Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe masa

    Lehçe

    stół

  • Lehçe

    tabela

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe maşa

    İngilizce

    tongs, pincers; cat's paw, tool

  • İngilizce

    1. tongs, pair of tongs; fire tongs. 2. fork (of a bicycle frame). 3. curling iron. –– gibi thin and dark-complexioned (person). –– gibi kullanmak /ı/ to use (someone) as a cat´s-paw. –– kadar colloq. tiny, teeny, teeny-weeny (baby). ––sı olmak /ın/ to be (someone´s) tool, be (someone´s) cat´s-paw. –– varken elini yakmak to take chances, take a chance (when there is no need to do so).

  • İngilizce

    (N.)
    cat's-paw, tongs, a pair of tongs, pincers, forceps

  • Türkçe masa

    İngilizce

    table; desk

  • İngilizce

    1. table. 2. desk. 3. desk (a department or post in an organization). 4. the creditors of a bankrupt person or firm. –– örtüsü tablecloth.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    desk

  • İngilizce

    (N.)
    table, console

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe masa

    Almanca

    Tisch m

  • Almanca

    r Tisch.

  • Almanca

    Tisch [der]

  • Almanca

    Tisch

  • Türkçe maşa

    Almanca

    e Feuerzange; e Klammer; e Pinzette.

  • Almanca

    Klammer [die], Strohmann [der], Zange [die]; Zange [die]

  • Almanca

    Feuerzange; Klammer; e Pinzette

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe masa

    Fransızca

    table [la]

  • Fransızca

    table

  • Türkçe maşa

    Fransızca

    pince [la]

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe masa

    Azerice

    masa

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe masa

    Yunanca

    (το) τραπέζι

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe masa

    Japonca

    teeburu

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe masa

    Arnavutça

    tavoline

  • Türkçe maşa

    Arnavutça

    mashë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe maşa

    Kazakça

    iskek

  • Kazakça

    qısqaş

  • Türkçe masa

    Kazakça

    stol

  • Kazakça

    üstel

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe maşa

    Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç: “Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı.” -Ç. Altan. 2. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç: Saatçi maşası. 3. Saçları kıvırmak, düzeltmek için elektrik veya ateşle ısıtılan maşa biçiminde alet: “Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı.” -P. Safa. 4. mec. Başkasının isteklerine, amaçlarına alet olan kimse: “Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler.” -A. Boysan. 5. sp. Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça.

  • Türkçe

    isim Farsça maşe
     
    1 .    Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç:
           "Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı."- Ç. Altan.  
    2 .    Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç.  
    3 .  mecaz  Başkasının isteklerine, amaçlarına alet olan kimse.  
    4 .   spor  Bisiklet çatısının ön ve arkasında, çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça.  
    5 .    Saçları kıvırmak, düzeltmek için elektrik veya ateşle ısıtılan maşa biçiminde alet:
           "Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı."- P. Safa.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    maşa gibi
    (birini) maşa gibi kullanmak
    maşa kadar
    (birinin) maşası olmak
    maşa varken elini yakmak  

    Birleşik Sözler

    kara maşa
    termoelektrik maşa
    zilli maşa  

  • Türkçe

    Çiftteker Terimleri Sözlüğü


    Çifteker çatısının ön ve arkasında, çatal biçiminde, tekerlerin takıldığı parça.

  • Türkçe

    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    Perdeyi tutan mandal.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Sebze ve tütün fidesi.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Far. mâşe) maşa

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Isıtılmış kapları emniyetle tutmaya yarayan, metal veya tahtadan yapılmış malzeme.

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (I) Deri tutturmağa yarayan kıstırgaç. (*Yalvaç -Isparta)

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (II) Saat çarklarının hızını ayarlatan çatal kol. (-Bursa)

  • Türkçe

    Zanaat Terimleri Sözlüğü


    (III) Tezgahlarda alt okla üst oku gergin tutmağa yarayan düzenin alt çengeline takılan araç. (Tokmacık *Yalvaç -Isparta)

  • Türkçe masa

    Türkçe

    Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


  • Türkçe

    Gökbilim Terimleri Sözlüğü


    Bir takımyıldızın adı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya: “Çoğunlukla akşam yemeğinden sonra, sofra kaldırılınca yemek masasında yazardım o öyküleri.” -N. Cumalı. 2. Bu mobilya etrafında oturanların tümü. 3. Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm: Kaçakçılık masası. Kıbrıs masası. 4. coğ. Düz duruşlu yer, düzlek yapı. 5. sp. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.

  • Türkçe

    Jimnastik Terimleri Sözlüğü


    İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.

  • Türkçe

    Masatopu Terimleri Sözlüğü


    Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya:§ “Yanan avuçlarını masanın mermerine dayadı.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 5. § “Bir küçük masa üzerinde dikiş filan edevatı görülürdü.” -Ahmet Midhat Efendi, Felatun Beyle Rakım Efendi, 154. § “Burada geniş orta masası, küçük içki dolabı, büyük bir sedir vardı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 70. § “Güneşli kahve terasındaki masalar masif ağaçtandı.” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 14. § “Odadaki dumanlar arasında biraz düşünceli ve sessiz kaldıktan sonra elinin iki parmağını küçük bir sigara masasına dayanmış tutarak.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 92. § “Tuvalet masası Japonez bir paravana ile yatak odasından ayrılmıştı.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 35. § “Buraya bir sandalye ile bir kanepe ve iki masa koydum.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 113. § “Bu anda size masa başında mektup yazarken.” -Ziya Gökalp‘ın Neşredilmemiş Yedi Eseri ve Aile Mektupları, 20. § “Kirli duvarlardan kaldırılmış tablolar çekilen masalar geride isle çerçevelenmiş dörtgen aklıklar bırakmıştı.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 11.§ “Usta hâlâ yemek masasının başında oturuyor.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 55. § “ Eve geldiğimde yazı masasının üstünde bir mektup buldum.” -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 253. § “Aynı yemek masasını birlikte kaydettiğimiz...” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 3. § “Her tarafa serpilmiş koltuklar, iskemleler, sigara masaları vesaire.” -Necip Fazıl Kısakürek, Bir Adam Yaratmak, 38. § “… masama oturup yeni bir çay…” -Elif Şafak, Mahrem, 26. § “Birkaç ahşap masa, ahşap iskemle…” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 14. § “Yemek masasının üzerine yerleştirilen tabureye oturmuş berbere saçlarını kestiriyordu.” -Orhan Pamuk, Kara Kitap, 12. “Tinlerin (ruhların) yolu yordamıyla çağrılınca tirge (masa) başına seğirtecek üşüştüklerine varıncaya dek türlü nenlere (şeylere) inanır, yırlarında (şiirlerinde) olsun, düzeyitlerinde (nesirlerinde) olsun, yazağından (kaleminden) ne çıkmışsa hepsinde ölmez derin derin...” -Nurullah Ataç, Diyelim, 100. § “Batılı alacaklılarımız bizi Paris’te ameliyat masasına yatırmışlar.-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 18. 2. Aynı masada oturanların tümü. 3. Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm: § “Bu yaklaşmanın mutlaka yeşil bir akademi masası başında olması şart değildir.” -Peyami Safa, Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca,, 17. 4. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. 5. Düz duruşlu yer, düzlek yapı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Erkeğin erkeklik organı.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Üvendire.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< İt. mensa) masa

  • Türkçe

    isim (ma'sa) İtalyanca mensa < Lâtince
     
    1 .    Ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya:
           "Çoğunlukla akşam yemeğinden sonra, sofra kaldırılınca, yemek masasında yazardım o öyküleri."- N. Cumalı.  
    2 .    Aynı masada oturanların tümü.  
    3 .    Dairelerde, kurumlarda belli konularla ilgili işlerin görüldüğü bölüm.  
    4 .   spor  İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.  
    5 .   coğrafya  Düz duruşlu yer, düzlek yapı.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    masaya oturmak

    Birleşik Sözler

    masa başı
    masa örtüsü
    masa saati
    masa tablası
    masa takvimi
    masa tenisi
    masa topu
    masa üstü yayıncılık
    yuvarlak masa      

  • Türkçe Masa

    Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (astronomi)

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice masa

    Türkçe

    masa

İspanyolca  İspanyolca » Türkçe  Türkçe
  • İspanyolca masa

    Türkçe

    kitle

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça masa

    Türkçe

    sivrisinek

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.