büro ne demek? büro nedir? büro anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      büro

      Türkçe

      isim (büro) Fransızca bureau
       
      1 .    Çalışma odası, yazıhane.  
      2 .    Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri:
             "Amerikan usulü hususî bir dedektif bürosu açmış."- R. H. Karay.  
      3 .    Bölüm, şube.  
      4 .    Yazı masası.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Çalışma odası, yazıhane: Mühendislik bürosu. 2. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri: “Amerikan usulü hususi bir dedektif bürosu açmış.” -R. H. Karay. 3. Bölüm, şube: Narkotik büro. 4. Yazı masası.
    • Türkçe

      Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü


      1. Çalışma odası, yazıhane: § “Halim, beş olunca kapanıyor bürosu, dönüyor geliyor” -Adalet Ağaoğlu, Sen Türkiye’ninEn Güzel Kazasısın, 161. § “Altınyaprak tütün şirketinde bir büro…” -Reşat Nuri Güntekin, Yaprak Dökümü, 5. § “Bizim Münir Londrada da bürosunun bir köşesinde, yere yaydığı Timeslere, üzerlerini beyaz kâğıt tabakaları ile...” -Ruşen Eşref Ünaydın, Hatıralar III, 187. § “Bir bürodan çıkıp bir an evvel evlerindeki terliklerine veya kahvelerindeki kadehlerine kavuşmak için acele ediyor.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 68. § “Sabih’lerin evi; salon, yemek odası, küçük büro, hülasa caddeye bakan bütün cephe aydınlıktı.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 312. § “Naci, Babıali’de bir büro tutmuş ve faaliyetini artık kitap yayınlarına dökmek istemiştir.” -Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 119. § “Şirket’in santrali, onları, Seyit Sabri’nin özel bürosuna bağlıyor, kendisine değil.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 352. 2. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri: § “Tercüme Bürosu sayın başkanı Bey Nurullah Ataç’la...” -Peyami Safa, Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca,, 51. § “Bir büroda çalışıyor, kızları da ana okuluna gidiyorlardı.” -Buket Uzuner, Şairler Şehri, 31. § “Girdiği turizm bürosu, gençlere yalnız dağ sporları için turlar düzenleyen bir büro imiş.” -Adalet Ağaoğlu, Dar Zamanlar-3 Hayır, 87. § “Şubesi bulunan reklama Polska yayın büroları, Leh basınına mahsus olup…” -Ahmet Rasim, Muharrir Bu Ya, 179. § “Üç gün evvel bürosunda otururken uzaktan bomba sesine benzer bir infilak sedası duyulmuştu.” -Necip Fazıl Kısakürek, Hikâyelerim, 180. § “Oysa Eceabat’a dönüp, Viki’ye doktor bulduktan sonra turizm acentesinin İstanbul’daki merkez bürosunu arayarak olayı anlatan kendisiydi.” -Buket Uzuner, Uzun Beyaz Bulut (Gelibolu), 49. § “Bay Orhan Burian gibi Maarif Vekilliği Tercüme Bürosu’nun çok değerli bir üyesi, üşenmemiş, beni övmüş: daha ne isterim?..” -Nurullah Ataç, Günlerin Getirdiği~Sözden Söze, 16. 3. Bölüm, şube. 4. Yazı masası.§ “Yatağın karşısına bir büro konulmuştu ki üzerinde orta boy bir ayna ve onun önüne münebbihli bir saat ve iki tarafına güzelce iki lamba ve iki vazo yerleştirilmiş.” -Ahmet Midhat Efendi, Demir Bey Yahut İnkişâf-ı Esrar, 397.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      büro

      İngilizce

      1.office. 2. agency; bureau.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      office, desk, clerical
    • İngilizce

      (N.)
      office, bureau, chamber
    • İngilizce

      office, bureau, agency
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      büro

      Almanca

      Büro n; Geschäftstelle f
    • Almanca

      s Büro
    • Almanca

      Amt [das], Büro [das], Dienststelle [die], Geschäftsstelle [die], Kanzlei [die], Stelle [die]
    • Almanca

      Büro
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      büro

      Fransızca

      bureau [le], office [le]
    • Fransızca

      bureau
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      büro

      Azerice

      büro
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      büro

      Flemenkçe

      het bureau; het kantoor
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      büro

      Lehçe

      agencja
    • Lehçe

      biurko
    • Lehçe

      biuro
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      büro

      Yunanca

      (το) γραφείο
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      büro

      Kazakça

      keñse
    • Kazakça

      ofïs
Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      Büro

      Türkçe

      büro
    • Türkçe

      s {bü'ro} s büro.
    • Türkçe

      [das] büro, ofis, yazıhane, kalem
    • Türkçe

      n büro, yazihane; yazi odasi; kalem, ofis, kontuvar, daire -angestellte mif kätip, yazici -artikel pl. büro (od. kirtasiye) levazimi -beamte m; -beamtin / memur •bedarf m s. -artikel. -bedarfs.kosten pl. kirtasiye -diener m hademe, odaci -haus n han -klammer/raptiye, baglac •kollege m; -kollegln / kalem arkadasi -krat m bürokrat, kirtasiyeci -kratentum n bürokratlik -kratie/bürokrasi, kirtasiyecilik 2kratlsch bürokratik, kirtasi -kratlsmus m bürokratlik, bürokrasi -kratius: heiliger ^ sahislandinlan bürokrasi -mensch m kalem efendisi; bürokrat -möbel pl. yazihane mobilyasi -personal n kalem memurlan -stunden pl. i§ saatlerl -tätigkeit / büroda calisma -Vorsteher m baskätip; kalem amiri; daire sefi
    • Türkçe

      (s.) bü'ro)
      büro
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      büro

      Türkçe

      büro

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..