nur ne demek? nur nedir? nur anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      nur

      Türkçe

      İsimler Sözlüğü


      (ara.) ka. 1. aydınlık, parıltı, parlaklık, niran. 2. mekke'deki hıra dağı. ışığın bir şeye yansımasından meydana gelen parlaklık. zünnureyn: hz. peygamberin 2 kızıyla evlendiği için hz. osman'a verile
    • Türkçe

      isim (nu:r) Arapça nur
       
      1 .    Aydınlık, ışık, parıltı.  
      2 .    İlâhî bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık:
             "Kuru kadın okurken önündeki mezarın bir yeşil nurla tutuştuğunu gördü."- Ö. Seyfettin.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      nur gibi
      nur içinde yatsın
      nur inmek
      nur ol!
      nur topu gibi  

      Birleşik Sözler

      nuruaynım
      nuruçeşmim
      nurudidem
      nur yüzlü
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. (nu:ru) 1. Aydınlık, ışık, parıltı, ziya. 2. İlahi bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık: “Kuru kadın okurken önündeki mezarın bir yeşil nurla tutuştuğunu gördü.” -Ö. Seyfettin.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bir çeşit taze, yumuşak, tuzsuz, beyaz peynir, lor.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      (< Ar. nûr) nur
    • Türkçe

      Osmanlıca


      ışık, aydınlık.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      Aydınlık. Parıltı. Parlaklık. Her çeşit zulmetin zıddı. Işık. * Kur'ân-ı Kerim. İman. İslâmiyet. Peygamber. * Zulmeti def eden, şule, ışık. (Bazılarınca ziya, nurdan daha sağlamdır ve daha hastır. Nur; dünyev
    • Türkçe

      Nur

      Türkçe

      İsimler Sözlüğü


      (Arapça) - 1. Aydınlık, parıltı, parlaklık, niran. 2. Mekke'deki Hıra dağı. Işığın bir şeye yansımasından meydana gelen parlaklık. Zünnureyn
    • Türkçe

      Kişi Adları Sözlüğü


      Cinsiyet: Erkek
      1. Aydınlık, ışık, parıltı. 2. Tanrısal bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık. 3. Kur´an-ı Kerim.
      Cinsiyet: Kız
      1. Aydınlık, ışık, parıltı. 2. Tanrısal bir güç tarafından gönderildiğine inanılan parlaklık. 3. Kur´an-ı Kerim.
    • Türkçe

      Yerleşim Yeri İsimleri


      Mardin ili, Akıncı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      "Aydınlık. Parıltı. Parlaklık. Her çeşit zulmetin zıddı. Işık. * Kur'ân-ı Kerim. İman. İslâmiyet. Peygamber. * Zulmeti def eden, şule, ışık. (Bazılarınca ziya, nurdan daha sağlamdır ve daha hastır. Nur; dünye
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      nur

      İngilizce

      light; radiance; heavenly light; divine radiance. –– gibi 1. wondrously radiant. 2. beatific, saintly (in appearance). –– içinde yatsın. May he/she rest in peace./God rest his/her soul. –– inmek /a/ for a heavenly light to descend upon. –– ol! How wonderful!/God bless you! –– topu gibi (child) which is as healthy and attractive as can be. –– yüzlü (someone) who has a saintly face, who looks saintly.
    • İngilizce

      (N.)
      light, glory, radiance, nimbus
    • İngilizce

      light; glory, divine light
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      nur

      Almanca

      s Licht, e Helligkeit.
    • Almanca

      Licht [das]; Glanz [der]
    • Almanca

      Licht, Helligkeit
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      nur

      Fransızca

      lumière
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      nur

      Azerice

      nur
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      nur

      Lehçe

      jasny
    • Lehçe

      światło
    • Lehçe

      widny
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      nur

      Arnavutça

      dritë, shkëlqim, rrezatim, rrezëllimë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      nur

      Kazakça

      nur
Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      nur

      Türkçe

      {nu:r} yalnız, ancak, sadece.
    • Türkçe

      yalnız, sadece, sırf; ancak, fakat, ama, lakin
    • Türkçe

      l. yalniz, sirf, sadece, münhasiran, ancak, salt, tek 2. (aber) fakat, ancak; su kadar var ki; mamafih, läkin 3. (lediglich) mücerret; ~ noch l. (erst recht) evieviyetle 2. (nichts weiter als) -den baska degil; ancak; ^ zu! ~ weiter! (^ek! Haydisene! Kesme! ^ um dich zu ärgern mücerret seni kizdirmak icin; wenn ~ l. (vorausgesetzt) su sartia ki; beansart ki 2. (m. Konjunktiv) keske; wer ^ (immer) kirn olursa olsun; her kirn ki; alle, ^ er nicht ondan baska hepsi; ^ immer weiter! Git babam git! (F) Was soll ich ^ tun? Bilmem ki ne yapsam? Wenn es ^ das wäre! Yalniz bu kadaria kalsa! Soll er ^ zuschlagen; dann kann er was erleben! (Drohung) Hele vursun göreyim I Alles ist fertig, ^ dies hier steht noch aus. Her sey bitti, bir bu kaldi. Er soll ~ endlich seinen Eigensinn fahren lassen! Oelsin inattan vazgecsin! ^ einmal biricek; tek bir sefer; Überleg ^ einmal! Var da düsün! Diese Bücher hätten mir ~ einmal in die Hand kommen sollen! Alemde o kitaplar benim elime gecmeliydi! Wären wir ^ erst da! Hele bir varmi§ olsak! Waren haben wir genug, jetzt müssen ~ noch die Kunden kommen! Mal cok, müsteri ciksin yoksa!
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      nur

      Türkçe

      nur
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      nur

      Türkçe

      ışık
    • Türkçe

      ışın
    • Türkçe

      nur
    • Türkçe

      şua

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..