limon ne demek? limon nedir? limon anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      limon

      Türkçe

      isim, botanik Yunanca lemoni
       
      1 .    Turunçgillerden, 3-5 m yükseklikte, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum).  
      2 .   botanik  Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      limon gibi
      limon kabuğu gibi  

      Birleşik Sözler

      limon asidi
      limon bahçesi
      limon esansı
      limon kabuğu
      limonküfü
      limon otu
      limon sarısı
      limon suyu
      limon tozu
      limon tuzu    
    • Türkçe

      Biyoloji Terimleri Sözlüğü


      Turunçgiller (Rutaceae) familyasından, ülkemizin Akdeniz ve Ege Bölgelerinde yetiştirilen, C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan her dem yeşil bir bitki.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. bit. b. 1. Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum). 2. Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak.
    • Türkçe

      Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


      1. Turunçgillerden, 3-5 m yükseklikte, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum): § “Bunlar ekseriyetle vahşi diyarların ağaçları… Aralarında hurma, limon… görülür.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 435. 2. Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi: § “Nihayet büyücek ve limonu ziyade bir limonata ile hararetini teskin eyledi.” -Ahmet Midhat Efendi, Dünyaya İkinci Geliş, 50. § “Bir küçücük fıçıcık, içindedir turşucuğun limon olduğunu bilenler yavaşça hayli ilerlediler.” -Ahmet Rasim, Şehir Mektupları, 120. § “Kadına cazibeli görünmek için beynimi limon gibi sıkıp …” -Necip Fazıl Kısakürek, O ve Ben, 82. § “Bir limon almak lazım gelince dik bir yokuşu soluk soluğa inip çıkmak zorunda kaldığını söylemeyi de unutmuyordu.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 145. § “Şemsi, masanın üstündeki limonu hemen Bedia’ya koklattı.” -Peyami Safa, Canan, 94. § “Limon gibi suyunu sıktılar.” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 7. § “Nihayet, gece yarısına yakın bir zamanda, Karaoğlan çarşısından, üstleri parmağa geçirilecek gibi halkalı seyyar kahveci tepsilerine yan yana dizilmiş; -şekerleri ile incecik birer dilim limonları duran...” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 56. § “Üzüm var, nar var, taze limon var.” -Ziya Gökalp, Ziya Gökalp’ın Mektupları, 59. § “Yanında incecik iki dilim limon.” -Adalet Ağaoğlu, Üç Beş Kişi, 131. § “Pideli kebaba iltifat etti. (Emir dolma) ya limonu bol gezdirecek.” -Ahmet Rasim, Ramazan Sohbetleri, 48. § “Benzi her zaman limon sarısı, vücudu ise kemikleri sayılacak kadar zayıf olduğu için…” -Elif Şafak, Pinhan, 125. § “Sonra ev sahibi refleksiyle limon kolonyası ikram etmek istedi.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 55. § “Çayınıza da limon koydum.” -Orhan Pamuk, Cevdet Bey ve Oğulları, 116. § “Konyağı kaynatır, bir kibriti çakıp masmavi tutuşturur, içine büyük limonlar atar.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 340.
    • Türkçe

      Limon

      Türkçe

      Kişi Adları Sözlüğü


      Cinsiyet: Kız
      Turunçgillerden bir ağaç ve bu ağacın meyvesi.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      limon

      İngilizce

      lemon. –– ağacı lemon tree. –– kabuğu gibi small and shapeless (hat). –– sarısı lemon yellow. –– sıkmak /a/ slang to introduce a sour note into, wet-blanket (a conversation).
    • İngilizce

      (ADJ.)
      lemon
    • İngilizce

      (N.)
      lemon
    • İngilizce

      lemon
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      limon

      Almanca

      Zitrone f
    • Almanca

      e Zitrone.
    • Almanca

      Zitrone [die]
    • Almanca

      Zitrone
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      limon

      Fransızca

      citron [le]
    • Fransızca

      citron
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      limon

      Azerice

      limon
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      limon

      Flemenkçe

      citroen
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      limon

      Lehçe

      cytryna
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      limon

      Yunanca

      (το) λεμόνι
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      limon

      Arnavutça

      limon
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      limon

      Kazakça

      lïmon
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      Limon

      İngilizce

      n. family name; Jose Limon (1908-72), Mexican-American choreographer and dancer who founded a modern dance company in 1946
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      limon

      Türkçe

      limon
Fransızca  Fransızca » Türkçe Türkçe
    • Fransızca

      limon

      Türkçe

      [le] balçık, çamur
İspanyolca  İspanyolca » Türkçe Türkçe
    • İspanyolca

      limon

      Türkçe

      Limon
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      lïmon

      Türkçe

      limon

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..