Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe balkon

    Fransızca

    balcon [le]

  • Fransızca

    balcon

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe balkon

    Kazakça

    balkon

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe balkon

    Arnavutça

    ballkon

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe balkon

    Yunanca

    (το) μπαλκόνι

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe balkon

    Flemenkçe

    het balkon

Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe balkon

    Türkçe

    isim Fransızca balcon
     
    1 .    Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü:
           "Geçen gün bahçeye balkondan atlamak suretiyle inmiş."- M. Ş. Esendal.  
    2 .    Tiyatro ve sinema gibi büyük salonlarda asma kat.

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    (< Fr. balcon) balkon

  • Türkçe

    Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


    1. Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü: § “Çamaşır serili balkonlarıyla harap ve bitmeyecek korkusunu verecek kadar uzun beyaz aydınlıkta uzanıyordu.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 64. § “Arka balkona kendisi çıkıyor.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 119. § “Amcanız burada, benim yanımdadır; artık balkondan görmüyor.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 88. § “balkon. Açık şehnişin, cumba.” -Ahmet Vefik Paşa, Lehçe-i Osmani. §“Bize şöyle ikinci katta, balkonlu bir oda, emrini verdi.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 22. § “Madam Hamparson balkon üzerindeki sedire uzanıp resmi dahi bir kanepe üzerine oturarak alelade musahebeye başladılar.” -Ahmet Midhat Efendi, Karnaval, 98. § “Biraz da kaynanası ve görümceleriyle balkonda oturduktan sonra ortalıktan el ayak çekilmiş.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 110. § “Mutfağın küçük balkonundan, Paris’e doğru, yan yana eğilmişlerdi.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 181. § “Arkamda açık duran balkon kapısından hafif bir rüzgâr giriyor, salona ıhlamur ve gül kokusu getiriyordu.” -Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, 21. § “Bir haziran sabahı eski köşkünün balkonunda oturuyordun.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 38. § “Ekser, günler, Endülüsün sokaklarını, balkonlarını, köylerini nağmesaz eden şarkılar...” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri II, 75. § “…yük arabaları saat üç, üç buçukta büyük gümbürtülerle evlerin camlarını titreterek, balkonlarını sarsarak kaldırımları parçalayarak geçerler.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 302. § “Ve evlerin bahçelerinde, balkonlarında, pencerelerinde...” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 20. § “Kuş onu yukarı katın balkonundan bırakalı üç saat oluyor.” -Necip Fazıl Kısakürek, Sabır Taşı, 143. § “Konu komşu balkonlara, pencerelere üşüşmüş…” -Elif Şafak, Mahrem, 10. § “Göğün puslu balkonunda…” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 45. § “Apartman, kıraat dersi, ziyafet, balkon, postacı...” -Peyami Safa, Mahşer, 231. § “Bahçe kapısını kapattıktan sonra gürültünün ve ağaçların öte tarafında onları gördüm, balkonun küçük soluk lambası altında.” -Orhan Pamuk, Sessiz Ev, 175. § “Ümitsiz bir savunma çabasıyla içeriye döndüğü, balkonun kapılarını kapatmaya uğraştığı sırada belkemiğini meydana getiren omurlarının, eklem eklem birbirinden ayrıldıkları, iskelet takırtılarıyla dört bir tarafa dökülüp saçıldıkları kaygısına düşüyor.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 399. 2. Tiyatro ve sinema gibi büyük salonlarda asma kat.

  • Türkçe

    Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


    Sinema Sinemalarda salonun dip yanında yer alan, yüksekçe ve ileriye doğru çıkıntılı bölüm.

  • Türkçe

    Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü


    (Mimarlık) Giriş katı üstündeki katlarda, yapı bedeni içinde ya da dışarı bir çıkıntı olarak yapılan, önü açık bölüm. Cumbanın önü açık olanı. a. bk. cumba, şahniş, hayat, sergâh.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü, ayazlık: “Eve girer girmez balkona çıktım.” -E. Şafak. 2. Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat. 3. argo Vücudun göğüs veya göbek bölümü.

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe balkon

    Almanca

    Balkon, Gebäudevorbau, Veranda; Rang (sinemada)

  • Almanca

    Balkon [der], Erker [der]; Rang [der]

  • Almanca

    r Balkon, r Gebäudevorbau, e Veranda; r Rang (sinemada).

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe balkon

    İngilizce

    balcony; (tiyatro vb'de) circle, balcony; boob, tit, titty

  • İngilizce

    (N.)
    balcony, terrace, porch; gazebo

  • İngilizce

    1. balcony. 2. porch.

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça balkon

    Türkçe

    balkon

Almanca  Almanca » Türkçe  Türkçe
  • Almanca Balkon

    Türkçe

    (e.) (r.) (bal'kon)
    balkon

  • Türkçe

    m balkon -zimmer n balkonlu oda

  • Türkçe

    [der] balkon

  • Türkçe

    e {bal'kon} r balkon .

  • Türkçe

    balkon

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.