Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe elektrik

    Türkçe

    isim, fizik Fransızca électrique
     
    1 .    Maddenin elektron, pozitron, proton gibi parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü.  
    2 .    Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.  
    3 .    Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.  
    4 .    Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu.  
    5 .  mecaz  Çarpıcılık, cazibe, canlılık:
           "Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde."- H. Taner.  
    6 .  sıfat  Elektrikle çalışan.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    elektriği kesmek
    elektriği yakmak
    elektrik almak
    elektrik vermek

    Birleşik Sözler

    elektrik anahtarı
    elektrik çarpması
    elektrik dinamosu
    elektrik direği
    elektrik düğmesi
    elektrik fabrikası
    elektrik feneri
    elektrik fırını
    elektrik fincanı
    elektrik kaynağı
    elektrik ocağı
    elektrik saati
    elektrik santrali
    elektrik sayacı
    elektrik süpürgesi
    elektrik şoku
    elektrik teli
    elektrik üreteci
    elektrik yayı
    elektrik zili

  • Türkçe

    Fizik Terimleri Sözlüğü


    Duruk ya da devinen elektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. fiz. 1. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. 2. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. 3. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. 4. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. 5. mec. Çarpıcılık, cazibe, canlılık: “Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka, yırtıkça bir kız var içlerinde.” -H. Taner.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü


    İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü.

  • Türkçe

    Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


    1.Bazı cisimlerde sürtme, ışınlama, aşırı ısıtma v.b. etkiler sonucu ortaya çıkan, başka cisimleri uzaktan ve vasıtasız çekme veya itme yeteneği. 2.Elektrik yüklü temel parçacıkların (bilhassa elektronun) hareketi sonucu oluşan akım.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (fizik kimya)

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema/TV. Elektrik yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Maddenin elektron, pozitron, proton gibi parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü: § “Ağaçlara, elektrik direklerine işaretler koyardı.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 17. § “Zira, hava o kadar elektrikle yüklü, o kadar boralı idi ki...”-Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 40. § “İpeğin elektrik geçirmemesi yüzünden paratoner hizmetini görmek için takıldığı ve eski muharebelerinde enseye inen keskin vuruşları…” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 11. § “O zaman genç kadının elektrik çarpmış gibi titre-yen bedenini tedirginlikle bakan gözlerini gördü.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 45. § “Elektrik direğinin dibine işeyen köpeğini çekiştiriyor, “hadi Paşa hadi Paşa gel” diyordu.” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 227. § “Örneğin; küçük bir kasabada elektrik yok, ama yakında bir su var, o sudan elektrik çıkarılabilir.” - Nurullah Ataç, Diyelim Söz Arasında Deneme, 100. § “Çıtır çıtır çatırdayan, adeta elektrikli bir rüzgâr.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 7. 2. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi: § “Küçük bir elektrik ışığı bu satılık saadetin başucunda...”-Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 58. § “Şimdi karşımda Valetta şehir elektrik ziyaları içinde…” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’in Mektupları, 404. § “Memleket umumi bir elektrik şebekesi içine alınır.” -Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 149. § “Ha bu da elektrik-su parası.” -Adalet Ağaoğlu, Toplu Oyunlar (Evcilik Oyunu, Tombala, Çatıdaki Çatlak), 110. § “Başucumda duran elektrik lambalarının kordonuna bağlı armut biçimindeki nesneyi yakaladım.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 72. § “Elektrik idaresinin bize bir garezi olmalıydı ki…” -Elif Şafak, Mahrem, 157. § “Öyleyse müsaade ediniz şu elektrikli çıngırak teline basayım da adamlarım gelsinler ki size para getirsinler.”-Ahmet Midhat Efendi, Hayret, 10. § “Tiyatro, sinema, bar, randevu evi vesikalı ev, balo, salon, sosyete, ünyon, palas, türlü türlü otel, park, çalgılı gazino, elektrik, elektrikli tramvay…” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 327. § “Üç numaranın kapısında durdu ve elektrik düğmesine bastı.”-Peyami Safa, Mahşer, 29. 3. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma: § “Yatakta çabucak doğruldu, elektriği yaktı, yastıkta kan arıyordu.”-Peyami Safa, Bir Akşamdı, 46. § “Akşama doğru elektrikler sönmesin mi?” -Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 16. § “Bu cehennemi bir delikti ve büyük bir elektrik ampülünün yanında bir vantilatör, boş yere, dönüp duruyordu.”-Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 17. § “Paris, nûr-ı zekâ olan elektrik ziyalarıyla, şiirleriyle, hayat-ı maneviyesiyle niçin utarit mâdûnunda bulunsun?” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri II, 37. § “Ayrıca kepengi olmayan bazı vitrinli mağazaların camekanlarındaki eşya, bütün gün üzerlerine serpilen elektrik ziyasından ayrı düşünce, korkulardan büzülürler ve camdan, çarşının tenhalaşmış yolunu görmemek için gözlerini yumarlar.” -Necip Fazıl Kısakürek, Hikâyelerim, 21. § “Yolların ortalarında birer ziya noktası hâlinde uzayıp giden elektrik fanusları, güzergahlara mavi, sevimli ışıklar döküyordu.” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. 13, 64. § “Yanıbaşındaki elektrik armudunun beyaz kemiğine iki defa dokundu.”-Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 14. § “Mektepke kör bir elektrik ışığı altında kimbilir neler çekiyordur.”-Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 324. § “Biz şimdi elektrikler kesilince nasıl oluyorsak…”-Adalet Ağaoğlu, Geçerken, 39. § “Her taraf elektrikle münevver.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’in Mektupları, 39. § “Elektrik ışığı, otomobil sürati, gramafon sesi...”-Peyami Safa, Biz İnsanlar, 156. § “Bir Acem halısı ve tablosuz beyaz duvarlarda salkım salkım elektrik ziyaları.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 66. § “Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında...” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 122. § “Arnavutköyü gazinolarındaki bayraklar inmiş, elektrikler sönmüştü.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 27. § “Usta elektrikten anlamazdı.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 159. § “Bu söz, elektirik düğmesine basmış gibi, herifi yerinden oynattı.” - Ahmet Rasim, Şehir Mektupları, 79. § “Şimdi yemek salonunun tâ köşesinde kırmızı abajurlu elektrik ziyasının penbe gölgesinde...”-Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri I, 289. § “Büyük elektrik ampullerini bu yarım küplerin içine saklamışlar.” -Yavuz Bülent Bâkiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 3. 4. Fiziğin, elektrik olaylarını inceleyen kolu. 5. mecaz Çarpıcılık, cazibe, canlılık: § “Memleketin en büyük davası haline gelen inkılap-irtica münakaşasının bugünkü elektrikli havası içinde...”-Peyami Safa, 20 Asır Avrupa ve Biz, 15.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Cep feneri.

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe elektrik

    İngilizce

    1. electricity. 2. electric, electrical. –– düğmesi electric switch. –– feneri flashlight, Brit. electric torch. –– sayacı electricity meter. –– süpürgesi vacuum cleaner. –– tesisatı electrical wiring (in a building). –– verme electrification. –– yayı elec. arc.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    electric, electrical

  • İngilizce

    (N.)
    electricity, juice

  • İngilizce

    electricity; electric; electrical

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe elektrik

    Almanca

    Elektrik f; Elektrizität f

  • Almanca

    e Elektrizität.

  • Almanca

    Elektrizität [die]

  • Almanca

    Elektrizität

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe elektrik

    Fransızca

    électricité [la]

  • Fransızca

    électricité

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe elektrik

    Azerice

    elektrik

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe elektrik

    Flemenkçe

    elektriciteit; het stroom

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe elektrik

    Lehçe

    elektryczność

Türkçe  Türkçe » Japonca  Japonca
  • Türkçe elektrik

    Japonca

    denki

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe elektrik

    Arnavutça

    elektrik

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe elektrik

    Kazakça

    elektr

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Elektrik

    Türkçe

    elektrik

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice elektrik

    Türkçe

    elektrik

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.