Bar ne demek? Bar nedir? Bar anlamı - nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      Bar

      Türkçe

      Hukuk Terimleri


      Yük, külfet.

    • Türkçe

      bar

      Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      var, mevcut

    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      büyük

    • Türkçe

      Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


      Doğu Anadolu halk danslarına verilen ad. Erlik, yiğitlik simgesi olarak görülen bir danstır.

    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (I) a. Anadolunun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu: ?Bahçesi var, bağı var, ayvası var, narı var / Atamızdan yâdigâr bizde ata barı var? -Halk türküsü.

    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (II) a. 1. Danslı, içkili eğlence yeri: ?Barın kapısından bir adam fırladı.? -A. İlhan. 2. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri: ?Barlarda, gazinolarda millî dilin konuşulduğunu pek işitmezdiniz.? -O. S. Orhon. 3. Amerikan bar: ?Barda, yan yana oturuyor, içiyoruz.? -R. H. Karay.

    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (III) a. Hava basıncı birimi.

    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (IV) a. hlk. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas.

    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (V) a. sp. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk.

    • Türkçe

      Kimya Terimleri Sözlüğü (II)


      C.G.S. sisteminde basınç birimi, 1bar = 1 din/cm²= 0,100 Pa.

    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (bir basınç birimi) (fizik)

    • Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      Kir, pas.

    • Türkçe

      Tiyatro Terimleri Sözlüğü


      (T.K.O.): Doğu Anadolu danslarına verilen ad.

    • Türkçe

      Tiyatro Terimleri Sözlüğü


      1. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. 2. Bir Türk halk dansı çeşidi.

    • Türkçe

      Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


      1. Danslı, içkili eğlence yeri:§ ?... asri bir bar anlaşılır şeylerdir...? -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 48. § ?Buralarda açık dükkân olsa, gazino olsa, bar olsa da size kondonruj şampanyalar ikram etsem.? -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 54. § ?Geceleri Beyoğlu, ışıklı ilanları, bar kapılarıyla daha sahte, daha yapmacık, büyük Avrupa şehirlerine daha özentilidir.? -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 51. § ?Günümüzün destan anlatıcısı ne İbrahim Tatlıses, ne de minarelerin yükselticilerinden barları, içkili gazinoları basan ezan sesidir? -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 33. § ?Tiyatro, sinema, bar, randevu evi, vesikalı ev, balo, salon sosyete?? -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 327. § ?Gece barda şaçları dağınık kirli bir kopuk, hayır diyorum ?erkeğim?.? -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 281. 2. Ayak üstü içki içilen eğlence yeri:§ ?Barın bir köşesinde kırmızı bir ışık yandı ve piyanoda evvela süratli bir gam, sonra Beethoven?in sanatlarından birini andıran serseri motifler dolaştı.? -Peyami Safa, Yalnızız, 13. 3. Bir salonda içki içmek için hazırlanmış köşe.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Sirke, pekmez v.b. sulu yiyeceklerin üzerindeki köpük, küf, mantar. 2. Pas, oksitlenme, sürahi, çaydanlık ve bardakta meydana gelen tortu, kireç. 3. Ateşten, miğde bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde hasıl olan acılık, sarı tortu, pas. 4. Tükrük, salya. 5. Yapışkan olan her hangi bir madde: Biraz bar olsa şunu yapıştırırım.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. El ele tutuşarak, halka şeklinde oynanan bir millî oyun. 2. Deniz turu.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Meyve ağaçları ve sebzelerin çiçekleri. 2. Fasulye, bezelye gibi bitki tohumlarının yeşil kabuğu. 3.bk. barı (I)-1.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Av: Tavşan barına gidelim.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Değersiz, kötü, adi, sefil, pis, berbat.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ağır yük.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kir.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yük

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kir, pas.

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bar, oyun

    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      Bahçe çiti. (Başkışla *Karaman -Konya)

    • Türkçe

      bâr

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Göğüs

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kir, toz toprak

    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bağır, göğüs

    • Türkçe

      Osmanlıca


      yük, pas.

    • Türkçe

      Osmanlıca


      f. Ek olup "saçan, yağdıran, döken, ışık veren" gibi mânâda kelimeler teşkil edilir. Meselâ: Ateşbâr : Ateş saçan. Ateş yağdıran

    • Türkçe

      Bâr

      Türkçe

      Osmanlıca


      "f. Ek olup ""saçan, yağdıran, döken, ışık veren"" gibi mânâda kelimeler teşkil edilir. Meselâ: Ateşbâr : Ateş saçan. Ateş yağdıran.

Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      bar

      İngilizce

      virgule, slash, stroke.

    • İngilizce

      (N.)
      bar, pub, cafe, alehouse, tavern, dram shop, gin mill, grogshop, public house, saloon, shebang, tap, taproom, public, shebeen

    • İngilizce

      bar, saloon

Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      bar

      Almanca

      e Bar, e Trinkstube, r Schanktisch.

    • Almanca

      Ausschank [der], Bar [die], Belag [der]

    • Almanca

      Bar, Trinkstube, Schanktisch

Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      bar

      Fransızca

      bar [le]

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      bar

      Flemenkçe

      bar

Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      bar

      Japonca

      baa

Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      bar

      Arnavutça

      bar

Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      bar

      Kazakça

      bar

İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      bar

      İngilizce

      n. rod; latch, bolt; partition; barrier; pub, tavern; counter; restriction; examination to enter the organization which authorizes lawyers and oversees the law profession; lawyers collectively

    • İngilizce

      v. lock, barricade

    • İngilizce

      prep. with the exception of

İngilizce  İngilizce » Türkçe Türkçe
    • İngilizce

      bar

      Türkçe

      (N.)
      [bɑː]
      demir çubuk, parmaklık; avukatlar, avukatlık; sürgü, bariyer, engel; kalıp; ışın, bar, meyhane, baro; yargı, levrek, çizgi

    • Türkçe

      (Prep.)
      [bɑː]
      hariç, den başka, saymazsak

    • Türkçe

      (V.)
      [bɑː]
      sürgülemek, hapsetmek, parmaklıkla çevirmek, parmaklık takmak; önünü kesmek, engellemek, menetmek, yasaklamak; katmamak, saymamak, hoşlanmamak; çizgi yapmak

    • Türkçe

      i. 1. çubuk, sırık. 2. engel. 3. bar (içki içilen yer). 4. huk. baro. 5. su içindeki kum seti. 6. müz. ölçü çizgisi. f. (--red, --ring) 1. sürgülemek. 2. engel olmak. 3. sokmamak, almamak. edat -den başka, hariç.

    • Türkçe

      demir ya da tahta parmaklik; engel, bariyer; sirik, çubuk; kalip, parça; ince isik demeti; üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar; bar, parmakliklarla örtmek, kapatmak; hapsetmek, kapatmak ya da disarida birakmak; engellemek, kisitlamak; izin vermeme

    • Türkçe

      bar,çubuk

    • Türkçe

      bar

    • Türkçe

      Bilgisayar/Elektronik Terimleri


      çubuk

    • Türkçe

      baro

    • Türkçe

      bariyer

    • Türkçe

      çizgi

    • Türkçe

      demir çubuk

    • Türkçe

      -den başka

    • Türkçe

      engel

    • Türkçe

      engellemek

    • Türkçe

      hapsetmek

    • Türkçe

      hariç

    • Türkçe

      hoşlanmamak

    • Türkçe

      ışın

    • Türkçe

      kalıp

    • Türkçe

      katmamak

    • Türkçe

      menetmek

    • Türkçe

      meyhane

    • Türkçe

      önünü kesmek

    • Türkçe

      parmaklık takmak

    • Türkçe

      parmaklık

    • Türkçe

      parmaklıkla çevirmek

    • Türkçe

      saymamak

    • Türkçe

      sürgü

    • Türkçe

      sürgülemek

    • Türkçe

      yargı

    • Türkçe

      yasaklamak

    • İngilizce

      Bar

      Türkçe

      Mühendislik Terimleri


      Çubuk

Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      Bar

      Türkçe

      bar

    • Türkçe

      [die] bar

    • Almanca

      bar

      Türkçe

      çıplak; peşin para

    • Türkçe

      {ba:r} çıplak, yalın; peşin .

    • Türkçe

      çıplak, açık, örtüsüz; yoksun, mahrum; sırf, saf, hakiki

    • Türkçe

      l. ciplak, uryan, yalin, acik 2. (e-r S.) mahrum, häli, ari 3. (offensichtlich) asikär, bedih!, saf, hakiki, sirf 4. (Geld) efektif; nakdt para; Adv. nakden, kontan 5. (in bar, im voraus) pesin; ~ bezahlt tirnak dibinde; ~ bezahlen para meydan görmek; Die Strafe mußte er gleich ~ bezahlen. Kssilen para cezasini tikir tikir ödettiler. -er Unsinn sacma sapan; aller Gerechtigkeit ~ insaftan behresiz; insaf kapisina ugramamis; insaf kapisini calmamis; alter menschlichen Gefühle ~ bütiin insanlik hislerinden mahrum; et. für -e Münze nehmen fig. yalan yutmak; safiyane inanmak; gegen ~ pesinen

    • Türkçe

      (ba:r)
      çıplak, yalın; peşin

    • Almanca

      Bär

      Türkçe

      ayı

    • Türkçe

      s {ba:r} e bar .

    • Türkçe

      [der] ayı, kocaoğlan

    • Türkçe

      m l. so. ayi; hum.: kocaoglan; daglann senligi; dag-lann gelin anasi 2. techn. (Ramm0) sahmerdan; Großer ~ astr. Büyükayi, Dübbüekber, Yedi Kardesler; Kleiner ~ astr. Kücükayi, Dübbüasgar;J-m e—n -en aufbinden b—ne yalan yutturmak; b-ni tiras etm.; sich e-n -en aufbinden lassen yalan yutmak; wer anderen e-n -en aufbinden will yutturmaci; ungeleckter ~ flg. dag ayisi; orman kiban; das Fell des -en verkaufen, bevor man den -en hat suda balik satmak; dereyi gormeden pacayi sivamak

    • Türkçe

      (en.) (r.) ) (ber)
      ayı

Fransızca  Fransızca » Türkçe Türkçe
    • Fransızca

      bar

      Türkçe

      [le] bar; levrek

İspanyolca  İspanyolca » Türkçe Türkçe
    • İspanyolca

      bar

      Türkçe

      çubuğu

    • Türkçe

      bar

Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      bar

      Türkçe

      bar

    • Türkçe

      bütün

    • Türkçe

      haiz

    • Türkçe

      mevcut

    • Türkçe

      paviyon

    • Türkçe

      tüm

    • Türkçe

      var

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.