moda ne demek? moda nedir? moda anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      moda

      Türkçe

      isim (mo'da) İtalyanca mode
       
      1 .    Değişiklik ihtiyacı veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik.  
      2 .    Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük.  
      3 .  sıfat  Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan:
             "Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır."- A. H. Tanpınar.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      (bir şey) moda olmak
      modası geçmek  

      Birleşik Sözler

      moda evi      
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. (moda) 1. Değişiklik gereksinimi veya süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik. 2. Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük: “Moda sandığımız birçok şeylerin hayatın kendi bünyesinden geldiği anlaşılır.” -A. H. Tanpınar. 3. sf. Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan: Moda şapka.
    • Türkçe

      Halkbilim Terimleri Sözlüğü


      Göreneğe bakarak daha kısa süreli olan, çabuk değişebilen, öykünme yoluyla yayılan geçici davranış, giyim ve yaşama biçimi.
    • Türkçe

      Toplumbilim Terimleri


      Giyim, ev, konuşma, sanat, dinlenme-eğlenme gibi kimi ekin öğelerinin biçiminde (çoğunlukla bu biçimin ayrıntılarında) sık sık ortaya çıkan kısa süreli ve toplum ya da. küme içinde az çok onay görüp izlenen değişiklikler.
    • Türkçe

      Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


      1.Değişiklik ihtiyacı ve süslenme özentisiyle toplum yaşamına giren geçici yenilik: § “Beyoğlunda çocuk kisvesi olarak her ne ki moda olmak üzere şüyu bulur idiyse, Merakî Efendi cümleden evvel onu alıp çocuklarına giydirmeye mecburdu.” -Ahmet Midhat Efendi, Felatun Beyle Rakım Efendi, 129. § “Zevk ve moda itibariyle en meşhur çevrelerden biriydi.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Mahur Beste, 28. § “Bu zarif mahluk, o mevsimin hatta o günün son modası üzere kusursuz surette giyinmişti.” -Sami Paşazade Sezai, Bütün Eserleri II, 191. § “Karşımda, Avrupa’dan gelen moda mecmualarının resimlerinden biri gibi hareketsiz duruyordu.” -Nazım Hikmet Ran, Yeşil Elmalar, 11. § “Oyun sahibinin elinde hangi moda, ferace varsa onu giyerdi.” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 89. § “-Efendim; son günlerde bir modadır tutturdu. “-Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 165. § “Kökü erotik elejiler ve epigramlar, idiller, bazı destan sahneleri, Miletos Masalları, moda duyguları sergilemek amacıyla tarihe ve mitolojiye eklenmiş sayısız hikâyeler...” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 153. § “Üç yıl önce sizin evinizde, Alâeddin’in dükkânından aldığı yabancı bir moda dergisinin içinde, birlikte gittiğiniz ortaokul binasında, el ele tutuştuğumuz sinemanın girişinde…” -Orhan Pamuk, Kara Kitap, 11. § “…sonra modası geçmiş Amerikancı soğuk savaş yöntemleriyle…-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 82. 2. Belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni, bir şeye karşı gösterilen aşırı düşkünlük: § “Birçok modaları eskitmiş nazariyelerin olduğunu görmüştü.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 40. § “Modası geçmiş nazariyeleri ilim zannedip manevi değerlere saldıranların yıkılması demektir.” -Peyami Safa, Din, İnkılap, İrtica, 21. § “O zamanın modası olan yapma meyvelerden bir broş taşıyormuş.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 102. § “Giysileri, gelinlik modalarını, kumaş adlarını bilmeyebilirim.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 99. § “ Bu kültürün yiyecekleri, giyecekleri, modaları yavaş yavaş Türklerin arasına girmeye başlamıştı.” -Ziya Gökalp, Türk Uygarlığı Tarihi, 299. § “Ceride-i Havadis’e kabul edildiğim günlerde, ne olurdu, kartvizit moda olsa idi!” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 394. § “Garpdan gelen kılık modalarına bağlı mısın?” -Necip Fazıl Kısakürek, Ahşap Konak, 260. § “Her ne kadar ağdalı ve eski modada olsa İngilizcesi zengin ve anlaşılırdı.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 161. § “Emin ol ki bu ıstırap ne kadar eski ise, o kadar da yenidir ve modasını kaybetmeyecektir.” -Peyami Safa, Şimşek, 62.§ “Çünkü bu ögelerin bir etkisi altında kalır, çok geçmeden de - ne yazık ki - hiçbir taraf tutmadan, en ufak sistemli bir seçime sapmadan, hiçbir değer ölçüsüne varmadan onları taklit eder, yeniden moda haline sokar, diriltir.” - Nurullah Ataç, Diyelim Söz Arasında Deneme, 184. 3. İstanbulda bir semt adı: § “Kadıköyü falan geçtiler. Moda burnunu dönüp Adalar üzerine saldırdılar.” -Ahmet Midhat Efendi, Dünyaya İkinci Geliş, 11. § “Bir Frenk bağı ve onun patentasını bir moda mağazasına birkaç yüz liraya satarlar.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 98. § “Bazı moda albümleri karıştırmakla vakit geçirdi.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 33. § “Başakları biçilmiş tenha tarla dikenlerinin arasında son moda mantosuyla gezinen hanımlar, hendek kıyılarına tren seyretmeye oturmuş hanımlar ve beyler!...” -Ruşen Eşref Ünaydın, C. 13, 82. 4. Geçici olarak yeniliğe ve toplumsal beğeniye uygun olan.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kök salması için toprağa dikilen kavak dalı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yemek yeme isteği.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Köylü kadınların giydiği lastik ayakkabı biçiminde bir çeşit ayakkabı.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      Fr. Geçici yenilik. Elbise ve süslenmede geçici hevesler ve fantezi düşkünlüğü sebebiyle çıkartılan yeni tarz ve şekiller. Bunlar israfı artırır ve iktisada aykırıdır
    • Türkçe

      Moda

      Türkçe

      Osmanlıca


      Fr. Geçici yenilik. Elbise ve süslenmede geçici hevesler ve fantezi düşkünlüğü sebebiyle çıkartılan yeni tarz ve şekiller. Bunlar israfı artırır ve iktisada aykırıdır.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      moda

      İngilizce

      1. fashion, vogue, style; fad. 2. fashionable, smart, stylish (thing); in fashion, in vogue. ––sı geçmek /ın/ to go out of fashion, become démodé. –– olmak to be the vogue. ––ya uymak to keep up with the latest fashions.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      fancy, fashionable, in, with it, trendy
    • İngilizce

      (ADV.)
      in the fashion
    • İngilizce

      (N.)
      fashion, vogue, mode, style, craze, the done thing, go, rage, ton
    • İngilizce

      fashion; cult; in fashion, fashionable, stylish, modish
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      moda

      Almanca

      modisch, modern; Mode [die]
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      moda

      Fransızca

      mode [la], vogue [la]
    • Fransızca

      mode
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      moda

      Azerice

      moda
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      moda

      Flemenkçe

      mode
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      moda

      Lehçe

      moda
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      moda

      Arnavutça

      modë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      moda

      Kazakça

      moda
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      moda

      Türkçe

      moda
Lehçe  Lehçe » Türkçe Türkçe
    • Lehçe

      moda

      Türkçe

      moda
    • Türkçe

      tarz
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      moda

      Türkçe

      moda

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..