normal ne demek? normal nedir? normal anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      normal

      Türkçe

      sıfat Fransızca normal
       
      1 .    Kurala uyan, alışılagelen, uyan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun:
             "Atatürk'ün normal zamanlarda insana okşamak arzusu veren ipek gibi saçları, birdenbire yelelenirdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
      2 .  isim  Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama; ortalama durum.  
      3 .  isim, matematik  Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

      Birleşik Sözler

      normalaltı
      normal fiyat
      normalüstü  
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. 2. mat. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme. 3. sf. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun: “Atatürkün normal zamanlarda insana okşamak arzusu veren ipek gibi saçları birdenbire yelelenirdi.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
    • Türkçe

      Matematik Terimleri Sözlüğü


      1. Dik. 2. Bir doğru ya da düzleme dik olan bir doğru ya da düzlem. 3. Düzlemsel bir eğrinin bir P noktasından geçen, eğrinin P noktasındaki teğetine dik olan doğru. (Üç boyutlu eğriler için bk. asli normal, bmormal). 4. Bir yüzeyin bir P noktasından geçen, yüzeyin P noktasındaki teğet düzlemine dik olan doğru. f(x,y,z) = c şeklindeki bir yüzey için normalin yönü fnin gradientidir. 5. Bir normalya paralel olan vektör. (...)
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (matematik)
    • Türkçe

      Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


      1. Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun:§ “Paris’teki vaziyetini iyiden iyiye normalleştirmişti.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 157. § “Normal kafayla ve zamanında yazabilseydim...” -Adalet Ağaoğlu, Geçerken, 64. § “Körlerin doktorları, ki hangi kördür bu gözleri gören adamı muayene edince onun bir deli olduğuna hükmederler ve normal hayata dönebilmesi için, gözlerini dikmeye karar verirler.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 71. § “Şurası da var ki içtimai tekellümün o merhalesinde yaşayan milletler için kavmiyet mefkûresini takip etmek normal bir hareket olduğu hâlde…” -Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları, 16. § “Bakınız, babanızı kıskanıyorsunuz, normal vaziyette baba kıskanılır.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, 111. § “… o vaktin terzilerini patatuka dedikleri önü iri düğmeli fermeneli, normal zamanda kartal kanat gibi giyilen; laterna, zurna, arkasında gelişi güzel omuza vurulan kısaca bir ceket vardı.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 311. § “Çok kısa kesilmiş saçlarıyla ve normal bir boyun yerine...” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 4. § “… boyumun da normalin üzerinde olması…” -Elif Şafak, Mahrem, s.22. § “Olağan dışı zamanlarda mucizelerin ve işaretlerin anlamı normal zamanlardan daha önemlidir.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 25. § “…iki devlet arasında ilişkileri sürdürmenin normal yöntemi,…-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 69. 2. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmayan şey: § “Vaziyetleri normal demek.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 369. § “Aşk denen şey normal bir duygu değildir.” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 115. 3. Ortalama durum. 4. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      Fr. Kanun, usul ve âdetlere uygun olan. Uygun. * Mat: Bir eğri çizgiye teğet olan doğrunun değme noktasından bu doğruya çizilen dik çizgi
    • Türkçe

      Normal

      Türkçe

      Osmanlıca


      Fr. Kanun, usul ve âdetlere uygun olan. Uygun. * Mat: Bir eğri çizgiye teğet olan doğrunun değme noktasından bu doğruya çizilen dik çizgi.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      normal

      İngilizce

      -li 1. normal. 2. math. (a) perpendicular, (a) normal.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      normal, regular, ordinary, standard, normative
    • İngilizce

      (N.)
      normal
    • İngilizce

      normal; natural
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      normal

      Almanca

      normal.
    • Almanca

      normal, gang und gäbe
    • Almanca

      normal
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      normal

      Fransızca

      normal/e
    • Fransızca

      normal
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      normal

      Azerice

      normal
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      normal

      Lehçe

      normalny
    • Lehçe

      prawidłowy
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      normal

      Yunanca

      επίθ. κανονικός, φυσικός, ομαλός
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      normal

      Japonca

      futsuu
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      normal

      Arnavutça

      normal
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      normal

      Kazakça

      bir qalıptı
    • Kazakça

      ortaşa
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      normal

      İngilizce

      n. perpendicular; vertical; regular, usual
    • İngilizce

      adj. regular; standard; usual, common
İngilizce  İngilizce » Türkçe Türkçe
    • İngilizce

      normal

      Türkçe

      (ADJ.)
      ['nor·mal || 'nɔrml /'nɔːm-]
      normal, olağan, tipik, ortalama, dik açılı, dikey
    • Türkçe

      (N.)
      ['nor·mal || 'nɔrml /'nɔːm-]
      normal, standart, dikey doğru
    • Türkçe

      s. normal, düzgülü.
    • Türkçe

      normal, olagan; orta, ortalama
    • Türkçe

      normal
    • Türkçe

      Bilgisayar/Elektronik Terimleri


      olagan, normal dikgen
    • Türkçe

      Biyoloji Terimleri


      normal
    • Türkçe

      dik açılı
    • Türkçe

      dikey
    • Türkçe

      olağan
    • Türkçe

      ortalama
    • Türkçe

      standart
    • Türkçe

      tipik
    • İngilizce

      Normal

      Türkçe

      Mühendislik Terimleri


      Normal
Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      normal

      Türkçe

      {nor'ma:l} normal.
    • Türkçe

      normal, düzgülü
    • Türkçe

      l. (regelmäßig) düzgülü, muttarit, muntazam, normal, tekörnek 2. (üblich) baya^i, olan 3. F (geistig gesund) akli basi yerinde; normal; (Adv.) l. normal bir surette 2. (ohne Zwischenfall) güzel güzel; -er Zustand adilik, karar; wieder ^ arbeiten (Körperorgan) normal-lesmek; Er ist nicht (ganz) ~. Tahtasi eksik. 9druck m l. techn. normal basmc 2. typ. beyaz harfler (od. yazi) °e f techn. näzim; dik cizgi; diklik, normal 2format n standart boy -isieren normallestirmek, standartlastirmak sich (wieder) ^ normale dönmek; normallesmek 2null izaf? (od. özgül) sifir -sichtig med. emetrop 2sichtigkeit / med. emetropi Ospur f normal hat; normal dingil arasi °stimmton m mus. a normal °uhr / merkezt saat ayanni gösteren büyük saat; meydan saati 2zeit / merkezt saat ayan
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      normal

      Türkçe

      normal
Fransızca  Fransızca » Türkçe Türkçe
    • Fransızca

      normal

      Türkçe

      normal
    • Türkçe

      kurallı, normal, olağan
İspanyolca  İspanyolca » Türkçe Türkçe
    • İspanyolca

      normal

      Türkçe

      Normal

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..