görünüş ne demek? görünüş nedir? görünüş anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      görünüş

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.  
      2 .    Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.  
      3 .    Bulunulan bir yerden görülebilen alan, manzara:
             "Van gölünün görünüşü eşsizdi."- N. Cumalı.  
      4 .   gramer  Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan gramer kategorisi.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      görünüş almak
      görünüşü kurtarmak  
    • Türkçe

      Dilbilim Terimleri Sözlüğü


      En çok İslav dillerinde eylemin bitmiş veya bitmemiş olduğunu göstermek üzere fiillerde görülen şekil farkı.
    • Türkçe

      Gramer Terimleri Sözlüğü


      Bir fiildeki oluş ve kılışın zaman bakımından konuşan tarafından öznel biçimde değerlendirilmesi; fiilde, dil psikolojisine ve konuşanın kendi değerlendirmesine bağlı zaman kayması durumu: Seninle bu konu üzerinde uzun uzun tartışacağım da bir sonuç mu alacağım? cümlesindeki tartışacağım ve alacağım fiilleri şekil olarak gelecek zaman gösterdikleri hâlde, kişisel öznel bir değerlendirmenin ifadesi olan görünüş bakımından «seninle bu konuda uzun tartışmayacağım ve sonuç da alamıyacağım» şeklinde olumsuz bir anlamı yansıtmaktadır. Aşağıdaki örneklerde de kullanılan fiiller ayraç içine alınan birer zaman kaymasına uğramış bulunmaktadırlar: André Gide böyle bir zamanda peyzajlarımızı fakir ve neşesiz, sanatımızı derme çatma, insanımızı çirkin buldu (çirkin bulmuş anlamında). Takma bir “insanüstü” gözüyle etraftaki ızdıraba tiksine tiksine bakarak geçti (geçmiş anlamında) (A. H. Tanpınar, Beş Şehir, s. 157-158). Fatih’in İstanbul’da bina ettiği ilk sarayın, kitaplarda okuduğumuz satırlardan başka, bir hatırası kalmamış (kalmadı anlamında) ve enkazı kaldı ise toprak altında kalmıştır (kaldı anlamında) (Y. K. Beyatlı, Aziz İstanbul, s. 49). “Dün geceki renkli rüyamda geniş bir bahçede dolaşıyordum. Arkamda billûr gibi bir pınar var. Yanımdakilerden biri bana gümüş bir tasla su getiriyor.” parçasındaki dolaşıyorum, getiriyor fiilleri şekilce şimdiki zaman kipi oldukları hâlde, anlam bakımından geçmiş zamanı, var fiili de yine vardı anlamını vermektedir. Hasta doktora gitmiş (gitse), doktor hastaya getirilmiş (getirilse) ne fark ederdi? (Osman Çeviksoy, Tutuklu Yürek, s. 27). Ekmeklerine o sarı tereyağından sürüp yiyorlar (yediler). Henüz gün ağarmamıştır (ağarmamıştı) (Sevinç Çokum, Derin Yara, s. 110). vb.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Görünme işi. 2. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. 3. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir: Görünüşe aldanmamalı. 4. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara: “Van gölünün görünüşü eşsizdi.” -N. Cumalı. 5. db. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi: Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak.
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (astronomi)
    • Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      Sarayın merasim salonu.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Toplumbilim Terimleri


      Bir nesnenin, bir olayın duyu örgenleriyle doğrudan doğruya algılanan dışsal yönleri.
    • Türkçe

      Yöntembilim Terimleri Sözlüğü


      Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      görünüş

      İngilizce

      1. appearance, aspect, look; looks. 2. appearances, outward looks, façade. 3. view, sight. 4. gram. aspect (of a verb). 5. arch. elevation. ––e aldanma/aldanmamalı. proverb Don´t be deceived by appearances. ––e bakılırsa/göre apparently, as far as can be seen, judging by appearances. ––ü kurtarmak to save face.
    • İngilizce

      (N.)
      appearance, sight, outlook, aspect, semblance, epiphany, face, facet, look, mien, spectacle
    • İngilizce

      appearance, sight, spectacle, semblance; external view; aspect
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      görünüş

      Almanca

      Aussehen n; Erscheinung f
    • Almanca

      e Esscheinung; r Anblick, e Ansicht; s Aussehen.
    • Almanca

      Anschein [der], Aspekt [der], Aussehen [das], Erscheinung [die], Schein [der], Sicht [die]
    • Almanca

      Esscheinung; Anblick, Ansicht; Aussehen
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      görünüş

      Fransızca

      apparence [la], aspect [le], vue [la], dehors, décor [le], faciès [le], façon [la], forme [la], semblant [le]
    • Fransızca

      apparence, aspect
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      görünüş

      Azerice

      görünüş
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      görünüş

      Lehçe

      aspekt
    • Lehçe

      widok
    • Lehçe

      wygląd
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      görünüş

      Arnavutça

      1. dukje
      2. pamje
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      görünüş

      Kazakça

      ayna
    • Kazakça

      kelbet
    • Kazakça

      keskin
    • Kazakça

      körinis
    • Kazakça

      tür
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      görünüş

      Türkçe

      görünüş
    • Türkçe

      görünüm

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..