el ne demek? el nedir? el anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      el

      Türkçe

      Biyoloji Terimleri Sözlüğü


      İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      il, vilâyet
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      atı anlatır bir isim
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      açıklık, boşluk
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      kötü, değersiz
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      iki bey arasında barışıklık
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (I) a. 1. anat. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü: ?El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk? -Z. O. Saba. 2. Sahiplik, mülkiyet: Elden çıkarmak. Elimdeki bütün parayı bu eve yatırdım. 3. Kez, defa. 4. İskambil oyunlarında oynama sırası. 5. İskambil oyunlarında her bir tur. 6. Yönetim, baskı, etki: Bu topraklar düşman elinden kurtarıldı. 7. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü: Kapı eli.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (II) a. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı: ?Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır!? -Halk türküsü.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (III) a. 1. Ülke, yurt, il: ?Çöller, Yemen ellerinden betermiş.? -A. Gündüz. 2. Halk, ahali. 3. hlk. Oba, aşiret: ?Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir? -Dadaloğlu.
    • Türkçe

      Jimnastik Terimleri Sözlüğü


      İnsan kolunun bilekten parmak uçlarına dek uzanan, tutmaya yarayan bölümü.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İlgi.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Memleket.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Çelik oyununda bir bölüm. 2. Birkaç kişinin kuvvetlerini denemeleri için belirli bir yerden attıkları demirden bir oyun aracı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bir yerde yaşayanlar, oturanlar.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Havan tokmağı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Irgatın bir seferde biçtiği ekin bölüğü. 2. Evlek boyunca tohum saçarak gidiş ya da geliş
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Aynı cins yaprakların toplanması.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Neden, sebep: Senin elinden gördüğüm zararlar bini aştı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      El, yabancı
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İl, ülke, yer
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İl, memleket
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < ET elig: el || eyl || el hamuri: adale ağrılarında ağrıyan kısma sarılmak üzere hazırlanan yağlı hamur || el mehsele: ziraat; çiftçilik || el ulaği: uşak; hizmetkâr || eli olmamak: fırsat bulamamak || elinden gelmemek: yapamamak; başaramamak
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < ET el/il: memleket; yabancı. memleket; yabancı kimse
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yabancı, el
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yabancı
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Şehir, diyar
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yabancı, dost olmayan
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      El // el ayah: el ve ayak, yürüyen ve tutan azalar; manivela, yardımcı // el pağlamak: muti olmak, emre hazır olmak
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (I) Orakla ekin biçimi sırasında tarlanın biçiciler arasında bölünen kısımlarından herbiri. (Beyağıl *Ulukışla -Niğde)
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (II) 1. Leblebi ısıtılan araç. (*Güdül -Ankara) 2. Dibek tokmağı, (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya; Salman *Akkuş -Ordu)
    • Türkçe

      Zooloji Terimleri Sözlüğü


      İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş olan kolun uç bölgesidir. Avuç ve parmaklardan yapılmıştır.
    • Türkçe

      él

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yabancı, başkası
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      el

      İngilizce

      1. stranger, alien. 2. people; tribe. 3. country. –– adamı stranger. –– ağzı ile çorba içmek to adopt the views of another as one´s own. ––in ağzı torba değil ki büzesin. proverb You can´t stop people from talking. –– elden üstündür (ta arşa kadar). proverb Everyone has his superior. –– eliyle yılan tutmak to have another person do the dangerous job. ––le gelen düğün bayram. proverb We are all in the same boat. –– gün people, others. ––e güne karşı 1. in front of everybody; in the eyes of everybody. 2. in order to save face. ––e güne rezil olmak to be embarrassed in the presence of others. –– kapısı 1. place where one works for another to earn one´s living. 2. the house of the bride´s in-laws.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      carry on, hand, hand operated, hand held
    • İngilizce

      (N.)
      hand, fist, flapper, one shot, other person, fin
    • İngilizce

      stranger; people; country
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      el

      Almanca

      Hand f
    • Almanca

      Hand [die], Patsche [die]; (hayvanda) Pfote [die]
    • Almanca

      1. Hand; Patsche; Stich 2. Fremde; Volk; Land
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      el

      Fransızca

      main [la]; (oyunda) jeu [le]; autrui
    • Fransızca

      main
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      el

      Azerice

      əl
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      el

      Flemenkçe

      hand; vreemd mensen
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      el

      Lehçe

      dłoń
    • Lehçe

      ręczny
    • Lehçe

      ręka
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      el

      Yunanca

      (το) χέρι
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      el

      Japonca

      te
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      el

      Arnavutça

      dorë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      el

      Kazakça

      el
    • Kazakça

      meken
    • Kazakça

      ölke
    • Kazakça

      qol
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      el

      İngilizce

      n. train that runs on elevated tracks
İngilizce  İngilizce » Türkçe Türkçe
    • İngilizce

      el

      Türkçe

      (N.) el (elevated railroad)
      yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      el

      Türkçe

      il
İspanyolca  İspanyolca » Türkçe Türkçe
    • İspanyolca

      el

      Türkçe

      masculino belirli tanım edatı
    • İspanyolca

      él

      Türkçe

      (masculino üçüncü tekil şahıs) o
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      el

      Türkçe

      diyar
    • Türkçe

      el
    • Türkçe

      halk
    • Türkçe

      il
    • Türkçe

      memleket
    • Türkçe

      ülke
    • Türkçe

      yurt

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..