adam ne demek? adam nedir? adam anlamı - Ne Demek? nedemek.org

Türkçe  Türkçe » Türkçe Türkçe
    • Türkçe

      adam

      Türkçe

      isim Arapça adem
       
      1 .    İnsan.  
      2 .    Erkek kişi:
             "İyi bir adam isterse, babası da verirse, varacak."- M. Ş. Esendal.  
      3 .    Birinin yanında ve işinde bulunan kimse:
             "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.  
      4 .    Birinin yararlandığı, kullandığı kimse:
             "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.  
      5 .    Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı.  
      6 .    İyi huylu, güvenilir kimse:
             "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.  
      7 .  zamir  Herkes, kim olursa olsun:
             "Ağzının, adamı deli eden kıvrak tebessümü sönmüş."- R. N. Güntekin.  
      8 .    Görevli kimse:
             "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.  
      9 .    (isim tamlamalarında) Bir alanda derin bilgisi olan veya bir alanı benimseyen:
             "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.  
      10 .  halk ağzında  Eş, koca.  
      11 .    Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz.


         

      Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

      adama dönmek (veya benzemek)
      (caddeler, sokaklar) adam almamak
      adam beğenmemek
      adamdan saymak
      adam değilim
      (birini) adam etmek
      adam gibi
      adam hesabına koymak
      (bir işin) adamı
      adamına çatmak
      adamın adı çıkacağına canı çıksın
      adamına düşmek
      adamına göre
      adamını bulmak
      adamın iyisi iş başında (veya alışverişte) belli olur
      adam içine çıkmak
      adam içine karışmak
      adam kullanmak
      adam olmak
      adam sen de! (veya yalnız adam)
      adam sırasına geçmek (veya girmek)
      adam yerine koymak

      Birleşik Sözler

      adam adama
      adamakıllı
      adam azmanı
      adam başına
      adam boyu
      adam evlâdı
      adam kıtlığında
      adamkökü
      adamotu
      adam sarrafı
      adam sendeci
      adam yokluğunda
      ahret adamı
      bilim adamı
      dağ adamı
      dava adamı
      devlet adamı
      din adamı
      el adamı
      ev adamı
      fikir adamı
      gemi adamı
      gösteri adamı
      günün adamı
      halk adamı
      hayat adamı
      ilim adamı
      iş adamı
      kanun adamı
      kavga adamı
      salon adamı
      sanat adamı
      uzay adamı
      zamane adamı    
    • Türkçe

      Güncel Türkçe Sözlük


      a. 1. İnsan. 2. Erkek kişi, kadın karşıtı: “İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak.” -M. Ş. Esendal. 3. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse: “Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar.” -K. Tahir. 4. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: “Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı.” -C. Meriç. 5. Nazını çeken kimse: O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez. 6. Görevli kimse: “Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse.” -R. H. Karay. 7. İyi huylu, güvenilir kimse. 8. Bir alanı benimseyen kimse. 9. hlk. Eş, koca.
    • Türkçe

      Tarama Sözlüğü


      İnsan, adam.
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      (adam
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      < Ar. adem: adam; ahbap; yardımcı, çırak, uşak. ||hökümat adami: memur
    • Türkçe

      Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


      ( < Ar. âdem) Adam, şahıs
    • Türkçe

      Osmanlıca


      İnsan. * Erkek kişi. * Birinin tarafını tutan kimse. * İyi ve terbiyeli yetişmiş insan
    • Türkçe

      Adam

      Türkçe

      Kişi Adları Sözlüğü


      Cinsiyet: Erkek
      1. İnsan. 2. Erkek kişi. 3. İyi yetişmiş, değerli kimse. 4. İyi huylu, güvenilir kimse. 5. Birinin yanında ve işinde bulunan kimse. 6. Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı. 7. Bir alanda derin bilgisi olan veya bir alanı benimseyen. 8. Bi
    • Türkçe

      Osmanlıca


      İnsan. * Erkek kişi. * Birinin tarafını tutan kimse. * İyi ve terbiyeli yetişmiş insan.
Türkçe  Türkçe » İngilizce İngilizce
    • Türkçe

      adam

      İngilizce

      1. man. 2. human being. 3. person, individual. 4. a good person. 5. employee; servant; retainer; helper. 6. agent, representative. 7. follower, supporter, man. 8. one, a person. 9. prov. husband, man. Adamım! colloq. My friend! –– adama defans sports man-to-man defense. –– adama savunma sports man-to-man defense. –– almamak (for streets) to be very crowded with people, be teeming with people. –– azmanı enormously large person. –– başına apiece, each, for each person. –– beğenmemek to be overcritical of people. –– boyu the height of a man. ––ını bulmak /ın/ to find the right person to do (a job). ––a çevirmek /ı/ to put (something) in good repair, put (something) in good shape. –– değilim! colloq. I´ll be damned. ––a dönmek/benzemek to look presentable; to look like somebody; to look like something. ––ına düşmek (for a job) to come the way of someone who is really suited to do it. –– etmek /ı/ 1. to be the making of (someone); to mature, make a man/a woman of. 2. to put (something) in good repair, rejuvenate. 3. to set (a place, an organization) to rights, put (a place, an organization) on its feet; to make (a place, an organization) into something, make (a place, an organization) thrive. –– evladı a person of good family and upbringing. –– gibi 1. properly, suitably, in the right way. 2. worthy, genuine, real. ––ına göre (adapting one´s approach) to suit the individual. –– içine çıkmak/karışmak to mix with people. –– istemek (for a project, for someone) to require a good man, need a person who´s really worth his salt. –– kaldırmak to kidnap someone, abduct someone. –– kıtlığı/yokluğu shortage of qualified and capable people. –– kullanmak 1. to know how to use someone for one´s own benefit. 2. to know how to get someone to work, know how to get work out of someone, know how to work someone. –– olmak 1. to grow up and become a responsible member of society. 2. (for something in disrepair) to be given a new lease on life, be put in good repair. ––ı olmak /ın/ 1. to be very good at, be highly skilled in (a job). 2. to be the right person for (a job). 3. to be (someone´s) man, be one of (someone´s) men, be in the employ of; to be a retainer of. 4. to be someone whom one can rely on, be someone whom one can trust. –– öldürmek to murder someone, commit murder. –– sağmak to trick a man out of his money, milk people. ––/insan sarrafı a good judge of people. ––dan saymamak /ı/ see –– yerine koymamak. –– seçmek to show favor, play favorites, not to give a fair chance to everyone. –– sen de! colloq. Don´t worry./Take it easy!/Never mind. –– sırasına geçmek/girmek to win a place of respect and responsibility. –– vurmak to commit murder. –– yerine koymamak /ı/ to think (someone) to be beneath consideration, consider (someone) to be of no importance.
    • İngilizce

      (N.)
      man, person, human being, guy, fellow, fellow man, chap, lad; Jack, feller [colloq.], bozo [sl.], cuss [colloq.], joker [colloq.], employee, manpower
    • İngilizce

      man, person, fellow, guy, chap, bloke, cookie, bastard; human being; employee, worker; manpower; hired man, hired hand
Türkçe  Türkçe » Almanca Almanca
    • Türkçe

      adam

      Almanca

      Mensch m; Mann m
    • Almanca

      r Mann, r Mensch, r Diener; Gefolgsmann.
    • Almanca

      Mensch [der]; Mann [der]; Kerl [der]; Existenz [die]
    • Almanca

      Mann, Mensch, Diener; Gefolgsmann
Türkçe  Türkçe » Fransızca Fransızca
    • Türkçe

      adam

      Fransızca

      homme [le], bougre [le], coco [le]
    • Fransızca

      homme, individu
Türkçe  Türkçe » Azerice Azerice
    • Türkçe

      adam

      Azerice

      adam
Türkçe  Türkçe » Flemenkçe Flemenkçe
    • Türkçe

      adam

      Flemenkçe

      man
Türkçe  Türkçe » Lehçe Lehçe
    • Türkçe

      adam

      Lehçe

      człowiek
    • Lehçe

      indywiduum
    • Lehçe

      mężczyzna
    • Lehçe

      młodzian
    • Lehçe

      młodzieniec
    • Lehçe

      osoba
Türkçe  Türkçe » Yunanca Yunanca
    • Türkçe

      adam

      Yunanca

      (ο) άνθρωπος, (ο) άνδρας
Türkçe  Türkçe » Arnavutça Arnavutça
    • Türkçe

      adam

      Arnavutça

      1. njeri
      2. burrë
Türkçe  Türkçe » Kazakça Kazakça
    • Türkçe

      adam

      Kazakça

      adam
    • Kazakça

      kisi
    • Kazakça

      pende
İngilizce  İngilizce » İngilizce İngilizce
    • İngilizce

      Adam

      İngilizce

      n. first man and the husband of Eve (Biblical); male first name
İngilizce  İngilizce » Türkçe Türkçe
    • İngilizce

      Adam

      Türkçe

      (N.)
      [Ad·am || 'ædəm]
      Adem
    • Türkçe

      i. Âdem Baba, Âdem. Adam´s apple anat. âdemelması.
    • Türkçe

      Ådem
Almanca  Almanca » Türkçe Türkçe
    • Almanca

      Adam

      Türkçe

      l. mV 2. (liibe!) Hazreti Adern -s.apfel m an. tüffahl
Azerice  Azerice » Türkçe Türkçe
    • Azerice

      adam

      Türkçe

      adam
Kazakça  Kazakça » Türkçe Türkçe
    • Kazakça

      adam

      Türkçe

      adam
    • Türkçe

      beşer
    • Türkçe

      insan
    • Türkçe

      kişi
    • Türkçe

      şahıs

PAYLAŞ

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır. "Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelimelerin sesli sözlük telaffuzlarını dinleyebilirsiniz. Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir..