söz ne demek? söz nedir? söz anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      söz

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelâm, kavil:
             "Adam, hiç fena adam değildi. Söz ve hareketleri gayet derli toplu idi."- R. N. Güntekin.
             "Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir."- Atasözü.  
      2 .    Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.  
      3 .    Bir konuyu yazılı olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi:
             "Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde."- B. R. Eyuboğlu.  
      4 .    Kesinlik kazanmayan haber, söylenti.  
      5 .    Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme.  
      6 .    Müzik parçalarının yazılı metni, güfte.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      (bir şeyden) söz açmak
      söz almak
      söz anlayan beri gelsin
      söz arasında
      söz atmak
      söz ayağa düşmek
      söz bir, Allah bir
      söz çıkmak
      sözde kalmak
      söz dinlemek (veya söz tutmak)
      söz düşürmek
      söze atılmak
      söze başlamak
      söze karışmak
      söze son vermek
      (bir şeyden) söz etmek
      (bir şeyi) söz etmek
      söze yatmak
      (birine) söz geçirmek
      (birine) söz gelmek
      (birine) söz getirmek
      söz götürmek
      söz götürmez
      söz gümüşse sükût altındır
      söz kaldırmamak
      söz kesmek
      söz konusu olmak (veya söz konusu etmek)
      söz olmak
      söz sahibi olmak
      söz sırası
      söz sözü açmak
      söz tutmak
      sözü açılmak
      sözü ağzına tıkamak
      sözü ağzında bırakmak (veya sözü ağzından almak)
      sözü ağzında kalmak
      sözü bağlamak
      sözü çevirmek
      sözü dağıtmak
      sözü edilmek
      sözü geçmek
      sözü kesmek
      sözü mü olur?
      sözüm yabana (veya sözüm meclisten dışarı)
      sözün ardı boşa çıkmak
      sözünde durmak
      sözünden çıkmamak
      sözünden dönmek
      (bir kimsenin) sözüne gelmek
      sözünü bilmez
      sözünü esirgememek (veya sakınmamak)
      sözünü geri almak
      sözünü kesmek
      sözünün eri olmak
      (birinin) sözünü tutmak
      (kendi) sözünü tutmak
      sözünü (veya sözünüzü) balla kestim (veya kesiyorum)
      sözü sohbeti yerinde
      sözü tartmak
      sözü uzatmak
      sözü (veya lâfı) ağzında gevelemek
      söz vermek
      söz (veya lâf) altında kalmamak
      söz (veya lâf) aramızda
      (birine) söz (veya lâf) düşmemek
      söz (veya lâf) işitmek
      söz yok!

      Birleşik Sözler

      söz başı
      söz birliği
      söz bölüğü
      söz bölükleri
      söz cambazı
      söz cambazlığı
      söz dağarcığı
      söz dalaşı
      söz dizimi
      söz dizimsel
      söz düellosu
      söz ebesi
      söz ehli
      söz gelimi
      söz gelişi
      söz gösterisi
      söz karışıklığı
      söz kesimi
      söz konusu
      söz meydanı
      söz misali
      söz rüşveti
      söz sahibi
      söz temsili
      söz ustası
      sözüm ona
      sözün kısası
      sözüne sahip
      söz varlığı
      söz yarışı
      söz yazarı
      söz yitimi
      söz zinciri      
    • Türkçe

      Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü


      Sözcük veya sözcük dizisi.
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      söz
    • Türkçe

      Gramer Terimleri Sözlüğü


      Bir maksadı anlatmak üzere söylenen kelime veya kelimelerden oluşan dizi; toplumsal bir kurum olan dilin kişi tarafından özel olarak kullanılması.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. 2. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük. 3. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi: ?Yer yer birçok türküde rastladığımız beylik sözler de vardı içinde.? -B. R. Eyuboğlu. 4. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti: Ortalıkta bir söz dolaşıyor. 5. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme: O, sözünde duran bir adamdır. 6. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte: Şarkının sözleri çok anlamlı.
    • Türkçe

      Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


      Sinema/TV. Söyleşmelerde ya da söyleşmeler dışında kullanılan her çeşit sözcükten oluşan ses.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu


      Azerbaycan Türkçesi: söz ~ nitğ; Türkmen Türkçesi: sözleyiş; Gagauz Türkçesi: söz; Özbek Türkçesi: nutq; Uygur Türkçesi: nutuq; Tatar Türkçesi: söyläm ~ söyläü; Başkurt Türkçesi: telmär; Kmk: söylew; Krç.-Malk.: sözsöleşiw; Nogay Türkçesi: söylew; Kazak Türkçesi: söz; Kırgız Türkçesi: süylöö ~ reç; Alt:: kuuçın-ermek;Hakas Türkçesi: çooh; Tuva Türkçesi: çugaa; Şor Türkçesi: çook; Rusça: reç
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < ET söz: söz; dedikodu. || soz || söz kesmek: kararlaştırmak || söz olmak: dedikodu çıkmak || söz döşüren: makine bk. teyib
    • Türkçe

      Yazın Terimleri Sözlüğü


      Eksiksiz ve kesin anlamlı tümce: "Çiçek açmıştır" tümcesinde birinci sözcük özne, ikinci sözcük yüklemdir. Sözün birçok çeşitleri vardır:. 1. yalın söz: [es. t. kelâm-ı basit]: Gelişigüzel söylenilen, yazılan söz. 2. yüksek söz: [es. t. kelâm-ı âli] Yüce bir konunun soylu düşünce, engin imge, derin duyguların sağlam ve içtenlikle anlatımı. 3. ılımlı söz: [es. t. kelâm-t makbul] Orta değerde anlatım. 4. tatlı söz: [es. t. kelâm-t latif] İnce süzcüklerle gönül açan anlatım. 5. kunt söz: [es. t. kelâm-ı metin] Anlamı iyice kavramış, tam yerine oturmuş sözcüklerden kurulmuş söz.
    • Türkçe

      soz

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ağır, yavaş, hızı geçmiş.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Söz.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      söz

      İngilizce

      1. remark, utterance; expression; statement; word. 2. promise. 3. rumor. ––ü açılmak to be brought up in conversation, be mentioned, be spoken of. –– açmak /dan/ to bring (something) up in conversation. ––ü ağzında bırakmak /ın/ not to let (someone) finish what he´s saying. ––ü ağzına tıkamak /ın/ to squelch, silence. –– ağzından dirhemle çıkmak to be very taciturn, be very sparing in one´s speech. ––ü ağzında gevelemek not to come to the point, to beat around the bush. –– almak 1. to start to talk (after obtaining permission). 2. /dan/ to get a promise out of (someone). –– altında kalmamak to give as good as one gets (in an argument). –– anlamak to understand what one is told and act on it. –– anlamaz (someone) who refuses to understand what´s told him, who won´t listen to reason. –– anlayan beri gelsin. colloq. None of you understand me. –– aramızda .... Between you and me./Don´t tell anyone else. –– arasında in the course of the conversation. –– atmak /a/ 1. to make a rude remark about (someone) within his hearing. 2. to make an improper innuendo or suggestion to (a woman), proposition. ––e atılmak to enter a conversation suddenly, suddenly to come forth with some remarks. –– ayağa düşmek for a matter to be talked about by people who have no right to do so. ––ü bağlamak to conclude one´s remarks. ––ünü/––ünüzü balla kestim. colloq. Excuse me for interrupting you. ––ünü bilmek to speak tactfully. ––ünü bilmez tactless. –– bir, Allah bir. You can rely on me completely; I am a man of my word. –– bir etmek to unite with others (against someone or something). –– birliği etmek (for people) to agree beforehand as to what they will say or do; to agree to tell the same story or act in the same way. ––e boğmak /ı/ to drown (a subject) in a flood of words. ––ü çevirmek to change the subject. –– çıkmak for a piece of news to be going around/be bruited about. ––ünden çıkmamak /ın/ never to think of bucking (someone), never to think of going against (someone´s) wishes or orders. ––ü çiğnemek to beat around the bush. –– dağarcığı vocabulary. –– dinlemek to heed what one is told, follow advice. ––ünden dönmek to go back on one´s word. ––ünde durmak to keep one´s word. –– düşmemek /a/ to have no right to voice an opinion. –– ebesi 1. garrulous, talkative. 2. quick at repartee. –– ehli eloquent (person). –– eri 1. eloquent (person). 2. (someone) who knows how to talk people into doing what he wants. ––ünün eri man of his word; woman of her word. ––ünü esirgememek to be very plainspoken, not to mince words, to call a spade a spade. –– etmek /dan/ to talk about (someone, something). ––ünü etmek /ın/ to talk about (something). ––ü geçen the aforementioned, the aforesaid (person, thing). –– geçirmek /a/ to make (someone) do what one says. ––ü geçmek 1. to be influential. 2. to be mentioned, be spoken of. –– gelmek /a/ to be the object of criticism, be criticized. ––üne gelmek /ın/ to come round to (someone´s) point of view, finally to agree that (someone) is right. ––ünü geri almak 1. to take back what one has said (apologetically). 2. to withdraw one´s promise. –– getirmek /a/ to cause unfavorable comments to be made about. ––ü (bir şeye) getirmek to say (something) indirectly, say (something) in so many words. –– götürmez beyond doubt, indisputable. –– gümüşse sükût altındır. proverb Speech is silver, but silence is golden. –– işitmek to get a dressing down. –– kaldırmamak to be quick to retort to a slighting or insulting remark. ––de kalmak not to be carried out, not to be realized. –– kavafı garrulous, (someone) who´s a chatterbox. –– kesmek /a/ (for the bride´s family) to agree to give (their daughter) in marriage. ––ü kesmek to stop speaking in midsentence. ––ünü kesmek /ın/ to interrupt (someone who is speaking). ––ün kısası .... in short .../the long and the short of it is that .... –– konusu 1. person or thing being talked of. 2. (person, thing) being talked of, under consideration. –– konusu etmek /ı/ to discuss. –– konusu olma
    • İngilizce

      (ADJ.)
      wordy
    • İngilizce

      (int.)
      upon my word
    • İngilizce

      (N.)
      word, say, saying, expression, talk, term, verbalism, promise, faith, commitment, committal, statement, assurance, engagement, pledge, plight, sentence, spiel, vocable, voice
    • İngilizce

      word, remark; speech, talk; saying; rumour, gossip; promise, assurance, commitment; engagement
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      söz

      Almanca

      mit sich redenlassen.
    • Almanca

      Wort [das], Ausspruch [der], Bemerkung [die], Rede [die], Versprechen [das], Zusage [die]
    • Almanca

      Wort
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      söz

      Fransızca

      mot [le], parole [la], propos [le], discours [le], parlé [le], verbe [le]
    • Fransızca

      mot, parole
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      söz

      Azerice

      söz
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      söz

      Lehçe

      mowa
    • Lehçe

      słowo
    • Lehçe

      wyraz
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      söz

      Yunanca

      (ο) λόγος
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      söz

      Japonca

      yakusoku
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      söz

      Arnavutça

      fjalë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      söz

      Kazakça

      söz
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      söz

      Türkçe

      söz
    • Türkçe

      kelime
    • Türkçe

      sözcük
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      söz

      Türkçe

      kelime
    • Türkçe

      konuşma
    • Türkçe

      lâfız
    • Türkçe

      nutuk
    • Türkçe

      rivayet
    • Türkçe

      söylenti
    • Türkçe

      söylev
    • Türkçe

      söz
    • Türkçe

      sözcük
    • Türkçe

      şayia
    • Türkçe

      tevatür

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..