İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce ilk

    İngilizce

    adj. same; each

  • İngilizce

    n. category, class, kind

  • İngilizce

    pron. each; identical, alike

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce ilk

    Türkçe

    (N.)
    [ɪlk]
    tür, çeşit, tip

  • Türkçe

    tür

  • Türkçe

    çeşit

  • Türkçe

    tip

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe ilk

    Lehçe

    główny

  • Lehçe

    najpierw

  • Lehçe

    najważniejszy

  • Lehçe

    pierwotny

  • Lehçe

    pierwszy

  • Lehçe

    początkowy

  • Lehçe

    przedni

  • Lehçe

    rdzenny

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe ilk

    Japonca

    saishoni, honrai no

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe ilk

    Flemenkçe

    eerst

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe ilk

    Arnavutça

    fillestar

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe ilk

    Kazakça

    alğaşqı

  • Kazakça

    bastapqı

  • Kazakça

    ilki

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe ilk

    İngilizce

    -ki 1. first (in a series or in time): ilk işi his first task. ilk defa the first time. 2. first, for the first time: Onu ilk gördüğünde altmış yaşındaydı. When she first saw him he was sixty years old. 3. the first (in a series or in time): romanlarından ilki the first of his novels. –– adım 1. first step. 2. beginning, start, first step. –– adımda first; in the beginning, at the outset; to begin with, first off. –– ağızda first; in the beginning, at the outset; to begin with. –– elden 1. (buying something) direct (without using a middleman). 2. (learning something) firsthand. 3. first, at the outset. –– evvel first of all, first; to begin with; at first, initially, in the beginning, at the outset.. –– fırsatta at the first opportunity. –– görüşte at first sight. –– göz ağrısı 1. first love, first person or thing with whom or with which one falls in love. 2. firstborn, firstborn child. –– hız mil. muzzle velocity, initial velocity. –– insan anthropology primitive man. –– kalemde first; first off, to begin with; in the beginning, at the outset. –– mektep elementary school, primary school. –– önce first of all, first; to begin with; at first, initially, in the beginning, at the outset. –– partide colloq. first; in the beginning, at the outset; to begin with, first off.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    first, primary, the very first, original, beginning, early, elementary, initial, initiative, initiatory, maiden, opening, preliminary, premier, primal, prime, primitive, primordial, pristine

  • İngilizce

    (Pref.)
    proto

  • İngilizce

    first; initial, beginning; elementary, preliminary, primary; former

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe ılk

    Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Soy sop.

  • Türkçe ilk

    Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    ilk, herşeyin evveli

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    sf. 1. Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı: ?Nitekim benim de ilk bakışta öyle diyesim geliyor.? -N. Uygur. 2. a. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni: ?İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk.? -N. Cumalı. 3. zf. Birinci olarak, en başta: ?İşte, önüme ilk çıkan kitapçıda, önüme ilk çıkan İngilizce kitaplara bakıyorum.? -A. Ağaoğlu.

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    İlkin.

  • Türkçe

    Tıp Terimleri Kılavuzu


  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    İlk

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    İlk, ilk defa

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    İlk // ik onca: ilk önce

  • Türkçe

    Osmanlıca


    Sakız. * Ağızda çiğnenen şey

  • Türkçe

    sıfat
     
    1 .    Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı:
           "Gözlerini açınca ilk işi saatine bakmak oldu."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
    2 .  isim  Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni:
           "İnsanı insan yapan duyguların ilkidir aşk."- N. Cumalı.  
    3 .  zarf  Birinci olarak, en başta.

    Birleşik Sözler

    ilk adım
    ilk ağızda
    ilkbahar
    İlk Çağ
    ilk dördün
    ilk elden
    ilk gençlik
    ilk gösteri
    ilk göz ağrısı
    ilkgüz
    ilk kânun
    ilkokul
    ilköğrenim
    ilköğretim
    ilk önce
    ilk örnek
    ilk planda
    ilk sezi
    ilk tasarım
    ilk teşrin
    ilk ve son
    ilk yardım
    ilk yarı
    ilkyaz

  • Türkçe Ilk

    Türkçe

    Osmanlıca


    Sakız. * Ağızda çiğnenen şey.

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe ilk

    Almanca

    erst; primar.

  • Almanca

    anfänglich; erste(r, s); eheste(r, s); primär; ursprünglich

  • Almanca

    erst; primar

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe ilk

    Fransızca

    premier/ière, primaire, initial/e, original/e, originel/le, préalable, préliminaire

  • Fransızca

    premier, primitif

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe ilk

    Azerice

    ilk

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice ilk

    Türkçe

    ilk

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.