iki ne demek? iki nedir? iki anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      iki

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Birden sonra gelen sayının adı ve bu sayıyı gösteren rakam, 2, II.  
      2 .  sıfat  Birden bir artık:
             "Bir sokak başında kavga eden iki çocuğu ayırdı."- H. Taner.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      iki ahbap çavuş
      iki arada bir derede (kalmak)
      iki arada kalmak
      iki ateş arasında kalmak
      iki ayağını bir pabuca sokmak
      (bir şey) iki baştan olmak
      iki cambaz bir ipte oynamaz
      iki cami arasında kalmış beynamaz (veya bînamaz)
      iki çıplak bir hamama yakışır
      iki çift lâf (lakırtı veya söz) etmek
      iki dirhem bir çekirdek
      iki el bir baş için
      iki eli (birinin) yakasında olmak
      iki eli böğründe kalmak
      iki eli kanda (veya kızıl kanda) olsa
      iki eli şakaklarında düşünmek
      iki eli yanına gelmek
      iki gönül bir olunca samanlık seyran olur
      iki gözü iki çeşme ağlamak
      iki gözüm kör olsun
      iki hırtı, bir pırtı
      iki kaptan bir gemiyi batırır
      iki karpuzu bir koltuğa sığdırmak
      iki kat olmak
      iki kere iki dört eder
      iki kulak bir dil için
      iki lâfı bir araya getirememek
      iki lakırtı etmek
      iki lakırtıyı bir araya getirmek
      iki rahmetten (veya iyilikten) biri
      iki satır lâf etmek (veya konuşmak)
      iki seksen uzanmak
      ikisi bir kapıya çıkmak
      ikisini bir kazana koysalar kaynamazlar
      iki söz bir pazar
      iki sözü (veya lakırtıyı) bir araya getirememek
      iki şıktan biri
      iki ucu boklu değnek
      iki ucunu bir araya getirememek
      iki yakası bir araya gelmemek
      iki yakasını bir araya getirmek  

      Birleşik Sözler

      iki anlamlı
      iki ayaklı
      iki başlı
      iki bir
      iki buçukluk
      iki büklüm
      iki canlı
      iki cihan
      iki cinslikli
      iki çenekliler
      iki çenetli
      ikiçifte
      iki dilli
      iki düzlemli
      iki eşeyli
      iki evcikli
      iki fazlı
      iki geçeli
      iki gözüm
      iki kanatlılar
      iki katlı
      iki nokta
      iki ölçü
      iki paralık
      iki parmaklı
      iki şekilli
      ikitek
      iki tek
      iki telli
      iki terimli
      iki yaşayışlı
      iki yüzlü
      ikide bir      
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      sayıda iki; ikisi
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      iki, birbiri, ikisi, ikiden her biri
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Birden sonra gelen sayının adı. 2. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı. 3. sf. Birden bir artık: ?Ertesi gün iki kardeş erken çıkmışlardı yola.? -A. Kulin.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İki
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < ET ikki/iki iki. || eke ||eki || ike ||içi || ikki || iyi || ki (on ki) || iki canı: hamile
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İki // bir iki: birkaç
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      iki

      İngilizce

      two. ––dir for the second time. ––miz the two of us. ––miz de both of us. ––si the two (of them). ––si de both (of them). –– ahbap çavuşlar colloq. inseparable friends, great pals. ––si arası 1. neither one nor the other, a combination of the two. 2. (someone, something) who/which is a mixture of the two. –– arada bir derede somehow or other. –– arada bir derede kalmak to be in a tight situation. –– arada kalmak to be at a loss as to whom to believe; not to know whom to support. –– ateş arasında kalmak to be caught between two fires. –– atomlu chem. diatomic. –– ayağını bir pabuca sokmak/koymak /ın/ to pressure (someone), put pressure on (someone) (to finish something immediately). –– baştan olmak (for something) to be possible only if both sides are in agreement about it. ––de bir/birde very frequently, all the time, constantly, continually, every whipstitch. ––si bir kapıya çıkar. colloq. They both amount to the same thing. ––si bir kazanda kaynamamak not to get along together. ––sini bir kazana koysalar kaynamazlar. colloq. It´s impossible for them to get along with each other. –– boyutlu two-dimensional. –– buçukluk (a) two-and-a-half lira coin. –– büklüm bent double, very stooped. –– cambaz bir ipte oynamaz. proverb If two cheats try to work together, they end up cheating each other. –– cami arasında kalmış beynamaz/binamaz (someone) who doesn´t know which alternative to choose, (someone) who doesn´t know which of two choices to make. –– cihanda in this world and the next. –– çıplak bir hamama yakışır. proverb Don´t think about marrying if you haven´t got a penny to your name. –– çift laf/söz a word or two, a few words. –– çifte kayık/–– çifteli rowboat with two pairs of oars. –– değerlikli chem. bivalent (element). –– dinle (bin işit) bir söyle. proverb Listen before you talk. –– dirhem bir çekirdek dressed up fit to kill, dressed up to the nines, all dolled up. –– dünya this world and the world to come. –– eli böğründe kalmak to be at a loss as to what to do; to feel helpless. –– eli (kızıl) kanda olsa no matter what he´s/she´s doing, no matter what, no matter how tied up he/she is. –– eli şakaklarında düşünmek to brood, be deep in thought. –– eli yakasında olmak /ın/ to intend to settle accounts (with another) on Judgment Day. –– elim yanıma gelecek. colloq. I swear I´m telling the truth!/Cross my heart! –– evli bigamous. –– geçeli in two rows facing each other. –– gönül bir olursa/olunca samanlık seyran olur. proverb If two people are really in love they can make do with a bare minimum of worldly goods. –– gözüm my dear; my dear friend; my dear lady; my dear fellow. –– gözle görme/–– göze değgin görme binocular vision. –– gözü iki çeşme crying one´s eyes out, crying one´s heart out. –– gözüm kör olsun! I swear to God! –– gözüm önüme aksın! I swear to God! –– günde bir every other day. –– hörgüçlü deve Bactrian camel, two-humped camel. –– karpuz bir koltuğa sığmaz. proverb You can´t do two things at once. –– kat 1. doubled, folded. 2. bent double, very stooped. –– katı /ın/ double the amount of. –– katlı 1. two-storied. 2. two-layered. –– kat olmak to be bent double, become very stooped. –– kere twice. –– kere iki dört eder gibi as sure as two and two is four. –– misli twofold, twice as much. –– namlulu double-barreled. –– nokta colon (punctuation mark). ––si ortası/––sinin ortası 1. (someone, something) which is a blend of the two. 2. a blend of the two. 3. middle ground, middle of the road; middle way, middle path. –– paralık etmek /ı/ to ruin (someone´s) reputation, discredit (someone) thoroughly. –– paralık olmak (for someone´s reputation) to be ruined, (for someone) to be thoroughly discredited. –– rahmetten biri. colloq. If he can´t get well I hope death will put an end to his sufferings. –– satır konuşmak/dertleşmek to have a brief chat. –– seksen uzanmak slang 1. to be tickled pink. 2. to be flattened (by a fisticuff). 3. to loll. –– sözü/lafı/lakırdıyı bir araya getirememek to be unable to express ones
    • İngilizce

      (ADJ.)
      dual, twain
    • İngilizce

      (N.)
      couple, brace, dyad; two, number 2
    • İngilizce

      (Pref.)
      amphi, two, bi, duo, ambi
    • İngilizce

      two, double
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      iki

      Almanca

      zwei
    • Almanca

      zwei; e Zwei.
    • Almanca

      zwei; Zwei
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      iki

      Fransızca

      deux
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      iki

      Azerice

      iki
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      iki

      Flemenkçe

      twee
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      iki

      Lehçe

      dwa
    • Lehçe

      dwójka
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      iki

      Yunanca

      δύο
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      iki

      Japonca

      ni
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      iki

      Arnavutça

      dy
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      iki

      Kazakça

      eki
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      iki

      Türkçe

      iki
Japonca  Japonca » Türkçe Türkçe
    • Japonca

      iki

      Türkçe

      gidiş

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..