tam ne demek? tam nedir? tam anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      tam

      Türkçe

      sıfat Arapça tamm
       
      1 .    Eksiksiz, kesintisiz:
             "Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım."- A. Gündüz.  
      2 .    Bütün, tüm.  
      3 .  mecaz  Gerçek, ehliyetli, yetkin, kusursuz:
             "Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü."- O. S. Orhon.  
      4 .  zarf  (zaman ve yer için) Anlamı kesinleştirir:
             "Bohçasını aldı, tam çıkacaktı..."- Ö. Seyfettin.  
      5 .  zarf  Uygun olarak, tıpkı, aynı.  
      6 .  zarf  Sırasında, anında:
             "Tam mağazaya gireceğim zaman arkamdan bir ses geldi."- Ö. Seyfettin.
             "Tam bu sırada bir helikopter geçti üzerimizden."- H. Taner.  
      7 .  argo söz  Amerikan doları.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      tam adamına çatmak
      tam adamını bulmak (veya tam adamına düşmek)
      tam gelmek
      tam maaşla tekaüt (veya emekli)
      tam üstüne basmak  

      Birleşik Sözler

      tam açı
      tam algı
      tam asalak
      tam bakım
      tam bilet
      tam bölen
      tam gaz
      tam gün
      tam kafiye
      tam mesai
      tam otomatik
      tam pansiyon
      tam sayı
      tam siper
      tam tamına
      tam tarife
      tam yol
      tamı tamına    
    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


      bk. tamamlanmış
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      duvar, dam, kale
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      sf. 1. Eksiksiz, kesintisiz: ?Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım.? -A. Gündüz. 2. Bütün, tüm. 3. En elverişli, en uygun. 4. zf. Tıpkı: Tam istediğim gibi davrandın. 5. zf. O sırada, o anda: Tam mağazaya girecekken arkadaşım çağırdı. 6. mec. Gerçek, kusursuz: ?Reşit Galip tam bir idealist gibi öldü.? -O. S. Orhon. 7. mec. Ehliyetli, yetkin. 8. argo Amerikan doları.
    • Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      bk. dam.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1.Ahır. 2.Yapıların üst bölümü, dam. 3.Toprak tabanlı, tek katlı ev, köy evi: Bu köyün tamları seyrektir. 4.Büyük, boş, ışıksız oda. 5.Baca.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kalaylanmış dövme bakır.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Hayvanların barındıkları ve yemlerinin konulduğu yer: Koyun tamda doğurmuş. 2. Toprak dam.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Ağır. 2. Yük.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      (< Ar. tâmm) tam
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      (< Ar. tamâm) tamam
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Oda, küçük yapı
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ahır
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Aynıyla, ne ileri ne geri, tam// tam tekmil: eksiksiz olarak
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      ( < ET tam) Dam, kümes
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      tam

      İngilizce

      1. whole, full; complete, perfect: tam ekmek a whole loaf of bread. tam maaş full salary. tam iki kilo a full two kilos. tam yetki full authority/full power. tam istihdam full employment. tam üye full member. tam pansiyon full pension/full room and board. tam bir Fransız a Frenchman through and through. tam bir ziyafet a real banquet. tam bir rezalet an out-and-out disgrace. 2. exactly; right; immediately; precisely; just: Orada tam yedi yıl çalıştı. He worked there for exactly seven years. Tam zamanında geldin. You´ve come right on time. Tam karşımda oturuyordu. She was sitting immediately opposite me. şimdi tam sırası! Now´s just the right time! Tam istediğiniz gibi yaptım. I did it just as you wanted me to. 3. fully, completely: tam teşekküllü bir hastane a fully equipped hospital. Görevini tam yapmanı istiyorum. I want you to carry out your duty to the full. –– açı geom. perigon. –– adamını bulmak to choose just the right person for the job. –– adamına düşmek for either the best or the worst person possible to fall to one´s lot. –– bölen math. factor. –– çiçek bot. perfect flower, monoclinous flower. –– gelmek (for something) to be a perfect fit. –– gölge astr. umbra. –– maaşla tekaüt jocular (someone) who´s got it easy (because he has a well-paid sinecure). ––/––ı tamına completely; in full. –– teçhizat 1. mil. all the gear ordinarily issued to a soldier. 2. all the equipment needed to do a job. –– teçhizat gelmek to come bringing all the necessary gear; to come fully equipped. –– tertip thoroughly. –– tutulma astr. total eclipse. –– üstüne basmak 1. to hit the nail right on the head. 2. to find just what one has been looking for. –– vaktinde/zamanında 1. right on time, right on the dot. 2. at just the right moment. –– yol/yolla at full speed, at top speed, as fast as it/he/she can go.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      complete, full, whole, entire, just, exact, precise, perfect, integral, absolute, accurate, true, trueborn, very, accomplished, all out, blank, clear, consummate, correct, dead, downright, engrained, even, factual
    • İngilizce

      (ADV.)
      exactly, fully, right, precisely, very, the very, at the time, just, bang, bang on, according to Cocker, desperately, due, even, out and out, plunk, prompt, rightdown, sharp, slap bang, slick, stark, straight, to a T
    • İngilizce

      (Pref.)
      holo
    • İngilizce

      complete, entire, whole; exact, precise, perfect; prompt, sharp; just, very; completely, exactly, precisely, bang
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      tam

      Almanca

      ganz; genau; komplett; präsize; voll; völlig; vollständig
    • Almanca

      ganz, voll; genau, gerade.
    • Almanca

      voll, ganz, genau, durchschlagend, eben, exakt, gerade, komplett, lückenlos, präzis, pur, restlos, vollständig, völlig
    • Almanca

      ganz, voll; genau, gerade
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      tam

      Fransızca

      complet/ète, entier/ière, total/e, sonné/e, (saat) sonnant/e, accompli/e, adéquat/te, exact/e, parfait/e
    • Fransızca

      complet, juste
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      tam

      Azerice

      tam
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      tam

      Lehçe

      akurat
    • Lehçe

      całkowity
    • Lehçe

      celny
    • Lehçe

      dokładny
    • Lehçe

      doskonały
    • Lehçe

      kompletny
    • Lehçe

      pełnia
    • Lehçe

      pełny
    • Lehçe

      słuszny
    • Lehçe

      sprawiedliwy
    • Lehçe

      ścisły
    • Lehçe

      trafny
    • Lehçe

      właśnie
    • Lehçe

      zupełny
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      tam

      Japonca

      choodo
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      tam

      Kazakça

      bütin
    • Kazakça

      däl
    • Kazakça

      nağız
    • Kazakça

      naq
    • Kazakça

      naqtı
    • Kazakça

      şaq
    • Kazakça

      tap
    • Kazakça

      tolıq
    • Kazakça

      tügel
İngilizce  İngilizce » Türkçe Türkçe
    • İngilizce

      tam

      Türkçe

      iskoç beresi
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      tam

      Türkçe

      tam
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      tam

      Türkçe

      çatı
    • Türkçe

      dam
    • Türkçe

      ev

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..