Türkçe » Lehçe
ciężki
Türkçe » Almanca
schwer; bedeutend; schwierig; mühsam; ernst
schwer, hard; langsam; ernst; sachte; kränkend, beleidigend; plump, schwerfällig.
schwer, arg, bedächtig, bitter, grob, hart, massiv, schleppend, schwerverdaulich, schwerwiegend; (hava) dumpf
schwer, hard; langsam; ernst; sachte; kränkend, beleidigend; plump, schwerfällig
Türkçe » Fransızca
lourd/e, grave, lent/e, dur/e, fort/e, long/longue, massif/ive, pesant/e, sérieux/euse, sévère
lourd
Türkçe » Azerice
ağır
Türkçe » Flemenkçe
zwaar
Türkçe » İngilizce
heavy; heavy, difficult, strenuous; dull, stodgy, ponderous; serious, grave, severe, nasty; stuffy, smelly; (söz) offensive, hurtful, cutting, biting; slow, ponderous; (yiyecek) indigestible, rich, stodgy, heavy; thick, viscous; (uyku) deep; valuable, pre
1. heavy; mil. heavy. 2. heavy, difficult (work). 3. serious, difficult (problem). 4. serious, grave (sickness, wound). 5. stuffy, oppressive; smelly. 6. cutting, hurtful, offensive. 7. slow; ponderous. 8. slowly; ponderously. 9. thick, viscous. 10. valuable, precious. 11. indigestible, rich, heavy (food). –– adam 1. man who acts slowly. 2. man who is slow to respond, lazy man. 3. serious-minded man. –– ağır 1. slowly. 2. (to weigh) at the very most. –– aksak very slowly and irregularly. –– almak /ı/ to proceed slowly (with). ––dan almak /ı/ not to show any interest in, appear uninterested in, appear reluctant to do (something). –– basmak 1. to be heavy. 2. to have a strong influence, be influential, have weight. 3. to be important, be given weight, have priority. 4. /ı/ to oppress (as a nightmare). –– canlı lazy, inactive, sluggish. –– ceza a major punishment. –– ceza mahkemesi criminal court for major cases. –– çekmek to be heavy; to show a heavy weight (on a scale). –– davranmak to act slowly, move slowly. –– ezgi, fıstıki makam colloq. slowly, taking one´s time, ponderously. –– gelmek /a/ 1. to offend, hurt, touch (one´s) honor. 2. to seem or be too difficult (for). ––ına gitmek /ın/ to offend, hurt (one´s) feelings. –– hapis cezası imprisonment for five years or more. –– hastalık serious disease. –– ihmal law gross negligence. –– iş hard work. –– işçi slang prostitute, whore. –– işitmek/duymak to be hard of hearing. –– kaçmak (for a joke, remark) to be unkind. –– kanlı 1. slow, inactive, sluggish. 2. repulsive, unattractive. –– kayıp heavy casualties. –– konuşmak to say some hard things, speak harsh words. –– ol. 1. Go slowly. 2. Take it easy./Calm down./Keep your cool. –– oturmak to behave with dignity. –– para cezası law fine. –– sanayi heavy industry. –– sıklet sports heavyweight. –– söz hard word, harsh word; hard words, harsh words. –– su chem. heavy water. –– top big gun, important person, powerful person. –– uyku deep sleep. –– yaralı seriously wounded, gravely injured.
(ADJ.)
heavy, heavyweight, hard, weighty, serious, severe, dignified, slow, dull, not fast, slow-moving, lazy, strong, indigestible, unwholesome, oppressive, repressive, sharp (words), foul (smell), serious-minded, arduo
(ADV.)
badly, seriously, severely, heavily
(N.)
back breaking
Türkçe » Japonca
hidoi, omoi
Türkçe » Arnavutça
1. e rëndë (sëmundje)
agir siklet - peshë e rëndë (boks)
2. i rëndë, që peshon
Türkçe » Kazakça
aqırın
awır
salmaqtı
samarqaw
Türkçe » Türkçe
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Güncel Türkçe Sözlük
Kimya Terimleri Sözlüğü (II)
Tıp Terimleri Kılavuzu
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
sıfat
1 . Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
2 . mecaz Davranışları yavaş olan.
3 . Değeri çok olan, gösterişli:
"Ağır kıyafeti ile muhite uymayan Canan'ın yanında, ne kadar rahat ve sadeydi."- M. C. Kuntay.
4 . Çapı, boyutları büyük.
5 . Çetin, güç:
"Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu."- F. F. Tülbentçi.
6 . Tehlikeli, korkulu, vahim:
"Viyana Üniversitesinde hocalığım sırasında amirim olan profesör ağır hasta idi."- H. Taner.
7 . Sıkıntı veren, bunaltıcı.
8 . Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı:
"Kızmıştım, Keziban'a söylenecek şöyle ağır bir söz arıyordum."- N. Ataç.
9 . Yavaş:
"Cüneyt Bey sözlerini tartıyormuş gibi ağır söylüyordu."- E. İ. Benice.
10 . Ağırbaşlı, ciddi:
"Bu, on dokuz yaşında ufak tefek bir kızdı. Fakat otuz yaşındaki bir insandan daha ağırdı."- H. E. Adıvar.
11 . Keskin, boğucu (koku):
"Bu koku, en hafif rüzgârla burnu kuvvetli bir adama uzaktan kendini hissettirecek kadar ağırdır."- F. R. Atay.
12 . Sindirimi güç (yiyecek).
13 . Yoğun:
"Evin sofasına girer girmez kendisini ağır bir duman karşıladı."- A. Sayar.
14 . Uyanılması güç, derin (uyku).
15 . Kısık, alçak:
"Ağaya pek duyurmak istemeyen ağır bir sesle kulağıma eğildi."- O. C. Kaygılı.
16 . Güç işiten, sağır.
17 . spor Ağır sıklet.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
(bir işi) ağır almakBirleşik Sözler
ağır ağırTürkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Divanü Lügatit-Türk
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Azerice » Türkçe
ağır
Fransızca » Türkçe
iş görmek, hareket etmek; davranmak; etkilemek; etken olmak; dava açmak
NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.
"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.
Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.
Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.