iz ne demek? iz nedir? iz anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      iz

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alâmet:
             "Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm."- S. F. Abasıyanık.  
      2 .    Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti:
             "Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.  
      3 .    Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ip ucu, emare.  
      4 .    Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser.  
      5 .   matematik  Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      iz bırakmak
      izi belirsiz olmak
      (birinin) izinden yürümek
      (birinin) izine basmak
      izine dönmek
      izine düşmek
      izine uymak
      (bir cismin) izini düşürmek
      izini kaybetmek
      izi silinmek
      iz sürmek  

      Birleşik Sözler

      iz düşümü      
    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    • Türkçe

      Bilişim Terimleri Sözlüğü


      Mıknatıslı kuşak, teker ya da davul gibi veri saklama ortamlarında veriyi oluşturan imlerin dizileceği öngörülen, kuşakta boylamasına, tekerde yüzeyi kapsayan eşmerkezli çemberler, davulda yüzeyi kapsayan ve eksen üzerinde merkezleri dizilen koşut çemberler biçiminde düşünülmesi gereken çizgi.
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      yerde ve deride uzunlamasına olan çizik
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      uzunlamasına çizik, tırnak yarası
    • Türkçe

      Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü


    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare: ?Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm.? -S. F. Abasıyanık. 2. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti: ?Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı.? -Y. K. Karaosmanoğlu. 3. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare: Cinayet izleri. 4. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser: O çağ uygarlığından iz kalmadı. 5. mat. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (matematik)
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (biyoloji)
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İs.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İz (ayak)
    • Türkçe

      Osmanlıca


      (C.: Uzuz-A'zâz) Çok zekâlı kötü adam. * Dikenli ağaçların küç
    • Türkçe

      ız

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Az.
    • Türkçe

      İz

      Türkçe

      Teknik Terimler - Gereç


    • Türkçe

      Iz

      Türkçe

      Osmanlıca


      (C.: Uzuz-A'zâz) Çok zekâlı kötü adam. * Dikenli ağaçların küçüğü.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      iz

      İngilizce

      1. footprint, track. 2. trace, mark, evidence, clue. 3. geom. trace. ––ine basmak /ın/ to tail, follow. ––i belirsiz olmak to vanish without a trace, disappear without a trace. ––ine düşmek /ın/ to trail, follow the trail of. ––ini düşürmek /ın/ geom. to project (a solid figure) onto a plane. ––ini kaybetmek /ın/ to lose track (of). ––ini kaybettirmek to cover one´s tracks, go into hiding. ––i silinmek for nothing to be left to let one know that (someone/something) ever existed. –– sürmek to follow a trail. ––ini sürmek /ın/ to trail, follow. ––ine uymak /ın/ to adopt the ideas and plans (of another). ––inde/––inden yürümek /ın/ to follow the example (of another).
    • İngilizce

      (N.)
      track, footprint, mark, trace, sign, scar, taint, birthmark, chip, clew, clue, dint, evidence, ghost, hint, impress, impression, inkling, odor, odour [Brit.], print, ray, shadow, smack, stamp, stigma, streak, suggestion
    • İngilizce

      (Pref.)
      ichno
    • İngilizce

      trace, trail, track; print, mark
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      iz

      Almanca

      Spur f, Anzeichen n
    • Almanca

      e Spur.
    • Almanca

      Eindruck [der], Fährte [die], Schatten [der], Schimmer [der], Spur [die], Zeichen [das]; (parmak) Abdruck [der]
    • Almanca

      Spur
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      iz

      Fransızca

      trace [la], marque [la], empreinte [la], impression [la], indice [le], reste [le], vestige [le]
    • Fransızca

      trace
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      iz

      Azerice

      iz
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      iz

      Lehçe

      kreska
    • Lehçe

      odbicie
    • Lehçe

      ślad
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      iz

      Yunanca

      (το) ίχνος, (το) αποτύπωμα
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      iz

      Arnavutça

      gjurmë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      iz

      Kazakça

      iz
    • Kazakça

      jurnaq
    • Kazakça

      tap
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      iz

      Türkçe

      iz
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      iz

      Türkçe

      eser
    • Türkçe

      iz
    • Türkçe

      nişan

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..