçun içindeki sıvı damlacıklarından oluşan asıltı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. coğ. Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su taneleri veya buhardan oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman: “Kalkütayı süt mavisi bir akşam sisi kaplıyor.” -R. H. Karay.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    Çok ince sıvı damlacıklarının bir gaz içinde dağılıp asılı durması sonucu oluşmuş heterojen bir karışım.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (coğrafya)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema Genellikle çevirimde ya da işlemelikte bir yanlışlıktan, en çok boş filmin alıcıya takılıp çıkarılması sırasında makaraya ışık sızması sonucu filmin ışık almasından ileri gelen ve görüntü üzerinde kendini az ya da çok donuklukla gösteren kusur.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    1. Atın tüylerindeki küçük alaca benekler. 2. Bazı kimselerin yüzlerinde bulunan nokta nokta esmer lekeler, çil.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Çil: Kızın yüzü sisli.

  • Türkçe

    isim, coğrafya
         Atmosferin alt tabakalarındaki küçük su veya buhar tanelerinden oluşan bulutların çok alçalarak yeryüzüne kadar inmesiyle oluşan duman:
           "Sisler ve bulutlar arasında kalmış aciz bir yolcu gibiyim."- H. C. Yalçın.
           "Kalkuta'yı süt mavisi bir akşam sisi kaplıyor."- R. H. Karay.

    Birleşik Sözler

    sis bombası
    sis farı
    sis lambası
    sis perdesi

  • Türkçe sış

    Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    şiş, tutmaç şişi

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    şiş, tutmaç yedikleri şış

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    şişmiş olan her nesne, yumru

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    kabına sığmayacak kadar su ile şişmek

  • Türkçe şiş

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (I) a. 1. Şişmiş olan yer, şişlik. 2. sf. Şişmiş, şişkin: “Emine Hanımın şiş gözleri daha sakindi.” -H. E. Adıvar.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    (II) a. 1. Bir ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk. 2. Bu çubuğa veya şişe geçirilerek pişirilmiş olan et. 3. Örgü örmekte kullanılan, metal, ağaç, kemik vb.nden yapılan uzun çubuk: “Ablası bir an çorap şişlerini bırakıyor, gözleri doluyor.” -H. E. Adıvar.

  • Türkçe

    Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü


    Yenim olayı sonucu hidrojen gazı oluşumuyle, kaplama ve örtülerde beliren kabarcık.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1.Ekmek pişirmekte kullanılan ağaç çevirgeç. 2.Sacda ekmek çevirmeye yarayan ucu sivri demir çubuk. 3.Tandır karıştırmaya yarayan demir. 4.Tandırda kelle ütülemek için kullanılan sivri demir çubuk. 5.Ateş küreği.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sac üstündeki yufkayı çevirmeye yarayan uzun, tahta araç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Şiş; egişin eşanlamlısı

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (I) Üzerinde odun kırılan kütük. (Yukarıtırtar *Yalvaç -Isparta; *Kemalpaşa -İzmir.; Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (II) 1. Tandır duvarından düşen pişmiş ekmekleri dışarı almak için kullanılan ucu çengelli demir çubuk. (Küllük *Iğdır -Kars) 2. Ateş karıştırılan çubuk. (*Güdül -Ankara) 3. Hayvanların bulundukları yerlerden ayrılmalarını önlemek için kullanılan demir kazık. (Kızılca *Bor -Niğde)

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce sis

    İngilizce

    n. sister, female sibling (Informal)

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce sis

    Türkçe

    (N.)
    [sɪs]
    kızkardeş, abla

  • Türkçe

    i., k. dili kızkardeş.

  • Türkçe

    abla, kizkardes

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice sis

    Türkçe

    sis

Fransızca  Fransızca » Türkçe  Türkçe
  • Fransızca sis

    Türkçe

    bulunan

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.