ana ne demek? ana nedir? ana anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      ana

      Türkçe

      isim
       
      1 .    Çocuğu olan kadın, anne:
             "Gözyaşları döken hanım herhâlde gelinin anası olacaktı."- H. Taner.  
      2 .    Yavrusu olan dişi hayvan.  
      3 .    Dince aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.  
      4 .  ünlem  Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü.  
      5 .    Velinimet.  
      6 .    Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü.  
      7 .  sıfat  Temel, asıl, esas:
             "Geçen yıl ana işlerden hiçbiri bitirilip bir sonuca varılamamıştır."- M. Ş. Esendal.  
      8 .   matematik  Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde, o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatır.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      ana avrat düz (veya dümdüz) gitmek
      ana bir, baba ayrı
      anadan doğma
      anadan görme
      anadan (yeni) doğmuşa dönmek (veya anadan yeni doğmuş gibi olmak)
      ana gibi yâr olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz
      ana kızına taht kurar, kız bahtı kocadan arar (veya ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış)
      anam avradım olsun
      anam babam
      ananın örekesi
      ananın (veya anasının) ak sütü gibi (helâl olsun)
      anan yahşi, baban yahşi
      (birinin) anası ağlamak
      anası danası
      anası kılıklı
      anasına avradına sövmek
      anasına bak, kızını al, kenarına bak, bezini al
      anasından doğduğuna pişman
      (birini) anasından doğduğuna pişman etmek
      anasından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek
      anasından emdiği sütü burnundan getirmek
      (birinin) anasını ağlatmak
      anasını bellemek
      anasını eşek kovalasın!
      anasının gözü
      anasının ipini satmış (veya pazara çıkarmış)
      anasının kızı
      anasının körpe kuzusu
      anasının nikâhını istemek
      anasının oğlu
      anasını sat! (veya satayım)
      anası turp (veya sarımsak), babası şalgam (veya soğan)
      anası yerinde

      Birleşik Sözler

      ana arı
      ana baba
      ana bilim dalı
      ana cadde
      ana çizgi
      ana dal
      ana defter
      ana deniz
      ana dil
      ana dili
      ana direk
      ana doğrusu
      ana duvar
      ana düşünce
      ana erki
      anaerkil
      ana fikir
      ana kadın
      ana kapı
      ana kara
      ana kent
      ana kitap
      ana konu
      ana kök
      ana kraliçe
      ana kubbe
      ana kucağı
      ana kuyu
      ana kuzusu
      anamal
      ana mektebi
      ana menü
      ana motif
      ana muhalefet
      anaokulu
      ana ortaklık
      anapara
      ana rahmi
      ana saat
      ana sanlı
      ana sav
      ana sayaç
      ana sınıfı
      ana sözleşme
      ana şehir
      ana toplardamar
      ana vatan
      ana yapı
      ana yarısı
      anayasa
      ana yol
      ana yön
      ana yurt
      ana yüreği
      büyük ana
      kadınana
      kaynana
      Meryem ana
      sperma ana
      sütana
      üvey ana      
    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


      bk. ana kayıt
    • Türkçe

      Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu


      bk. temel
    • Türkçe

      Divanü Lügatit-Türk


      ana
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. Anne: ?Anası mutfakta bir tabağa marul doğruyor.? -Y. Atılgan. 2. Yavrusu olan dişi hayvan. 3. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı: Fatma Anamız. Meryem Ana. 4. ünl. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. 5. Velinimet: Yoksullar anası. 6. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. 7. sf. Temel, asıl, esas: ?Ana bina aradan geçen elli beş yıla karşın değişmemiş.? -A. Kutlu. 8. mat. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz.
    • Türkçe

      Tıp Terimleri Kılavuzu


    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      İşte, işte burada.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. 2. bk. an (IV)-2.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Esas, asıl, sermaye, temel.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Değirmende çarka giden suyu salmıya yarıyan ark. 2. Irmak, nehir gibi suların aktığı asıl yatak: Sakarya anaya çekilmiş. 3. Toprak kazıldığı zaman meydana çıkan alt tabaka, sert toprak.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Mahyacılıkta çengelle bağlanan esas ip.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Ağaç gövdesi: Eriğe anadan bir aşı yaptım. 2. Patlıcan fidesi. 3. Tütünün alttan üçüncü tabakası olan en iri yaprakları. 4. Arı beyi. 5. Sirke içinde pelte halinde bulunan maya.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      1. Kapı, pencere kasası. 2. Çatıda kullanılan kalın kereste, kalas. 3. Ana kalıpla dökülmüş büyük kerpiç.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Kilimlerde veya kıldan örülen çul, heybe, çuval gibi şeylerde tam ortaya konulan büyükçe bir motif.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Korku, sıkıntı, şaşma bildirir ünlem.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Anne
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Anne (bk. anne)
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < ET ana ana; anne. || anamgil: annem ve yakınları || anamle: vay anam! || anam sikilmek: başına olmadık işler gelmek??
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Anne, bk. anâ
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      Ünlem
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (I) Pullukta oku gövdeye bağlayan demir kısım. (Kızılca *Bor -Niğde)
    • Türkçe

      Zanaat Terimleri Sözlüğü


      (II) Büyük kerpiç. (Yeniköy *Aksaray -Niğde)
    • Türkçe

      Ânâ

      Türkçe

      Osmanlıca


      (Ani. C.) Gece yarısı vakitleri.
    • Türkçe

      ânâ

      Türkçe

      Osmanlıca


      (Ani. C.) Gece yarısı vakitleri
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      ana

      İngilizce

      1. mother (The form anne is preferred in Istanbul). 2. mother animal, dam. 3. appellation of respect for elderly women or female saints (used after a name). 4. protector, patroness. 5. principle, main, fundamental, basic. 6. fin. capital, stock; principal. A––m! 1. an informal form of address. 2. Oh my!/Heavens! ––sı ağlamak to go through hardship. ––sını ağlatmak /ın/ vulg. to give (one) great trouble, give (one) a hard time. ––mın ak sütü gibi helal olsun. colloq. You´re welcome to it. –– akçe fin. principal. –– atardamar anat. aorta. –– atardamarsal anat. aortal, aortic. –– avrat asfaltta koşmak slang to swear at everybody present. –– avrat dümdüz gitmek slang to swear a blue streak. ––m avradım olsun. vulg. I swear. –– baba parents, father and mother. ––m babam! slang Oh dear!/My!/Oh my! –– baba bir having the same father and mother. –– baba duası almış blessed by his parents. –– baba eline bakmak to depend on one´s parents for one´s support. –– baba günü pandemonium, tumult, a dangerous or frightening commotion. –– baba yavrusu person pampered as a child. ––sını bellerim! vulg. I´ll show him! –– bir, baba ayrı born of the same mother but of different fathers. –– çizgi geom. generatrix. ––sı danası colloq. his mother and the rest of the family, the whole bunch. –– defter ledger. –– direk naut. lower mast. ––dan doğma 1. stark naked. 2. from birth, naturally. 3. congenital. ––sından doğduğuna pişman 1. feeling very miserable. 2. lazy. ––sından doğduğuna pişman etmek /ı/ to make (someone) sorry he has been born. ––dan (yeni) doğmuşa dönmek to be restored to happiness, health, freedom from care, and simplicity. –– duvar exterior wall. ––sından emdiği süt burnundan (fitil fitil) gelmek to go through extreme hardship. –– fikir central theme. ––sının gözü slang sly, tricky, shifty. –– güverte naut. main deck. ––n güzel mi? colloq. You think you´re smart, don´t you? –– hat main line, trunk line. –– hatlar the main lines, the outline. ––sının ipini/ipliğini pazara çıkarmış/satmış wicked, vicious. ––sı (onu) kadir gecesi doğurmuş. He is very lucky. –– kapı main entrance. ––sının karnında dokuz ay on gün nasıl durmuş? colloq. He is very impatient. –– kız mother and daughter. ––sının kızı a daughter just like her mother. ––sının körpe kuzusu mother´s pet, sissy. –– kubbe the main dome (of a mosque). –– kucağı mother´s bosom. –– kuzusu 1. very small baby. 2. mother´s pet, sissy. ––sının kuzusu mother´s darling. –– motif leitmotif. ––lar ne doğururmuş! colloq. How wonderful he is! ––sının nikâhını istemek to charge an outrageous price. –– oğul mother and son. ––nın örekesi! vulg. Stuff and nonsense! ––sı sarımsak, babası soğan. colloq. He is from an ignorant and backward family. ––sını satayım! colloq. 1. What the heck! 2. Damn it! ––sını sattığım colloq. darn, damned. ––n seni bugün için doğurdu. colloq. This is the day for which you were born: show us what you can do. –– sütü breast milk. –– tarafından on the mother´s side. –– toplardamar anat. vena cava. ––sı turp, babası şalgam. colloq. He has a very low and doubtful background. ––n yahşi, baban yahşi demek colloq. to butter someone up, flatter and cajole him. –– yapı central structure, main building. ––sı yerinde (a person) as old as one´s mother. –– yüreği a mother´s love.
    • İngilizce

      (ADJ.)
      chief, main, principal, key, primary, basic, capital, cardinal, fundamental, master, staple, essential
    • İngilizce

      (N.)
      mother, mom, principle; head, matron, main part
    • İngilizce

      mother, ma , mum , mama , mom , momma , mammy; maternal; main, principal, basic, fundamental, chief, primary, cardinal
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      ana

      Almanca

      e Mutter; Haupt-, Ur- Grund-, Stamm-, Leit-.
    • Almanca

      Mutter [die]; Haupt-, Ur-, Grund-, elementar
    • Almanca

      Mutter; Haupt-, Ur- Grund-, Stamm-, Leit-
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      ana

      Fransızca

      mère [la]; principal/e, mère
    • Fransızca

      principal
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      ana

      Azerice

      ana
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      ana

      Flemenkçe

      moeder
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      ana

      Lehçe

      główny
    • Lehçe

      naczelny
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      ana

      Kazakça

      ana
    • Kazakça

      negiz
    • Kazakça

      negizgi
    • Kazakça

      şeşe
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      ana

      İngilizce

      American union of medical nurses"ana (American Nurses Association)
    • İngilizce

      n. collection of items (especially that typifies a certain area or person, etc.); anthology, analects; one part of a collection, one item out of an anthology
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      ana

      Türkçe

      ana
    • Türkçe

      anne
Fransızca  Fransızca » Türkçe Türkçe
    • Fransızca

      ana

      Türkçe

      [le] güzel sözler dergisi
Japonca  Japonca » Türkçe Türkçe
    • Japonca

      ana

      Türkçe

      delik
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      ana

      Türkçe

      ana
    • Türkçe

      anne
    • Türkçe

      esas
    • Türkçe

      temel
    • Türkçe

      valide

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..