boğaz ne demek? boğaz nedir? boğaz anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      boğaz

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik:
             "Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir."- Ö. Seyfettin.  
      2 .    Şişe, güğüm gibi kaplarda ağza yakın dar bölüm.  
      3 .    İki dağ arasında dar geçit, derbent:
             "Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu."- F. F. Tülbentçi.  
      4 .   coğrafya  İki kara arasındaki dar deniz.  
      5 .  mecaz  Yiyeceği içeceği sağlanan kimse.  
      6 .  mecaz  Yeme içme.  
      7 .    Yedirip içirme yükümü, iaşe.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      boğaz açmak
      boğaz boğaza (veya gırtlak gırtlağa) gelmek
      boğaz derdi
      boğaz dokuz boğumdur
      boğaz durmaz
      boğazı açılmak
      boğazı düğümlenmek
      boğazı inmek
      boğazı işlemek
      boğazı kurumak
      boğazına bir yumruk tıkanmak (veya gelip oturmak)
      boğazına dikkat etmek
      boğazına dizilmek
      boğazına durmak
      boğazına düşkün
      boğazına indirmek
      boğazına sarılmak
      boğazında düğümlenmek
      boğazında kalmak
      boğazından artırmak
      boğazından geçmemek
      boğazından kesmek
      boğazını doyurmak
      boğazını sevmek
      boğazını sıkmak
      boğazını yırtmak
      boğaz içinde kavga var
      boğaz ola
      boğaz olmak  

      Birleşik Sözler

      boğaz kavgası
      boğazkesen
      boğaz meselesi
      boğaz tokluğuna
      boğazına kadar      
    • Türkçe

      Coğrafya Terimleri Sözlüğü


      1. İki denizi birbirine bağlayan, biçimleri, uzunluk ve genişlikleri, üzerindeki akıntı düzenleri gibi özellikleriyle ayrımlı dar su geçidi; 2. Dağlık yörelerde komşu iki koyağı birbirine bağlayan ya da genç koyakların kimi kesimlerinde görülen çok dar, dik ve kayalık yamaçlı geçitler, bk. boyun.
    • Türkçe

      Gramer Terimleri Sözlüğü


      Konuşma cihazının gırtlak ile dil kökü ve geniz boşluğu arasında kalan ve konuşma sırasında içinden geçen seslere türlü renkler veren boru parçası biçimindeki kısmı.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak: “Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir.” -Ö. Seyfettin. 2. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm: Şişenin boğazı. Testinin boğazı. 3. İki dağ arasında dar geçit: “Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu.” -F. F. Tülbentçi. 4. Yedirip içirme yükümü, iaşe: İşçilerin boğazı bizden olacak. 5. mec. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse: “Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin.” -A. Kulin. 6. mec. Yeme içme: Boğazına düşkün. 7. coğ. İki kara arasındaki dar deniz.
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (zooloji)
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (coğrafya)
    • Türkçe

      Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü


      İki denizi veya bir denizle okyanusu birbirine bağlayan dar geçitler.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu


      Azerbaycan Türkçesi: boğaz; Türkmen Türkçesi: bogaz; Gagauz Türkçesi: buaz; Özbek Türkçesi: boğiz; Uygur Türkçesi: boğuz;Tatar Türkçesi: bugaz ~ tamaq; Başkurt Türkçesi: boğaz; Kmk: tamak; Krç.-Malk.: bogurdak ~tamak; Nogay Türkçesi: tamak; Kazak Türkçesi: kömey; Kırgız Türkçesi: kekirtek; Alt:: tamak; Hakas Türkçesi: tamah; Tuva Türkçesi: poosaa; Şor Türkçesi: tabak; Rusça: gortan
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Değirmen taşının ortasındaki delik.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ahşap duvar.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Bağ çubuklarının köke yakın kısmı. 2. Genel olarak bitkilerin köke yakın yeri.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Yiyecek.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Gebe inek, manda, gebe hayvan.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Aile bireyleri.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Geçit
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (I) Tahta ev. (*İkizdere -Rize)
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (II) Kundura ile mestlerin ön kısımlarında bulunan deri parçası. (*Senirkent -Isparta)
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (III) Değirmenlerde ağaç çarkın ortasındaki delik. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta)
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (IV) bk. boğazbağı
    • Türkçe

      bogaz

      Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      boğaz
    • Türkçe

      Boğaz

      Türkçe

      Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Yerleşim Yeri İsimleri


      Diyarbakır ili, Dicle ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
    • Türkçe

      Yerleşim Yeri İsimleri


      Rize ili, Gündoğdu bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
    • Türkçe

      Yerleşim Yeri İsimleri


      Sivas ili, Kangal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      Boğaz

      İngilizce

      see Boğaziçi.
    • İngilizce

      (N.)
      Bosphorus, strait which separates the Asian and European parts of Turkey, strait which connects the Black Sea to the Marmara Sea
    • İngilizce

      the Bosphorus
    • Türkçe

      boğaz

      İngilizce

      (ADJ.)
      jugular, pharyngal, pharyngeal
    • İngilizce

      (N.)
      throat, neck, fauces, gorge, gullet, swallow, throttle, whistle
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      boğaz

      Almanca

      Hals m; Kehle f; Gurgel f; Meerange f; Paß m;
      Schlucht f
    • Almanca

      e Kehle, r Rachen, r Schlund, r Hals, e Schlucht, e Gurgel; coðr. e Meerenge, r Sund; r Engpass.
    • Almanca

      Kehle [die], Schlund [der]; Hals [der]; Schlucht [die], Paß [der]; Meerenge f;, Enge [die], Gurgel [die], Kropf [der], Paßstraße [die], Rachen [der]
    • Almanca

      Kehle, Rachen, Schlund, Hals, Schlucht, Gurgel; Meerenge, Sund; Engpass
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      Boğaz

      Fransızca

      le Bosphore
    • Fransızca

      Bosphore
    • Türkçe

      boğaz

      Fransızca

      gorge [la], pharynx [le], gosier [le]; détroit [le], gorge [la], défilé [le]; (þiþe vb) goulot [le]
    • Fransızca

      détroit, gorge
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      boğaz

      Azerice

      boğaz
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      boğaz

      Lehçe

      cieśnina
    • Lehçe

      czeluść
    • Lehçe

      gardło
    • Lehçe

      gardziel
    • Lehçe

      przełyk
    • Lehçe

      przesmyk
    • Lehçe

      wąwóz
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      boğaz

      Japonca

      nodo
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      boğaz

      Arnavutça

      1. fyt
      2. grykë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      boğaz

      Kazakça

      alqım
    • Kazakça

      kömey
    • Kazakça

      öñeş
    • Kazakça

      sağaq
    • Kazakça

      şığanaq
    • Kazakça

      tamaq
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      boğaz

      Türkçe

      boğaz

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..