Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe orta

    Türkçe

    isim
     
    1 .    Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer:
           "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
           "Mavi Marmara'nın ortasında, güneşten uzanan tellerle pırıl pırıl yanan Adalar'a baktı."- H. E. Adıvar.  
    2 .    (zaman için) Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre.  
    3 .    Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm:
           "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.  
    4 .    İyi ile kötü arasındaki durum, hâl.  
    5 .    Görünür, algılanır durum:
           "Moralinin, inadının, zaman zaman da aşırı ataklığının nedeni ortadadır."- H. Taner.  
    6 .    (topluluk) İçinde, arasında.  
    7 .    Eğitimde zayıf ile iyi arasındaki derece.  
    8 .  sıfat  Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.  
    9 .  sıfat  Her iki yanda kendi türünden eşit sayıda nesneler bulunan:
           "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay.  
    10 .  sıfat  İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat.  
    11 .   fizik  Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.  
    12 .   matematik  bakınız orantı.  
    13 .   spor  Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş:
           "Aut çizgisinden nefîs bir orta..."- H. Taner.  
    14 .   tarih  Yeniçeri ocağında tabur.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    ortada
    ortada bırakmak
    ortada fol yok yumurta yok
    ortada kalmak
    ortadan kaldırmak
    (bir şey) ortadan kaybolmak
    (biri) ortadan kaybolmak
    ortadan sır olmak
    ortadan söylemek
    (iş) ortada olmak
    ortasını bulmak
    ortaya almak
    ortaya atılmak
    ortaya atmak
    ortaya bir balgam atmak
    ortaya çıkarmak
    ortaya çıkmak
    ortaya dökmek
    ortaya düşmek
    ortaya koymak
    ortaya sürülmek
    ortaya yayılmak

    Birleşik Sözler

    orta ağırlık
    orta boy
    Orta Çağ
    orta dalga
    orta damar
    orta deri
    orta dikme
    orta direk
    Orta Doğu
    orta elçi
    orta hakem
    orta hâlli
    orta hece düşmesi
    orta hizmetçisi
    orta hizmeti
    orta işi
    orta karar
    orta karın
    orta kaldırım
    orta kulak
    orta kulak boşluğu
    orta kulak iltihabı
    orta kuşak
    orta malı
    orta mektep
    orta nokta
    ortaokul
    orta oyunculuğu
    orta oyuncusu
    orta oyunu
    orta öğrenim
    orta öğretim
    orta parmak
    orta saha
    orta sıklet
    Orta Şark
    orta şekerli
    orta tedrisat
    orta terim
    orta uç
    orta yaşlı
    orta yol
    orta yolcu
    orta yolculuk
    orta yuvar
    orta yuvarlak
    ortanın sağı
    ortanın solu
    aritmetik orta
    ulu orta    

  • Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Dilbilim Terimleri Sözlüğü


    Bazı dillerde, özel bir yapısı olup çatı bakımından etken ile edilgen arasında sayılan fiil şekli, ki ETKİN (Dynamique), KARŞILIKLI (Réciproque DÖNÜŞLÜ (Réfléchi ou Médiopassif) çeşitleri vardır.

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    (Ortaoyunu): Ortaoyununun oynandığı alan. Uzunluğu otuz arşın (yirmi metre), genişliği yiitmi arşındır (on dört metre). Çevresine kazıklar çakılara kip dolaştırılır ve seyirciler ile oyun yerinin sınırı çizilmiş olur. bak meydan, palanga.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: “Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası. 3. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: “Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler.” -Ö. Seyfettin. 4. Ne uzun ne kısa, midi. 5. Ne büyük ne küçük, midi. 6. İyi ile kötü arasındaki durum. 7. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: Orta ile geçti. 8. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. 9. sf. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. 10. sf. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: “Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu.” -R. H. Karay. 11. sf. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 12. fiz. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 13. mat. Orantı. 14. sp. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: “Aut çizgisinden nefis bir orta...” -H. Taner. 15. tar. Yeniçeri Ocağında tabur.

  • Türkçe

    Güreş Terimleri Sözlüğü


    Yağlı güreşlerde ve karakucakta deste ile başaltı boyları arasındaki boy. (Küçük orta ve büyük orta diye iki bölüme ayrılmıştır.)

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (biyoloji)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema/TV. Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    Ara, beyn.

  • Türkçe

    Tarih Terimleri Sözlüğü


    Yeniçeri örgütünde bugünkü bölük dengi birliklere verilen ad.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    (Ort. O.):Orta oyununun oynandığı alan. Çevresine kazıklar çakılır; bu kazıklar arasına ip dolaştırılarak, seyirciler oyun yerinden ayrılırdı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Orta büyüklükte moloz.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Davar etinin butla bel arasındaki parçası, boşböğür.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Perşembe.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Yapılarda dama uzatılan uzun ağaç.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    1. Ara. 2. Meydan, görünür yer. 3. İki eşit paya ayrılan nokta

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    Dokuma tezgahlarında çalışan kadınlara gönderilen kuru yemiş ve tatlılar. (Yenikent *Aksaray - Niğde.)

  • Türkçe Orta

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    öz. a. (orta) Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe orta

    İngilizce

    1. middle, middle part, central part. 2. middle, central (thing). 3. moderate; average, middling. 4. phys. place, locus, field. ––da 1. in the middle. 2. in public, publicly. 3. evident, obvious. –– akıncı soccer center forward. ––ya almak /ı/ to put (someone, something) in the middle; to surround. ––ya atılmak 1. to be suggested, be proposed, be thrown out for consideration. 2. to sally forth, go forth. ––ya atmak /ı/ to suggest, throw (something) out for consideration. –– baklası colloq. loose woman. ––ya bir balgam atmak vulg. to throw a monkey wrench into the works, say something that upsets things (just at a point when all´s going well). ––da bırakmak /ı/ to leave (someone) in the lurch, leave (someone) in a difficult situation. –– boy 1. middle-sized. 2. middle-sized thing. –– boylu (person) of medium height. ––sını bulmak 1. to do something in moderation, take the middle course. 2. /ın/ to reconcile. 3. /ın/ to divide (something) into two equal parts. ––ya çıkarmak 1. /ı/ to expose, reveal, bring to light. 2. to create, introduce (a new thing). ––ya çıkmak 1. to appear, come on the scene. 2. (for something) to come to light. –– derece/derecede of middling quality. –– dikme math. perpendicular bisector. –– direk 1. naut. mainmast. 2. colloq. middle class, middle-class people. ––ya dökmek /ı/ to disclose, make public. ––ya/ortalığa düşmek to become a prostitute. ––da fol yok yumurta yokken colloq. for no apparent reason whatsoever. –– halli middle-class. –– hece yutumu ling. haplology. –– hizmetçisi housemaid. –– işi housework. ––dan kaldırmak /ı/ 1. to hide, put (something) out of sight. 2. to eliminate, eradicate, do away with, remove, abolish. 3. slang to kill, rub out, do away with, make away with, put away, remove. ––dan kalkmak 1. to be done away with; to cease to be. 2. slang to be done away with, be bumped off, be killed. 3. not to be found on the market. ––da kalmak 1. to be left without house or home, be left homeless. 2. to be caught in the middle (when two of one´s friends are quarreling with each other). –– karar of middling quality. ––dan kaybolmak to disappear. ––ya koymak /ı/ 1. to bring up (a matter), put forth (something) for consideration. 2. to create, produce. –– kuşak the Temperate Zone. –– malı 1. something everyone uses in common. 2. commonplace, stale, stereotyped. 3. loose woman, woman who sleeps around. ––nın sağı 1. pol. group that´s to the right of the center. 2. slang very sweet (coffee). –– sahın arch. central nave. ––nın solu 1. pol. group that´s to the left of the center. 2. slang (coffee) with little sugar. ––dan söylemek to make some barbed remarks (about someone within earshot without mentioning that person´s name). –– şekerli (coffee) with a middling amount of sugar in it. –– terim log. middle term. ––ya vurmak /ı/ to expose; to disclose; to make public. –– yaşlı middle-aged.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    middle, mid, central, medium, middling, intermediate, fair, in between, intermediary, mean, medial, median, mediate, mediocre, mesial, mesne, moderate, passable, secondary

  • İngilizce

    (N.)
    c, middle, center, centre [Brit.], mean, midst, bosom, median, medium

  • İngilizce

    (Pref.)
    mid, meso, mezzo

  • İngilizce

    (Prep.)
    midst

  • İngilizce

    middle, centre; central; average, medium, middle, middling; intermediate; moderate, tolerable; mediocre, indifferent

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe orta

    Almanca

    durchschnittlich-mittelmäßig-Mitte f-Durchschnitt m

  • Almanca

    e Mitte. r Mittelpunkt, e Zentrum; mittelmässig.

  • Almanca

    mäßig, mittelmäßig, mittlere(r, s); Mittelpunkt [der], Herz [das], Mitte [die]

  • Almanca

    Mitte. Mittelpunkt, Zentrum; mittelmässig

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe orta

    Fransızca

    moyen/ne, médiocre, médian/e, modéré/e

  • Fransızca

    milieu, moyen

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe orta

    Azerice

    orta

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe orta

    Lehçe

    połowa

  • Lehçe

    średni

  • Lehçe

    środek

  • Lehçe

    środkowy

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe orta

    Japonca

    mannaka

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe orta

    Arnavutça

    1. mes
    2. mesetar

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe orta

    Kazakça

    orta

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice orta

    Türkçe

    orta

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça orta

    Türkçe

    cemiyet

  • Türkçe

    çevre

  • Türkçe

    göbek

  • Türkçe

    merkez

  • Türkçe

    muhit

  • Türkçe

    orta

  • Türkçe

    ortam

  • Türkçe

    vasat

  • Türkçe

    vasati

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.