oyun ne demek? oyun nedir? oyun anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      oyun

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Vakit geçirmeye yarayan, belli kuralları olan eğlence.  
      2 .    Kumar:
             "Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar."- P. Safa.  
      3 .    Şaşkınlık uyandırıcı hüner.  
      4 .    Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.  
      5 .    Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü:
             "Büyük annem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor."- H. E. Adıvar.  
      6 .    Sahne veya mikrofonda oynamak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.  
      7 .    Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.  
      8 .    Hile, düzen, desise, entrika:
             "Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir."- H. Taner.  
      9 .   spor  (güreşte) Hasmını yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.  
      10 .   spor  (teniste) Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      oyuna çıkmak
      oyuna gelmek
      oyuna getirmek
      oyuna kurban gitmek
      oyun almak
      oyun bağlamak
      oyun bozmak
      oyun çıkarmak
      (birine) oyun etmek
      oyun kurmak
      oyun oynamak
      oyunu almak
      oyun vermek
      oyun yapmak  

      Birleşik Sözler

      oyun alanı
      oyunbaz
      oyunbozan
      oyun ebesi
      oyun havası
      oyun kâğıdı
      oyun kurucu
      oyun masası
      oyun sahası
      oyun salonu
      oyun yazarı
      oyun yazarlığı
    • Türkçe

      Alantopu Terimleri Sözlüğü


      Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. Yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer.
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      oyun, yarış
    • Türkçe

      Eğitim Terimleri Sözlüğü


      Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik.
    • Türkçe

      Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


      1. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. 2. Oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı.
    • Türkçe

      Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


      Oynama üzere yazılmış tiyatro yapıtı.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence: Tenis, tavla, dama, çelik çomak, bale oyundur. 2. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. 3. Müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü: Zeybek oyunu. 4. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. 5. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma: Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları. 6. Şaşkınlık uyandırıcı hüner: Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu. 7. Kumar: ?Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar.? -P. Safa. 8. sp. Güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. 9. sp. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. 10. mec. Hile, düzen, desise, entrika: ?Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir.? -H. Taner.
    • Türkçe

      Güreş Terimleri Sözlüğü


      Güreşçinin alıştırmalar sonunda kazandığı bedensel güç ve teknik yeteneklerini kapsayan, karşı güreşçiyi yenmek için uyguladığı, kuralları belli eylem.
    • Türkçe

      Halkbilim Terimleri Sözlüğü


      Kökeninde ve gelişiminde, tarihsel, toplumsal, ekonomik vb. etkenlerden bazılarını taşıyan, kadın erkek bir arada ya da ayrı ayrı, tek tek ya da topluca, genellikle müzik eşliğinde yapılan uyumlu vücut devinimlerinden oluşan evrensel halk kültürü ürünü. bk. halk kültürü, evlenme oyunu, ölüm oyunu, erlik oyunu, erginlik oyunu.
    • Türkçe

      Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


      Sinema/TV. 1. Oyunluktaki belli bir kimseyi canlandırma işi. 2. Bu işin yapılış biçimi.
    • Türkçe

      Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü


      bk. televizyon oyunu
    • Türkçe

      Tiyatro Terimleri Sözlüğü


      1. Tiyatro gösterisi. 2. Oynanmak üzere yazılmış yapıt. 3. Bir sahne sanatçısının oyunu.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Öğün, kez (yemek için).
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Zaman, vakit.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ozan.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yoğurt.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Zaman, öğün.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Övün; kere; kez; defa. || bir oyun: bir defasında || her oyun: her defasında || oyun tayın tanımamak: varlı vakitsiz yiyip içmek
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Hile
    • Türkçe

      Yazın Terimleri Sözlüğü


      Sahnede oynanmak üzere yaratılmış yazın yapıtı.
    • Türkçe

      oyûn

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Oysa
    • Türkçe

      öyün

      Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      1. Belli yemek zamanında yenen şey, yemek. 2. Zaman, vakıt.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Yemek : Öyün pişti mi? 2. Pilav. 3. Bir kezde yenen yemek. 4. Sabah ve akşam yemeği. 5. Yemek vakti.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Vakit.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kez : Bugün iki öyün ders çalıştık.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Yemek: Ne oyun pişirdin? 2. Yemek zamanı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Öğün “(yemek için) kez
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      oyun

      İngilizce

      1. game. 2. play, theatrical presentation. 3. dance, folk dance. 4. trick, ruse. 5. wrestling a movement designed to throw one´s opponent off guard. –– almak to win a game. –– çıkarmak (for an acting troupe) to put on a performance; (for a team) to play a game. –– etmek/oynamak/yapmak /a/ to play a trick on, pull a fast one on, hoodwink, dupe. –– ebesi the person who is “it” in a game. ––a gelmek to be deceived, be hoodwinked, be duped. ––a getirmek /ı/ to deceive, hoodwink, dupe. –– havası tune (which accompanies a folk dance). –– kâğıdı (a) playing card. –– vermek 1. to put on a theatrical production, put on a play. 2. to lose a game. –– yanmak (for a game) to be spoilt.
    • İngilizce

      (N.)
      play, game, performance, stage play, act, acting, dance, sport, trick, canard, device, frolic, hoax, presentment, representation, wheeze, spectacle
    • İngilizce

      game; play, performance; drama; dance; trick, ruse, game, hoax, prank
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      oyun

      Almanca

      s Spiel; e Vorstellung, s Theaterstück.
    • Almanca

      Spiel [das], Aufführung [die], Darbietung [die], Finte [die], Partie [die], Praktik [die], Schabernack [der], Streich [der], Tanz [der], Schauspiel [das], Theaterstück [das], Stück [das], Vorstellung [die], Drama [das]
    • Almanca

      Spiel; Vorstellung, Theaterstück
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      oyun

      Fransızca

      jeu [le], danse [la], théâtre [le], tour [le], manigance [la], spectacle [le], farce [la], fraude [la]
    • Fransızca

      jeu, pièce (de théâtre)
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      oyun

      Azerice

      oyun
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      oyun

      Flemenkçe

      het spel; voorstelling; het stuk; het toneelstuk
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      oyun

      Lehçe

      gra
    • Lehçe

      luz
    • Lehçe

      sztuka
    • Lehçe

      zabawa
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      oyun

      Japonca

      asobi oyuncak omocha
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      oyun

      Arnavutça

      1. farsë (lojërat politike)
      2. pjesë, dramë teatrale
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      oyun

      Kazakça

      aldaw
    • Kazakça

      oyın
    • Kazakça

      pesa
    • Kazakça

      qwlıq
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      oyun

      Türkçe

      oyun

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..