baş ne demek? baş nedir? baş anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      bas

      Türkçe

      isim, müzik Fransızca basse
       
      1 .    En kalın erkek sesi.  
      2 .    Sesi böyle olan sanatçı.  
      3 .    En kalın sesli orkestra çalgısı.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      bas tutmak

      Birleşik Sözler

      bas bariton
      basklarnet    
    • Türkçe

      Döşem Terimleri Sözlüğü


      Bir kol ya da düğmeye basılarak çalışan ve basınçlı suyla helâtaşının yıkanmasını sağlayan aygıt.
    • Türkçe

      Gitar Terimleri Sözlüğü


      Frekansı genellikle 200 Hz’den düşük kabul edilen ses.
    • Türkçe

      Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


      1. En pes uzamlı erkek sesi. 2. Bu ses uzamında şarkı söyleyen sanatçı.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. müz. 1. En kalın erkek sesi. 2. Sesi böyle olan sanatçı. 3. En kalın sesli orkestra çalgısı.
    • Türkçe

      Tiyatro Terimleri Sözlüğü


      En kalın ve tok tonlu erkek sesi.
    • Türkçe

      bâs

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bahis, iddialı sözleşme.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      gönderme. yeniden dirilme.
    • Türkçe

      baş

      Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    • Türkçe

      Biyoloji Terimleri Sözlüğü


      1. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. 2. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. 5. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı.
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      baş
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      yara
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (I) a. 1. anat. İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser: ?Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.? -N. Cumalı. 2. Bir topluluğu yöneten kimse: ?Cumhurbaşkanı devletin başıdır.? -Anayasa. 3. Başlangıç: Hafta başı. Ay başı. Yılbaşı. Satır başı. 4. Temel, esas: ?Gücün, erdemliğin, bilimin, her şeyin başı paradır, para.? -H. E. Adıvar. 5. Arazide en yüksek nokta: Dağın başı. Tepenin başı. 6. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu: ?Avucumuzun içinde sakladığımız sigaraların yanmış ucu ile fitillerin başını yaktık.? -F. R. Atay. 7. Bir şeyin uçlarından biri: ?Merdiven başında beni çağırdı.? -A. Kutlu. 8. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet: Yirmi baş koyun. On baş sığır. Üç baş soğan. 9. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 10. Bir şeyin yakını veya çevresi: ?Güzel bir sonbahar havasında şair, havuz başına uzanır gibi oturmuş, güneşleniyordu.? -A. Kabaklı. 11. ?Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün? anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz: Başbakan, başçavuş, başhekim, başkent, başöğretmen, başpehlivan, başrol, başsavcı. 12. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği: Başa güreşmek. 13. den. Deniz teknelerinde ön taraf.
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      (II) a. esk. Çıban.
    • Türkçe

      Güreş Terimleri Sözlüğü


      Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy.
    • Türkçe

      Jimnastik Terimleri Sözlüğü


      Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası.
    • Türkçe

      Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü


      reîs (bk. başkan.).
    • Türkçe

      Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü


      Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu.
    • Türkçe

      Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


      (biyoloji, zooloji)
    • Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      1. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. 2. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. 3. Başak. 4. Yara.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Toplumbilim Terimleri


      İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Reis.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Tane. 2. Dilim: Bi baş pendir ver.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Pazartesi.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. bk. baş başı. 2. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Çıban, yara.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). 2. Köselecilikte bir derinin baş tarafı.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Baş, başlangıç
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Baş, reis
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Baş. || başıni batırmak/küllemek: öldürmek; yok etmek || baş gelmek: başa çıkmak, gücü yetmek || baş gılt/gıltıh: yatağın baş ucu || baş mahat: sofranın baş köşesi || baş üzerine: baş üstüne; emredersiniz || başan gara gele!: kahrolasın (kargış sözü) || başına çewürmek: sadaka verirken fenalıklan götürsün diye, verilen nesnenin başın etrafında dolaştırılması hareketi || başından sawurmak: atlatmak; defetmek || başıının gözünün sadağasi üçün vermek: sadaka olarak vermek || torpah başşan!: acıma sözü: vah vah; yazık oldu sana; ne kadar gafilsin || vay başşıma!: vay bana vay vay!, daha nelerle karşılaşacağım (acıma sözü)
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Baş. 2. Üzeri, kendi. 3. Tepe, zirve. 4. Uç. sınır. 5. Nezt, baş ucu. 6. Ön taraf, ön yol
    • Türkçe

      Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


      İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika.
    • Türkçe

      Yazın Terimleri Sözlüğü


      1. Deyişin konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. 2. Başlangıç.
    • Türkçe

      Zooloji Terimleri Sözlüğü


      (Yun. Kephale): İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi.
    • Türkçe

      Osmanlıca


      t. Reis, birinci, evvel. Başlıca, en mühim
    • Türkçe

      bâş

      Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Bağış, hediye.
    • Türkçe

      Baş

      Türkçe

      Osmanlıca


      t. Reis, birinci, evvel. Başlıca, en mühim.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      bas

      İngilizce

      flush mechanism of a toilet.
    • İngilizce

      (N.)
      bass, basso
    • İngilizce

      bass; bass guitar, bass
    • Türkçe

      baş

      İngilizce

      1. head. 2. leader, chief, head. 3. beginning. 4. basis. 5. top, summit, crest. 6. end, either of two ends. 7. naut. bow. 8. clove (of garlic); cyme; (plant) bulb. 9. head (of a pin). 10. wrestling first class. 11. agio, exchange premium. 12. head: elli baş sığır fifty steers, fifty head of cattle. 13. main, head, chief, top. 14. in many idioms self, oneself. 15. side, near vicinity, presence: sofra başında at the table. ocak başında near the hearth. ––ına for each, per, each: saat başına elli bin lira fifty thousand liras an hour. ––ında 1. at, near, around: masa başında at the desk, around the table. 2. on his hands: Başında üç çocuk var. He has three children on his hands. He has to support three children. 3. at every: saat başında at the start of every hour. ––ından 1. from its beginning: başından sonuna kadar from beginning to end. 2. away from: Başımdan git! Go away!/Get out!/Leave me alone! ––ta first of all, most of all. ––ı açık bareheaded. ––ı açılmak to go bald. ––ını açmak 1. to uncover one´s head (as a gesture initiating prayer or imprecation). 2. /ın/ to open up (a subject of talk), give an inkling (of). –– ağrısı 1. headache. 2. trouble, nuisance. –– ağrısı olmak /a/ to be a nuisance (to), cause worry (to). ––ını ağrıtmak /ın/ to give a headache (to); to annoy (someone) by talking a lot. ––ını alamamak /dan/ 1. to be too busy (with). 2. not to be able to escape (from some trouble). –– alıp baş vermek to wage a bitter fight. ––ını alıp gitmek to go away, leave. ––ının altında under one´s pillow. ––ının altından çıkmak /ın/ (for a plot) to be hatched out in (someone´s) head; to be caused (by). ––ı araya gitmek to be caught between disagreeing people. –– aşağı upside down, head down. ––tan aşağı from top to bottom, from head to foot, from end to end, throughout. –– aşağı gitmek to get worse. ––ından aşağı kaynar sular dökülmek to have a terrible shock, meet with sudden excitement. (işi) ––ından aşkın overburdened (by work). ––ında ateş yanmak to be upset, be troubled, be distressed. ––ından atmak /ı/ to get rid (of). ––tan ayağa kadar colloq. from head to foot, altogether. –– ayak, ayak baş oldu. colloq. The high and the low have changed places. ––ı bacadan aşmadı ya. colloq. She is still young enough to find a husband. –– bağı 1. head band, fillet. 2. naut. bow fast, head fast. –– bağlamak 1. to cover or tie up one´s head (with a scarf). 2. (for grain) to form heads. 3. to take up a duty. ––ını bağlamak /ın/ to marry (one) to another. ––ı bağlı 1. fastened by the head; attached. 2. married. –– başa tête-à-tête, face to face. ––tan başa from end to end, entirely. –– başa kalmak /la/ to stay alone (with). –– başa vermek 1. to put our/your/their heads together, consult with each other. 2. to work together, help each other, collaborate. ––ında beklemek/durmak /ın/ to stand watch over, watch carefully. –– belası nuisance, troublesome person or thing. ––ına bela getirmek/sarmak /ın/ to saddle (someone, oneself) with a big problem. ––ı belaya girmek to get into trouble. ––ı belada olmak to be in trouble. ––ını belaya sokmak/uğratmak /ın/ to get (someone, oneself) into trouble. ––ımla beraber with great pleasure, gladly. –– bezi head scarf. –– bilmez unbroken (horse). ––ına bir hal gelmek to suffer a serious misfortune. ––ını bir yere bağlamak /ın/ to find (a person) a good job and save him from idleness. ––ına bitmek /ın/ suddenly to appear, suddenly to show up (said of a pestiferous person). ––ını boş bırakmak /ın/ 1. to leave alone, leave untended. 2. to leave without supervision. –– boy best quality. –– bulmak to pay, leave a profit. ––ta/––ında bulunmak /ın/ to be in charge. ––ına buyruk independent. ––ı bütün married (person). ––ından büyük işlere girişmek/karışmak to undertake things that are beyond one´s powers, bite off more than one can chew. ––ına çal! colloq. /ı/ Here it is. May it do you no good. ––ının çaresine bakmak to take care of one´s own affairs oneself, not to leave things to others. ––ı çatla
    • İngilizce

      (ADJ.)
      chief, head, arch, capital, central, in chief, especial, first, foremost, general, governing, grand, initial, master, premier, primal, primary, prime, principal
    • İngilizce

      (N.)
      beginnings, head, top, knob, heading, beginning, bow, chief, coconut, costard, leader, nob, noddle, off, outset, sconce
    • İngilizce

      (Pref.)
      arch
    • İngilizce

      head; chief, leader; beginning; end; top; bow; main, chief, leading, principal, cardinal
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      baş

      Almanca

      Haupt n; Kopf m; Ober-
    • Almanca

      r Kopf; r Anfang; r Haupt; r Führer, r Leiter.
    • Almanca

      Kopf [der]; Führer [der], Haupt [das], Anführer [der], Chef [der], Leiter [der]; Anfang [der]
    • Almanca

      Kopf; Anfang; Haupt; Führer, Leiter
    • Türkçe

      bas

      Almanca

      r Bass.
    • Almanca

      Baß [der], Baßstimme [die]
    • Almanca

      Bass
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      bas

      Fransızca

      basse [le]
    • Türkçe

      baş

      Fransızca

      tête [la], tronche [la]; berger/ère [le][la]; chef [le]; front [le]; (gemi) cap [le]
    • Fransızca

      extrémité, tête
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      baş

      Azerice

      baş
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      bas

      Flemenkçe

      bas (muziek);baszanger
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      baş

      Lehçe

      głowa
    • Lehçe

      głowica
    • Lehçe

      główka
    • Lehçe

      łeb
    • Lehçe

      nagłówek
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      baş

      Yunanca

      (το) κεφάλι
Türkçe  Türkçe » Japonca Japonca
    • Türkçe

      baş

      Japonca

      atama
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      bas

      Arnavutça

      bas
    • Türkçe

      baş

      Arnavutça

      kokë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      baş

      Kazakça

      bas
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      BAS

      İngilizce

      extension for a BASIC language file (Computers)
Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      Baß

      Türkçe

      [der] bas, basso
    • Almanca

      baß

      Türkçe

      : ~ erstaunt kemali hayretle
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      baş

      Türkçe

      baş
    • Türkçe

      kafa
Fransızca  Fransızca » Türkçe Türkçe
    • Fransızca

      bas

      Türkçe

      alçak, çorap, engin
    • Türkçe

      alçak; aşağı; bayağı, aşağılık; alt; kısık; basık; sığ
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      bas

      Türkçe

      baş
    • Türkçe

      başlangıç
    • Türkçe

      kafa
    • Türkçe

      kelle

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..